Tatar yayı tarihi

Tatar yayının (arkaç, arbalet) nerede ve ne zaman ortaya çıktığı tam olarak belli değildir, ancak MÖ 7.–5. yüzyıllar arasında hem Çin'de hem de Avrupa'da ortaya çıktığına inanılmaktadır.
Çin'de tatar yayı, Savaşan Devletler Çağı'ndan Han Hanedanı'nın sonuna kadar başlıca askerî silahlardan biriydi; orduların %30–50'si tatar yaycılarından oluşabiliyordu. Han Hanedanı'nın çöküşünden sonra, özellikle Altı Hanedan Dönemi'nde daha dayanıklı ağır süvarinin yükselişiyle birlikte popülerliğini kaybetti. Tang Hanedanı'na ait bir kaynak, hız eksikliğini telafi etmek için beşe bir oranında yay–tatar yayı kullanımı ve karşı yürüme (countermarch) taktiğini önermektedir.[1] Bu taktik Song Hanedanı'nda daha da geliştirildi, ancak Moğol istilası'ndan sonra askerî kullanımı azalmaya devam etti.[2] Han döneminde ulaştığı üstünlüğü asla yeniden kazanmasa da tamamen ortadan kalkmadı. 17. yüzyıla kadar askerî teorisyenler daha geniş kullanımını tavsiye etmeye devam ettiler, ancak üretim çoktan ateşli silahlar ve geleneksel kompozit yaylara kaymıştı.[3]
Batı dünyasında, gastraphetes adlı bir tatar yayı 1. yüzyılda İskenderiyeli Heron tarafından tanımlandı. Onun görüşüne göre bu silah katapultun öncülüydü; bu da onun en geç MÖ 4. yüzyılda Klasik Yunan döneminde ortaya çıkmış olabileceğini gösterir.[4] Antik Avrupa'da tatar yayının varlığına dair diğer kanıtlar arasında Galya'daki bir Roma mezarındaki taş rölyefler ve Vegetius'un belirsiz ifadeleri bulunur. MÖ 4. yüzyılda oxybeles adı verilen monte edilmiş bir tatar yayı makinesi de kullanılmıştır. İskoçya'daki 6.–9. yüzyıla ait Pikt resimlerinde avcılıkta kullanılan tatar yayları görülür, ancak askerî kullanımına dair kanıt yoktur. Avrupa'da Orta Çağ öncesinde ne kadar yaygın oldukları veya savaşa girip girmedikleri belirsizdir. Eldeki az sayıdaki kanıt, Avrupa'daki antik tatar yayının esasen avcılıkta ya da küçük çaplı kuşatma silahı olarak (örneğin balista) kullanıldığını gösterir, ancak balista gibi burulma motorları tatar yayı sayılmaz. Avrupa'da tatar yayından bir sonraki bahsediliş, 947 yılında Senlis Kuşatması sırasında Fransız silahı olarak kaydedilmiştir.[5] 11. yüzyıldan itibaren tatar yayları ve tatar yaycıları, Orta Çağ Avrupası ordularında yüksek bir statüye kavuştu; bunun istisnası ise İngilizlerin uzun yay kullanımına devam etmesiydi. 16. yüzyılda askerî tatar yayları yerini barutlu silahlara, top ve tüfeklere bıraktı. Avcılar ise sessizliği nedeniyle 150 yıl kadar daha tatar yayı kullanmayı sürdürdüler.[6]
Orta Çağ Avrupa'sındaki tatar yaylarının Çin'den geldiğini öne süren bir teori vardır; ancak Avrupa ve Çin tatar yaylarının tetik mekanizmaları arasında belirgin farklılıklar bulunmaktadır.[7]
Terminoloji
[değiştir | kaynağı değiştir]

Bir tatar yayı okçusu veya tatar yayı ustasına bazen arbalist ya da arbalest denir.[8]
Tatar yayı mermileri için ok (arrow), cıvata (bolt) ve quarrel terimlerinin üçü de kullanılabilir.[8]
Yay kolu (lath), aynı zamanda prod olarak da bilinir, tatar yayının asıl yay kısmıdır. W.F. Peterson'a göre prod terimi, 19. yüzyılda ortaya çıkmış olup, 16. yüzyıldaki rodd sözcüğünün yanlış çevrilmesinden kaynaklanmaktadır.[8]
Gövde (stock), yayın monte edildiği ahşap kısımdır; Orta Çağ'da tiller terimi de kullanılmıştır.[8]
Kilitleme düzeneği (lock), yayın salınma mekanizmasını ifade eder; kiriş (ip), tetik kancaları, tetik kolu ve gövde kısmını kapsar.[8]
Çin
[değiştir | kaynağı değiştir]

