Katma Muharebesi
| Katma Muharebesi | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Sina ve Filistin Cephesi | |||||||
İngiliz 12 No.lu Hafif Zırhlı Motorize Bataryası ve 7 No.lu Hafif Araç Devriyesi, İngiliz 5. Süvari Tugayı ile birlikte Halep'in kuzeyindeki yolda. Arka planda Mehmet Ali askeri kışlası bulunuyor. | |||||||
| |||||||
| Taraflar | |||||||
|
| |||||||
| Komutanlar ve liderler | |||||||
|
|
| ||||||
| Çatışan birlikler | |||||||
| 15. Süvari Tugayı |
Yıldırım Ordular Grubu'ndan kalanlar • 7. Ordu | ||||||
| Kayıplar | |||||||
| En az 50 ölü, 20 esir. | 21 ölü, 3 kayıp, 56 yaralı. | ||||||

Katma Muharebesi, 26 Ekim 1918 tarihinde Türk kuvvetleri ile Arap-İngiliz Müttefik kuvvetleri arasında gerçekleşen muharebedir. Bu muharebe neticesinde Arap-İngiliz Müttefik kuvvetleri Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Yıldırım Ordular Grubu'na bağlı birlikler tarafından Kilis'in güneyinde durduruldu.
Savunma hattının bu bölgede kurulması, 30 Ekim'de imzalanacak Mondros Ateşkes Anlaşması'na kadar Britanya İmparatorluğu ve Şerif Hüseyin'e bağlı birliklerin Toros geçitlerine ulaşarak buradan Anadolu içlerine sızması önlendi.
Muharebe öncesi
[değiştir | kaynağı değiştir]Osmanlı'nın 1918'de güney cephesindeki durumu
[değiştir | kaynağı değiştir]I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti bütün cephelerde şiddetli bir biçimde savaşa devam ederken Suriye-Filistin Cephesinde de Yıldırım Ordularının akıbeti iyi görünmüyordu. Bu cephede 19 Eylül 1918 sabahı taarruza geçen İngiliz birlikleri Nablus Meydan Muharebesi'ni de kazandıktan sonra kuzeye doğru ilerleyişe geçmişti. İngiliz taarruzu karşısında Mustafa Kemal Paşa'nın komuta ettiği 7. Ordu dayanırken 8. Ordu Cephesi yarılmıştı. Bunun üzerine 7. ve 4. Ordular çekilmeye başlamışlardı. Bu çekilme sırasında bile Mustafa Kemal Paşa at sırtında düşmanla teması kesmeyerek, en son eratının yanında ve içinde bulunarak ordusunun güzel bir düzen içerisinde geri çekmişti.[3]
Halep'in kuzeyinde savunma - şehrin Faysal'ın kuvvetleri tarafından doğudan taarruza uğraması - Katma'ya ric'at
[değiştir | kaynağı değiştir]Yıldırım Ordularının Suriye-Filistin Cephesinden çekilişi Halep'e kadar sürmüş olmasına rağmen; Halep mıntıkasını kuvvetli, bilhassa süvari ve zırhlı vasıtalarla takviyeli düşmana karşı savunması mümkün görünmüyordu. Düşman ordusuna karşı düşünülen bu savunma ancak Halep'in kuzeyindeki dağlık bölgede mümkün olabilirdi. Bu durumu göz önünde bulunduran Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı, 7. Ordu Komutanlığına sebepsiz bir karış toprak terk edilmemesi esas olmakla beraber; düşmanın üstün kuvvetleri karşısında Halep civarının terk edilmesi ve mukavemetin dağlık kısımda yapılması için talimat vermişti. Nitekim Suriye-Filistin Cephesindeki İngiliz birliklerinin kuzeye doğru yaptıkları ilerleyişleri ve bölgedeki çatışmalar 25 Ekim 1918'de Halep'in güneyine intikal etmiş ve o günlerde de Halep önemli vakalara sahne olmuştur. Bir taraftan Halep'in güneyinde muharebeler olurken, öte yandan İngilizlerle hareket eden Araplar ile Şerif Faysal'ın kuvvetleri