Savaşan Devletler Dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]Arkeolojik kanıtlara göre Çin'de dökme bronzdan yapılmış tatar yayı kilitleri MÖ 650 civarına tarihlenmektedir.[8] Ayrıca Lu’nun eski başkenti olan Qufu, Shandong’daki 3 ve 12 numaralı mezarlarda bulunmuş olup MÖ 6. yüzyıla aittir.[9] MÖ 5. yüzyıl ortalarına ait bronz tatar yayı cıvataları Chu’ya ait Yutaishan, Jiangling (Hubei) mezarlarında bulunmuştur.[10] Başka buluntular Hunan’daki Saobatang’da 138 numaralı mezarda bulunmuş olup MÖ 4. yüzyıl ortalarına tarihlenmektedir.[11][12] Bu erken tatar yaylarının misket atan tatar yayını mühimmat olarak kullanmış olması mümkündür. Batı Han Hanedanı matematikçi ve müzik teorisyeni Jing Fang (MÖ 78–37), ayı yuvarlak bir tatar yayı misketine benzetmiştir.[13] Zhuangzi de tatar yayı misketlerinden bahseder.[14]
Tatar yayından bahseden en eski Çin belgeleri, MÖ 4.–3. yüzyıllara ait olup Mozi’nin takipçilerine atfedilmektedir. Bu kaynak, MÖ 6.–5. yüzyıllara tarihlenen dev bir tatar yayının kullanımından söz eder ki bu da İlkbahar ve Sonbahar Dönemi’nin sonuna tekabül eder. Sun Tzu’nun Savaş Sanatı (MÖ 500–300 arası bir tarihleme),[15] 5. ve 12. bölümlerde tatar yaylarının özellikleri ve kullanımlarına değinir,[16] ve gerilmiş bir tatar yayını “güce” benzetir.[17]
Chu devleti, dayanıklılığıyla tanınan seçkin zırhlı tatar yayı birliklerini tercih etmekteydi; bu birlikler 160 km (99 mi)’yi “dinlenmeden” yürüyebiliyordu.[18] Wei'nin seçkin birlikleri ise ağır zırh, 50 cıvatalı büyük bir tatar yayı, sırtlarına asılı bir ji, başlarında miğfer, yanlarında kılıç ve üç günlük erzak taşıyarak bir günde 40 km (25 mi)’den fazla yürüyebiliyorlardı. Bu standartları karşılayanlara aileleriyle birlikte angaryadan ve vergiden muafiyet verilirdi.[19]
Han Hanedanı
[değiştir | kaynağı değiştir]Huainanzi, okuyucularına tatar yaylarının bataklık arazilerde kullanılmamasını tavsiye eder; çünkü zeminin yumuşak olması, yayı ayağın yardımıyla kurmayı zorlaştırır.[20] Büyük Tarihçinin Kayıtları (MÖ 94’te tamamlandı), Sun Bin’in Pang Juan’ı Maling Muharebesi’nde bir grup tatar yayı okçusuyla pusuya düşürerek yendiğini aktarır.[21] Han Kitabı (MS 111’de tamamlandı) ise tatar yayları üzerine iki askeri inceleme listeler.[22]
MS 2. yüzyılda, Chen Yin Wuyue Chunqiu’da tatar yayıyla atış yapma üzerine şu tavsiyeyi vermiştir:
Atış yaparken beden tahta gibi sabit, baş ise masa üzerindeki yumurta gibi hareketli olmalıdır; sol ayak önde, sağ ayak ona dik açıyla durmalıdır; sol el bir dala yaslanır gibi, sağ el çocuk kucaklar gibi olmalıdır. Sonra tatar yayını kavrayıp düşmana nişan al; nefesini tutup yutkun, ardından oku bıraktığında hemen nefesini ver; bu şekilde sarsılmaz olursun. Derin bir yoğunlaşmadan sonra iki şey ayrılır: [ok] gider, [yay] kalır. Sağ el tetiği çekerken sol el bunu bilmemelidir. Bir beden ama farklı işlevler, tıpkı birbirine uyumlu bir erkek ve kadın gibi; işte bu, tatar yayını tutmanın ve isabetli atış yapmanın Dao’sudur.[23]
— Chen Yin
Gansu ve Xinjiang’dan günümüze ulaşan envanter listelerinden açıkça görülmektedir ki Han Hanedanı döneminde tatar yayı büyük ölçüde tercih edilmiştir. Örneğin bir grup bambu şeritte yalnızca iki yaydan, ancak otuz tatar yayından söz edilir.[20] Tatar yayları devlet silahhanelerinde seri üretimle imal edilmekteydi ve zamanla tasarımları gelişti; örneğin dut ağacı gövde ve pirinç parçalar kullanıldı. MS 1068’de bir tatar yayı 140 adım mesafeden bir ağacı delebiliyordu.[24] Tatar yayları, Qin Hanedanı’ndan başlayarak 50.000 kişiye kadar, Han döneminde ise birkaç yüz bin kişilik birlikler halinde kullanılmıştır.[25] Bir otoriteye göre, MÖ 2. yüzyılda tatar yayı “Han ordularının standart silahı” haline gelmiştir.[26] Han dönemine ait taş kabartmalar ve resimlerde tatar yayı taşıyan süvariler de tasvir edilmektedir. Han askerlerinin tatar yayı okçusu sayılabilmesi için 76 kg (168 lb) çekiş gücüne sahip bir “başlangıç seviyesi” tatar yayını kurabilmeleri şart koşulmuştur.[8]
| Eşya | Sayı | İmparatorluk Kullanımı için |
|---|---|---|
| Tatar yayı | 537.707 | 11.181 |
| Tatar yayı cıvataları | 11.458.424 | 34.265 |
| Yay | 77.521 | |
| Ok | 1.199.316 | 511 |
-
Savaşan Devletler Çağı dönemi tatar yayı
-
Savaşan Devletler Çağı veya Han Hanedanı tatar yayı tetiği ve dip plakası
-
Savaşan Devletler Çağı veya Batı Han Hanedanı bronzdan yapılmış ve gümüş kakmalı tatar yayı tetik ve dip plakası
-
Savaşan Devletler Çağı veya Batı Han Hanedanı bronzdan yapılmış ve gümüş kakmalı tatar yayı tetik ve dip plakası
-
Han dönemine ait tatar yayı tetik mekanizması
-
Büyük boyutlu tatar yayı tetiği (23,49 × 17,78 cm), Han Hanedanı
Sonraki dönemler
[değiştir | kaynağı değiştir]
Han Hanedanı’ndan önce, tetik mekanizmasının Guo (郭, kılıf) denen bir kapağı yoktu; bu yüzden tetik mekanizmasının parçaları doğrudan ahşap gövdeye yerleştirilirdi. Han Hanedanı’ndan sonra ise özgün tatar yayında iki önemli tasarım geliştirmesi yapıldı. Birincisi bronz bir kılıf eklenmesi, ikincisi ise tetik mekanizmasına menzil ölçeği tablosu eklenmesiydi. Bronz kılıfa yerleştirilen tetik mekanizması parçaları, ahşap gövdeye yerleştirilenlerden daha yüksek gerilim sağlayabiliyordu. Bunun sonucu olarak menzil büyük ölçüde arttı. Tetik mekanizmasına menzil ölçeği tablosunun eklenmesi de isabet oranını yükseltti ve atıcının hedefi daha kolay vurmasını sağladı. Han Hanedanı’ndan sonra, özgün tatar yayı ve tetik mekanizmasının yapısı değişmedi; yalnızca menzili artırmak için boyutları büyütüldü.[28]
Han Hanedanı'ndan sonra tatar yayı gözden düşmüş, ancak Tang Hanedanı döneminde sınırlı bir geri dönüş yaşamıştır. İdeal bir 20.000 kişilik sefer ordusunda 2.200 okçu ve 2.000 tatar yayı kullanıcısı bulunmaktaydı.[29] Li Jing ve Li Quan, piyadenin %20'sinin standart tatar yaylarıyla donatılmasını önermiştir. Bu yaylar 345 m (377 yd) mesafeden yarı isabetli atış yapabiliyor, etkin menzilleri ise 225 m (246 yd) idi.[30]
Song Hanedanı döneminde, hükûmet askerî tatar yaylarının yayılmasını sınırlamaya çalışmış ve zırh ile tatar yaylarının özel evlere girmesini engellemenin yollarını aramıştır.[31] Yasaklara rağmen, bu silah avcılıkta ve boş zaman etkinliği olarak siviller arasında daha da popüler hale gelmiştir. “Zengin ailelerin romantik gençleri ve başka işi olmayan kişiler” tatar yayı kulüpleri kurarak zaman geçirmişlerdir.[32]
Ming Hanedanı’nın son dönemlerinde, 1619–1622 arasındaki üç yıllık süreçte tatar yayı üretildiğine dair bir kayıt yoktur. Buna karşılık 21.188.366 tael gümüşle 25.134 top, 8.252 küçük silah, 6.425 tüfek, 4.090 uzun menzilli top, 98.547 mızrak ve kılıç, 26.214 büyük “at başı kesen” kılıç, 42.800 yay, 1.000 büyük balta, 2.284.000 ok, 180.000 ateş oku, 64.000 yay teli ve yüzlerce nakliye arabası üretilmiştir.[33]
Askerî tatar yayları “ayak basma” yöntemiyle kurulurdu; yani ayak yayı kirişe bastırır, kollar ve sırt kaslarıyla çekilirdi. Song döneminde yayı kurmayı kolaylaştırmak ve yayı korumak için üzengi eklenmiştir. Alternatif olarak bel pençesi kullanılarak (belde kanca ile çekme) da kurulabilirdi, ancak bu yöntem yerde yatarak uygulanırdı ve yalnızca büyük tatar yaylarında kullanılırdı. Büyük sabit tatar yayları için ise vinçli kurma yöntemi vardı; ancak Çin el tipi tatar yaylarında bu yöntemin kullanıldığına dair kanıtlar sınırlıdır.[34]
| Ordu | Savaş arabası | Tatar yayı | Yay | Süvari | Hücum | Manevra | Ji (kargı) | Mızrak | Temel piyade | İkmal | Toplam |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| İdeal WS | 6.000 | 2.000 | 2.000 | 10.000 | |||||||
| İdeal WS Zhao | 1.300 | 100.000 | 13.000 | 50.000 | 164.300 | ||||||
| Anti-Xiongnu Han (MÖ 97) | 70.000 | 140.000 | 210.000 | ||||||||
| Geç Zhao | 27.000 | 60.000 | 87.000 | ||||||||
| Eski Qin | 270.000 | 250.000 | 350.000 | 870.000 | |||||||
| Temel Sui seferi | 4.000 | 8.000 | 8.000 | 20.000 | |||||||
| Erken Tang seferi | 2.000 | 2.200 | 4.000 | 2.900 | 2.900 | 6.000 | 20.000 |
Avantajlar ve dezavantajlar
[değiştir | kaynağı değiştir]