de, doğudan şehre hücum ederek Halep'e girmişler ve Kale ile Hükûmet Konağı'nı da ele geçirmişlerdi. Daha sonra 7. Ordu Karargâhının bulunduğu Merkez Komutanlığına hücum ederek burasını da ele geçirdilerse de; biraz sonra geri atıldılar, şehir ahalisinden bir kısım Araplar da silahlanarak isyancı bedevilere katılınca da sokak muharebeleri başlamıştı. Halep'teki sokak muharebelerini kazanan Mustafa Kemal Paşa, 7. Ordu kıtalarını Halep'in 5 km. kuzeyine çekmiş ve ordu karargâhını da Katma'ya nakletmişti. Katma, Afrin'in Racu Beldesinin yakınında Bağdat Demiryolu güzergahında bir tren istasyonuydu. Mustafa Kemal Paşa da Katma istasyonunun yakınında bir yerleşim bölgesi olan Racu'yu üss bölgesi olarak belirlemiş ve Komuta ettiği 7.Ordu'nun Karargâhını da burada kurmuş ve ordusundaki bazı birlikleri de Racu'da konuşlandırmıştı. Halep mıntıkasındaki olayların son kısmını da Mustafa Kemal Paşa’nın anılarından aktaralım:[3]
| “ | Akşam yaklaşmıştı. Sokak harbini yönettiğim noktanın yakınında şoför bekliyordu, işaret ettim, bulunduğum noktaya yaklaştı. Otomobile binmeden önce Halep komutanına emirlerimi ve yapacağı işleri söyledim. Söylediklerimin içinde sır olan şu noktalardı: Bu akşam, Halep ilerisindeki kuvvetleri geri çekeceğim. Yarın, Halep’in kuzeybatısında İngiliz ve Araplarla savaşa tutuşacağım. Buna göre hareketinizi düzenleyiniz. | ” |
| — Mustafa Kemal (Atatürk) Paşa - 7. Ordu Kumandanı - 1918[3] | ||
Böylelikle 7. Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa, bu talimatı ile emrindeki kuvvetlerini yapacağı yeni bir muharebeye hazırlamıştı.
Muharebe
[değiştir | kaynağı değiştir]
Bundan sonra da olaylar Mustafa Kemal Paşa’nın istediği gibi gelişmişti. Gerçekten ertesi sabah, yani 26 Ekim 1918 günü Türk kuvvetlerinin geri çekildiğini sanan Arap ve İngilizler, sevinerek saldırıya geçtiler; fakat Mustafa Kemal Paşa’nın aldığı düzen karşısında şiddetli bir mukavemetle karşılaşmışlar, mağlup ve perişan edilmişlerdi. Mustafa Kemal Paşa’nın bir süre önce yattığı hastanede bütün savaş boyunca kalan iki İngiliz hemşiresinden biri, Birinci Dünya Savaşı’nın son muharebesini de şöyle anlatmaktadır:
| “ | Sabahın saat altısında silah sesleri şehrin her yanını sarmıştı. Gökten sanki kurşun yağıyordu. Değil sokağa, balkona bile çıkmaya imkân yoktu. Araplar sokakları tutmuş, rastgele ateş ediyorlardı. Evlerin çoğunu yağma eden Araplar kap-kacağa kadar ne bulurlarsa alıp götürüyorlardı. Karşımızdaki bir eve saldırıp girdiklerini ve ele geçirdikleri yatak, yastık gibi her türlü eşyayı atlarına yükleyip götürdüklerini gözümüzle gördük. Saat sekiz olunca bizim ordunun önünden gelen Hicazlı Arap birlikleri bağırıp şarkılar söyleyerek şehre girdiler. Atlarını dörtnala sürüyor ve tüfeklerini, kılıçlarını, bayraklarını havada sallıyorlardı. İngilizlerin de uzakta olmadığını biliyorduk. Saat dokuzda başı miğferli askerlerimizin zırhlı arabalarla şehre girişlerini görerek sevindik. Şükran duygularımız içimizden taşıyordu. Dışarıdakilerin alkışları ve yaşa sesleri arasında kendi bayrağımızı çektik. Hastanemizin karşısına düşen tepelerden siyah bir çizginin gitgide yaklaşmakta olduğu görülüyordu. En sonunda atlılarımız da şehre girdi. Yarım saatlik bir moladan sonra mevzi almak üzere şehrin kuzeyine geçtiler. Yazık ki Türkler orada pusuya yatmışlardı. Birden hücuma kalkınca askerlerimizden bir kısmı can verdi ve birçoğu da yaralandı.[3] | ” |