Şimdi, sert şeyleri delmek, uzun menzile atış yapmak ve gürültü ile şiddetli kuvvetin engellenmesi gereken dağ geçitlerini savunurken başarı için tatar yayından daha iyisi yoktur. Ancak, kurulması (yani silahın hazırlanması) yavaş olduğundan, ani saldırılarla başa çıkmak zordur. Bir tatar yayı yalnızca [bir adam tarafından] üç kez ateşlenebilir, ondan sonra yakın dövüş silahlarına başvurulur. Bu nedenle bazıları tatar yayını savaş için elverişsiz bulmuşlardır; fakat aslında elverişsizlik tatar yayının kendisinde değil, onu nasıl kullanacağını bilmeyen komutanlardaydı. Tang dönemi askerî kuramcılarının hepsi, tatar yayının yakın dövüş silahlarına karşı bir üstünlüğü olmadığını savunmuş, ön saflara hücumu püskürtmek için uzun kargılar ve büyük kalkanlar yerleştirmekte ısrar etmiş ve tatar yayı kullananlara kılıç ile uzun saplı silahlar taşıtmışlardır. Bunun sonucu olarak, düşman açık düzenli bir formasyon benimseyip yakın dövüş silahlarıyla saldırdığında, askerler tatar yaylarını atarak onlara da başvururlardı. Bu yüzden artçılardan bir birlik önceden görevlendirilir, gidip atılan tatar yaylarını toplardı.[2]
— Zeng Gongliang
Tatar yayı, okçuların daha güçlü yaylarla atış yapmasını ve daha isabetli olmasını sağlamıştır; bunun nedeni daha fazla denge sağlamasıydı. Ancak bu, hız pahasına elde edilen bir avantajdı.[35]
MÖ 169'da Chao Cuo, tatar yayının Şyung-nu'ya karşı üstünlük sağladığını gözlemlemiştir:
Elbette, at sırtında kısa yay kullanan Yi ve Di ustadır; ama Çinliler nu che (tatar yaylı arabalar) kullanmada iyidir. Bu arabalar bir “laager” (savunma hattı) şeklinde dizilebilir ve süvariler tarafından aşılamaz. Ayrıca, tatar yayları geniş menzile atış yapar ve kısa yaylardan çıkan oklardan daha derin nüfuz eder. Dahası, eğer barbarlar tatar yayı oklarını toplarsa, bunları yeniden kullanmanın yolunu bilmezler. Ne yazık ki tatar yayı yakın zamanda ihmal edilmiştir; bunu dikkatle yeniden değerlendirmeliyiz... Güçlü tatar yayı (jing nu) ve [arcuballista’dan atılan] ciritler uzun menzillidir; Hunların yayları onlarla asla boy ölçüşemez. Zırhlı askerlerden oluşan disiplinli birliklerin uzun ve kısa saplı keskin silahlarla farklı kombinasyonlarda kullanılması, tatar yaycıların sırayla atış yapıp ardından geri çekilerek yeniden doldurması — bu, Hunların asla karşı koyamayacağı bir taktiktir. Tatar yaylı birlikler öne çıkar, oklarını tek yönde boşaltır; Hunların deri zırhı ve tahta kalkanı buna dayanamaz. Ardından [atlı okçular] atlarından iner, kılıç ve kargı ile yaya savaşırlar; Hunların hiç bilmediği bir yöntem.[36]
— Chao Cuo
Wujing Zongyao adlı eserde, tatar yayının topluca kullanıldığında kuzey göçebe süvari hücumlarına karşı en etkili silah olduğu belirtilmiştir. Başarısız olsalar bile, kısa ve özel şekilli cıvatalar normal ok olarak kullanılamadığı için, savaş sonrası göçebe okçular tarafından yeniden değerlendirilemezdi.[37] Tatar yayının süvari karşıtı rolü daha sonra Orta Çağ Avrupa'sında da teyit edilmiş, Thomas the Archdeacon Moğollara karşı en uygun silah olarak tatar yaylarını önermiştir.[38] Elit tatar yaycıları seçilmiş hedefleri vurmak için kullanılmıştır; örneğin, 1004'teki Shanzhou Muharebesi'nde Liao generali Xiao Talin bir Song tatar yaycısı tarafından vurularak öldürülmüştür.[37]
Tekrarlayan tatar yayı
[değiştir | kaynağı değiştir]

Zhuge Nu, Konfüçyüsçü bir bilginin ya da saray kadınlarının bile özsavunma için kullanabileceği elverişli küçük bir silahtır... Zayıf atış yaptığından, okların ucuna zehir sürmek gerekir. Ok uçları “kaplan öldüren zehir” ile kaplandığında, ister bir ata ister bir insana atılsın, kan çıksa yeterlidir, düşman hemen ölür. Silahın dezavantajı ise menzilinin çok sınırlı olmasıdır.[8]
— Complete Classics Collection of Ancient China
Wu-Yue Chunqiu (Wu-Yue Savaşı tarihi), Doğu Han Hanedanı döneminde yazılmış olup, tekrarlayan tatar yayının Savaşan Devletler Çağında Chu Devleti’nden Bay Qin tarafından icat edildiğini aktarır. Bu, aynı döneme ait arkeolojik bulgularla da doğrulanmaktadır. Hubei eyaletinde Qinjiazui’deki 47 numaralı Chu mezarında keşfedilen en eski tekrarlayan tatar yayı, MÖ 4. yüzyıla (MÖ 475–220) tarihlendirilmiştir.[39] Eski dönemlere ait çift atışlı tekrarlayan tatar yayı, tabanca kabzası ve arkadan çekmeli bir kurma mekanizması kullanıyordu. Ming dönemi tekrarlayan tatar yayı ise, kullanıcı tarafından arka kolun yukarı-aşağı ileri-geri itilmesiyle kuruluyordu. El tipi tekrarlayan tatar yayları genellikle zayıftı ve ölümcüllük için muhtemelen *aconit* (kaplan zehiri) gibi ek zehirler gerekiyordu; ancak Ming döneminde çok daha büyük ve sabitlenmiş sürümleri ortaya çıkmıştır.[8]
MS 180’de Yang Xuan, tekerleklerin hareketiyle çalışan bir tür tekrarlayan tatar yayı kullanmıştır:
...MS 180 civarında Lingling’in Büyük Koruyucusu Yang Xuan, yetersiz kuvvetlerle yoğun isyancı faaliyetini bastırmaya çalıştı. Çözüm olarak onlarca vagona kireç torbaları yükledi, diğerlerine ise otomatik tatar yayları monte etti. Daha sonra bunları savaş düzenine sokarak rüzgârı kullanıp düşmanı kireç tozu bulutlarıyla kör etti. Ardından atları çeken arabaların kuyruklarına paçavralar bağlayıp ateşe verdi. Bu sürücüsüz savaş arabaları düşman saflarına doğru yönlendirildi; tekerleklerle bağlantılı tekrarlayan tatar yayları rastgele yönlerde sürekli ateş ederek ağır kayıplar verdirdi. Büyük bir karmaşa içinde kalan isyancılar kendi kendilerini öldürürcesine karşılık verdiler ve Yang’ın kuvvetleri gelip onları neredeyse tamamen yok etti.[40]
— Ralph Sawyer
Tekrarlayan tatar yayının icadı sıklıkla Zhuge Liang’a atfedilse de, aslında onun bu silahla doğrudan ilgisi yoktur. Yanılgı, çoklu ok atan yaylara getirdiği bazı geliştirmelerin ona mal edilmesinden kaynaklanmaktadır.[41]
Ming Hanedanı döneminde, tekrarlayan tatar yayları gemilerde de kullanılmıştır.[40]
Tekrarlayan tatar yayları Qing Hanedanı’nın sonlarına kadar kullanılmaya devam etmiş, ancak ateşli silahlarla rekabet edemeyecekleri anlaşıldığında terk edilmiştir.[40]
Sabitlenmiş tatar yayı
[değiştir | kaynağı değiştir]



"Yatak tatar yayı" olarak bilinen büyük sabit tatar yayları, Savaşan Devletler Çağı kadar erken bir dönemde kullanılıyordu. Mozi, bunları surların üzerine yerleştirilmiş savunma silahları olarak tanımlamaktadır. Mohist kuşatma tatar yayı, insandan uzun çerçeveleri olan devasa bir düzenek şeklinde tasvir edilir; bu düzenek iplerle geri çekilip yeniden atılabilen oklar fırlatıyordu. Han Hanedanı dönemine gelindiğinde, tatar yayları seyyar sahra topçusu olarak kullanılmaya başlanmış ve "Askerî Güçlü Arabalar" olarak adlandırılmıştır.[40]
MS 5. yüzyıl civarında, çekiş gücünü ve menzili artırmak amacıyla birden fazla yay birleştirilmiş ve böylece çift ve üç yaylı tatar yayları ortaya çıkmıştır. Tang Hanedanı dönemine ait versiyonlarının 1,060 m (1,159 yd) menzile ulaştığı belirtilmektedir. Bu bilgi, Ata-Malik Cüveynî'nin 1256'da Moğolların benzer silahları kullandığına dair kayıtlarıyla da desteklenmektedir.[42] Cüveynî'ye göre, Hülagû Han, Nişabur kuşatması için Çin'den 3.000 devasa tatar yayı ve bunları çalıştırmak üzere bir grup Çinli teknisyen getirmişti. Bu silahlar arasında, 2.500 adım (yaklaşık 1.000 m) menzile sahip dev bir “öküz yayı” da bulunuyor ve Maymun-Diz kuşatmasında kullanılıyordu.[43] Wujing Zongyao adlı eserde bu silahların 450 m (490 yd) menzile sahip olduğu yazılıdır; ancak diğer Song kaynakları menzilin bunun iki hatta üç katı olabileceğini bildirir.[44] Bu silahların inşası, özellikle büyük tetiklerin dökümü ve işleyişi, dönemin en üst düzey teknik uzmanlığını gerektiriyordu. Esas olarak MS 8.–11. yüzyıllar arasında kullanıldılar.[45]
Joseph Needham üç yaylı tatar yayının menzili hakkında şunları söylemiştir:
Bu menzil, inanılması güç görünse de, tuhaf bir şekilde bir Fars kaynağında doğrulama bulur; tarihçi Ata-Malik Cüveynî, Hülagû Han’ın Haşhaşîlerin neredeyse zaptedilemez kalelerinden birini fethettiğinde neler olduğunu yazmıştır. Burada, 1256’da, Çinli arcuballistae dağların zirvesinden 2.500 adım uzaklıktaki hedeflere mermiler atmışlardı... Onun kelimeleriyle: “Kataylı ustalar tarafından yapılmış bir kamān-i-gāu, başka çare kalmadığında bu akılsızlara yöneltildi; ve şeytan gibi Kâfirlerden birçok asker bu yıldırımlı atışlarla yakıldı.” Bahsi geçen kale Alamut Kalesi değil, Maymun-Diz idi. Bu kale, Elburz dağlarında yer almakta ve Haşhaşîlerin en güçlü askerî üssüydü.[46]
— Joseph Needham
Ancak Cüveynî'nin Nizarîlere karşı yürütülen seferi anlatımı, Nizarî İsmailîler'e olan önyargısı sebebiyle birçok abartı içermektedir. Ayrıca Peter Wiley'ye göre, Maymun-Diz aslında Alamut Kalesi ve Lambasar Kalesi gibi çevredeki diğer kaleler kadar zaptedilemez değildi.[47]
Çoklu ok atan tatar yayı
[değiştir | kaynağı değiştir]Çoklu ok atan tatar yayı MÖ 4. yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktı. MÖ 320 yılına tarihlenen bir kayıtta, üç tekerlekli bir arabaya monte edilip surların üzerine yerleştirildiği yazılıdır. Tatar yayı ayak pedalıyla kuruluyor ve 3 m (3,3 yd) uzunluğunda oklar fırlatıyordu. Ayrıca vinçler ve öküzlerle çekme mekanizmaları da kullanılıyordu.[48] Daha sonraki dönemlerde pedal tetik sistemleri de geliştirildi.[49] Bu silah birden fazla oku aynı anda fırlatabiliyordu, fakat bunun bedeli isabet oranının düşmesiydi; çünkü ok, kirişin merkezinden ne kadar uzaksa yörüngesi o kadar kayıyordu.[40] Azami menzili 450 m (490 yd) idi.[50]
Qin Shi Huang’ın büyücüleri “Doğu Denizi’nin harika adalarının ruhları ve ölümsüzleri” ile temas kuramayınca, yollarının büyük canavarlar tarafından kesildiğini iddia ettiler. Bunun üzerine Qin Shi Huang şahsen çoklu ok atan bir tatar yayı alarak bu canavarları görmek istedi. Canavar bulamadı ama büyük bir balık öldürdü.[51]
MÖ 99'da, göçebe süvari saldırılarına karşı sahra topçusu olarak kullanıldılar.[40]
Her ne kadar Zhuge Liang’a genellikle tekrarlı tatar yayının icadı atfedilse de, aslında bu yanlış bir çeviriden kaynaklanmaktadır. Kaynakta Zhuge’nin her biri 20 cm (7,9 in) uzunluğunda on demir oku aynı anda fırlatabilen çoklu ok atan bir tatar yayı icat ettiği yazılıdır.[40]
MS 759’da Li Quan, surları ve şehir kulelerini yıkabilecek güçte bir tür çoklu ok atan tatar yayı şöyle tarif etmiştir:
Arcuballista, 12 dan gücünde bir tatar yayıdır ve tekerlekli bir şasi üzerine monte edilmiştir. Bir vinç kablosu demir bir kancaya bağlanır; vinç çevrilip kiriş tetiğe oturana kadar döndürüldüğünde tatar yayı kurulmuş olur. Kundak yüzeyinde yedi kanal vardır, ortadakinde en uzun ok bulunur. Bu okun ucu 178 mm (7,0 in), kalınlığı 127 mm (5,0 in) ve demir kanatçıkları 127 mm (5,0 in) uzunluğundadır; toplam uzunluğu ise 1 m (3 ft 3 in)’dir. Sol ve sağda giderek küçülen üçer ok daha vardır. Tetik çekildiğinde hepsi aynı anda fırlatılır. 700 adım mesafedeki her şey – surlar ve kuleler dahi – yıkılır.[49]
— Li Quan
MS 950’de Tao Gu, tek bir tetikle birbirine bağlı çoklu tatar yaylarını şöyle anlatır:
Xuan Wu ordusunun karargâhındaki askerler son derece cesurdu. Öyle tatar yayı mancınıkları vardı ki bir tetik çekildiğinde 12 bağlı tetik birden ateşleniyordu. Dizilmiş inciler gibi büyük oklar kullanıyorlardı ve menzilleri çok büyüktü. Bu makineler Jin halkını tamamen dehşete düşürdü. Edebî yazarlar onlara Ji Long Che (Hızlı Ejderha Arabaları) adını verdi.[40]
— Tao Gu
Bu silah 1530 yılına gelindiğinde artık kullanılmaz kabul edilmiştir.[49]
| Silah | Dakikadaki atış sayısı | Menzil: metre (feet) |
|---|---|---|
| Çin tatar yayı | 170-450 m (560-1.480 ft) | |
| Süvari tatar yayı | 150-300 m (490-980 ft) | |
| Tekrarlı tatar yayı | 28–48 | 73-180 m (240-591 ft) |
| Çift atışlı tekrarlı tatar yayı | 56–96 | 73-180 m (240-591 ft) |