Netice - Çekilme hattı
[değiştir | kaynağı değiştir]Böylece Mustafa Kemal Paşa Halep’in kuzeyinde İngiliz Süvari Ordusu ve silaha sarılmış asi Arap kuvvetleri ile 26 Ekim 1918 günü yaptığı Birinci Dünya Savaşı’nın son muharebesi olan Katma Muharebesi’ni kazanarak düşman ordusunun beş yüz kilometrelik hızlı ilerlemesini, bugünkü güney sınırımızın üzerinde durdurmuştu. Mustafa Kemal Paşa bu zaferden sonra; “Bir hat tespit ettim ve sınırladım. Kuvvetlerime emir ettim ki; düşman bu hattın ilerisine geçmeyecek.” Nitekim geçmemiştir. İşte bu muharebe ile Toros Geçitleri'ni düşmana tamamı ile kapatmıştık. Geri çekiliş esnasında da Suriye dâhilindeki şimendifer hatları ve yollar iyice tahrip edilmiş olduğundan İngilizlerin ileri kıtalarını süratle takviyesi imkânı ortadan kalkmıştı. Ancak sahilden ilerleyebilirlerdi. Bu suretle Türk Cephesi Halep'in 5 km. kuzeyinde istikrar bulmuş oluyordu. Bundan sonra da Mustafa Kemal Paşa'nın 7. Ordusu birçok taarruza uğramışsa da, bunların hepsini geri püskürtmeyi başarmıştı. Bu hususta şunları da söyleyebiliriz; düşmanın devam eden taarruzlarına rağmen 7. Ordu Halep'in kuzeyinde tuttuğu son hattı muhafaza etmiş ve iki gün sonra da Antakya'yı bu hat içerisine almıştır. Mustafa Kemal Paşa bu suretle Antakya'nın güneyinden ve Halep'in kuzeyinden geçen yani takriben bugünkü güneydeki hududumuza uyan bir hattı elde bulundurmuş ve yeni Türk Devleti'nin millî hududunu Türk askerinin süngüleri ile fi ilen burada tespit etmiştir. Burada olan Katma Muharebesi de Birinci Dünya Savaşı'ndaki İngilizlerle son savaşımız ve Kurtuluş Savaşı'nın da ilk muharebesi ve zaferi sayılabilir. Çünkü sonradan cereyan edebilecek birçok vakıalar, Mustafa Kemal Paşa'nın millî bir Bağımsızlık Savaşı ile vatanın kurtarılması hakkındaki düşüncelerinin daha burada iken kesinleştiği ve fiili hareketlerle de buna başlamış olduğunu teyit etmektedir.[3] (bkz. bugünkü Türkiye Cumhuriyeti güney sınırları)
İlgili resimler
[değiştir | kaynağı değiştir]-
Tren İstasyonu, Müslimiye, Suriye.
-
Türkiye'nin 1920 Sevr Antlaşması ile belirlenen sınırları.
-
Kuzeyinde Türkiye'nin yer aldığı Suriye haritası
-
Türkiye'nin 1923 Lozan Antlaşması ile belirlenen sınırları.
Kaynakça
[değiştir | kaynağı değiştir]- ^ Anon (1920). History of the 15th (Imperial Service) Cavalry Brigade during the Great War 1914–1918. His Majesty's Stationery Office (H.M.S.O.). 21 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2012.
- ^ Bruce, Anthony (2002). The Last Crusade: The Palestine Campaign in the First World War. Londra: John Murray. ISBN 978-0-7195-5432-2.
- ^ a b c d e Hatipoğlu, Süleyman. ed. XVIII. TÜRK TARİH KONGRESİ IX. CİLT TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİ 25 Temmuz 2024 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Ankara: Türk Tarih Kurumu, 2022. ss. 651-671.