| Silah | Mürettebat | Çekiş gücü: kilogram (pound) | Menzil: metre (feet) |
|---|---|---|---|
| Çoklu ok atan sabit tatar yayı | 365-460 m (1.198-1.509 ft) | ||
| Tek yaylı sabit tatar yayı | 4–7 | 250-500 m (820-1.640 ft) | |
| Çift yaylı sabit tatar yayı | 10 | 350-520 m (1.150-1.710 ft) | |
| Üç yaylı sabit tatar yayı | 20–100 | 950-1,200 kg (2.094,39-2,65 lb) | 460-1,060 m (1.509,19-3,48 ft) |
-
Savaşan Devletler Çağı'ndan modern bir Mohist kuşatma tatar yayı tasviri
-
Birbirine bağlı çoklu tatar yayları
-
Birden fazla ok fırlatan tatar yayı
-
Tatar yayı bataryası
-
Çoklu ok pusu tatar yayı
-
Üç yaylı sabit tatar yayının minyatür modeli
Karşı yürüyüş (Countermarch)
[değiştir | kaynağı değiştir]
Sürekli ve uyumlu dönüşümlü atış (countermarch) kavramı, tatar yaylarıyla muhtemelen Han Hanedanı döneminde uygulanmaya başlanmıştı,[52] ancak bu tekniğin ilk illüstrasyonları Tang Hanedanı'nda görülür.[53] MS 759 tarihli Tang askeri yetkilisi Li Quan (李筌)’ın Tai bai yin jing (太白陰經) adlı eserinde, bilinen en eski toplu ateş tasviri yer almaktadır. İllüstrasyon, her dairenin bir askeri temsil ettiği dikdörtgen bir tatar yayı düzenini göstermektedir. Önde “ateş eden tatar yayları” (發弩) olarak etiketlenmiş bir hat vardır; bunun arkasında sağa ve sola bakan sıralar bulunur, bunlar ise “tatar yayı kuranlar” (張弩) olarak belirtilmiştir. Komutan (大將軍) dizilişin ortasında durur; sağında ve solunda ise davulcular (鼓) bulunur. Davulcular ateş etme ve yeniden doldurma işlemini koordine eder: askerler sırayla yaylarını kurar, öne çıkar, ateş eder ve yeniden doldurmak için geri çekilir.[54] Li Quan'a göre, “klasiklerde tatar yayı için ‘öfke’ denir. Gürültüsünün o kadar güçlü olduğu, öfke gibi duyulduğu söylenir; bu yüzden ona bu ad verilmiştir.”[55] Toplu ateş yöntemi sayesinde bu ses ve öfke hiç kesilmez ve düşman yaklaşamaz.[55] Burada Li Quan, “tatar yayı” anlamına gelen *nu* (弩) sözcüğünün aynı zamanda “öfke” (*nu*, 怒) sözcüğüyle eşsesli oluşuna atıfta bulunmaktadır.[53]
801 yılında Du You tarafından kaleme alınan ansiklopedik eser Tongdian da toplu ateş tekniğini şöyle tanımlar: “[Tatar yayı birlikleri] ok atışlarını yoğunlaştırabilecek takımlara bölünmelidir.… Dizilişin merkezindekiler [yaylarını] kurmalı, dıştaki askerler ise ateş etmelidir. Sırayla dönerler: kurduklarında dış hatlara çıkarlar, ateş ettiklerinde içe girerler. Böylece tatar yaylarının sesi hiç kesilmez ve düşman bize zarar veremez.”[53]

Wujing Zongyao, Song Hanedanı döneminde yazılmış olup, Tang döneminde tatar yaylarının süvari hücumlarından çekinildiği için tam verimle kullanılmadığını belirtir.[54] Yazarın çözümü ise askerleri öyle eğitmekti ki, düşman yaklaşınca kalkan taşıyıcıların arkasına saklanmak yerine “ayaklarını sağlam bir dağ gibi dikip, savaş düzeninin önünden kımıldamadan, düşmanın ortasına yoğun atışlar yaparak, onların yere yığılmasını” sağlasınlar.[54] Song toplu ateş formasyonu şu şekilde tanımlanır: “Merkezdekiler yükleme yapmalı, dıştakiler ateş etmelidir. Düşman yaklaştığında, küçük yan kalkanlarla (旁牌) korunmalı, dönüşümlü olarak öne çıkanlar ateş etmeli, yükleyenler ise içeride kalmalıdır. Böylece tatar yaylarının sesi hiç kesilmez.”[54] Tang formasyonuna ek olarak, Song illüstrasyonu ateş edenlerle yeniden dolduranların ortasında yer alan “ilerleyen tatar yayları” hattını da göstermektedir.[56] Hem Tang hem de Song el kitapları okuyucuya “biriken okların sürekli akış halinde atılması gerektiğini, bu yüzden önlerinde dik duran asker bulunmaması ve karşıda yatay diziliş olmaması gerektiğini” hatırlatır.[56]
Tatar yayının kullanımı konusunda, yakın dövüş silahlarıyla karıştırılmamalıdır; yukarıdan aşağıya yüksek bir yerden ateş edildiğinde daha etkilidir. Yapılması gereken tek şey, formasyon içindekilerin kurma işlemini yaparken ön saftakilerin ateş etmesidir. Öne çıkanlar yanlarını korumak için kalkan kullanır. Her biri sırayla tatar yaylarını kurup öne çıkar; ardından oklarını attıklarında tekrar formasyona dönerler. Böylece tatar yaylarının sesi kesilmez ve düşman kaçmaya bile fırsat bulamaz. Bu nedenle şu talim düzenlenmiştir – ateş eden sıra, ilerleyen sıra, yükleyen sıra.[2]
— Zeng Gongliang
Toplu ateş tekniği, Jin-Song Savaşları sırasında Songlar tarafından büyük etkiyle kullanıldı. 1131 sonbaharında Jin komutanı Wuzhu (兀朮), Shaanxi bölgesine saldırdı, ancak Wu Jie (吳玠) ve kardeşi Wu Lin (吳璘) tarafından yenilgiye uğratıldı. Song Tarihi bu savaşı şöyle anlatır:
[Wu] Jie komutanlarına en güçlü okçularını ve en kuvvetli tatar yaycılarını seçmelerini ve bunları dönüşümlü ateş için gruplara ayırmalarını emretti (分番迭射). Bunlara “Sağlam-Duran Ok Takımları” (駐隊矢) denildi ve hiç durmadan, sağanak yağmur gibi ok attılar. Düşman biraz geri çekildi, ardından [Wu Jie] yanlardan süvarilerle saldırarak ikmal yollarını kesti. [Düşman] kuşatmayı yarıp geri çekildi, fakat [Wu Jie] Shenben’de pusu kurmuştu. Jin birlikleri geldiğinde pusuya düşürüldüler, kaos çıktı. Gece saldırısı düzenlenip büyük bir zafer kazanıldı. Wuzhu bir okla yaralandı ve canını zor kurtardı.[57]
Ordusunun yarısını kaybeden Wuzhu kuzeye kaçtı, ancak ertesi yıl tekrar saldırıya geçti. Yine yenildi. Song Tarihine göre, bu savaşta Wu Lin “Sağlam-Duran Ok Takımları’nı kullandı; dönüşümlü ateş ettiler, oklar yağmur gibi yağdı, ölüler kat kat yığıldı, fakat düşman ölülerin üzerinden tırmanarak saldırıya devam etti.”[58] Bu pasaj özellikle dikkat çekicidir, çünkü Song Tarihinin nadiren belirli bir taktiği ayrıntılı olarak aktardığı örneklerden biridir.[58]
Güneydoğu Asya
[değiştir | kaynağı değiştir]Diller arası veriler temel alınarak, arbaletin kökeninin bağımsız olarak Güneydoğu Asya'da ortaya çıktığını öne süren başka bir teori de vardır:
| “ | Güneydoğu Asya boyunca, arbalet hâlen hem avcılıkta hem de savaşta ilkel ve kabile toplulukları tarafından kullanılmaktadır; Assam dağlarından Burma’ya, Siyam’a ve Hindiçin sınırlarına kadar. Kuzeydoğu Asya halkları da arbalete sahiptir, hem silah hem oyuncak olarak, ancak daha çok sahipsiz tuzak biçiminde kullanırlar; bu durum Yakut, Tunguz ve Çukçiler için, hatta doğudaki Aynular için bile geçerlidir. Çin kültürünün ortaya çıkışından önce bu Asya halklarının barbar ataları arasında mı ilk kez ortaya çıkmış ve ancak orada teknik gelişimini mi yaşamıştır, yoksa Çin’den çevredeki tüm halklara mı yayılmıştır, bu soruya yanıt vermek mümkün görünmemektedir. Ancak mevcut dilbilimsel kanıtlar dikkate alındığında, ilk varsayım daha olasıdır.[59] | ” |
MÖ 3. yüzyılda Âu Lạc kralı An Dương Vương (günümüz Kuzey Vietnam ve Güney Çin) Cao Lỗ (veya Cao Thông) adlı birine bir arbalet yaptırmış ve bu silahı “Doğaüstü Parlak Altın Pençenin Kutsal Arbaleti” (nỏ thần) olarak adlandırmıştır. Rivayete göre bu silahın tek atışıyla 300 kişi öldürülebilirdi.[60][61] Tarihçi Keith Taylor'a göre, arbalet ve arbaleti tanımlayan kelime, MÖ 4. yüzyıl civarında güneydeki Austroasiatic topluluklardan Çin'e girmiştir.[61] Ancak bu görüş, MÖ 7. yüzyıla tarihlenen Çin'deki Zhou Hanedanı mezarlarında bulunan arbalet tetik mekanizmalarıyla çelişmektedir.[8]
MS 315'te Nu Wen, Çamlara sur inşa etmeyi ve arbalet kullanmayı öğretmiştir. Daha sonra Çamlar, Çinlilere hediye olarak arbalet sunmuşlardır.[31]
Kuşatma arbaletleri Çamlara 1172 yılında kıyılarında gemisi batan Zhi Yangjun tarafından aktarılmıştır. Yangjun burada kalmış, onlara atlı okçuluğu ve kuşatma arbaletlerinin kullanımını öğretmiştir.[31][62] 1177'de Çampa ordusu, Angkor’u işgal ederek Khmer İmparatorluğu’nun başkentini yağmalamıştır.[63][64][65] Khmerler ayrıca fillere monte edilmiş çift yaylı arbaletlere de sahipti. Michel Jacq-Hergoualc’h, bunların Jayavarman VII’nin ordusundaki Çam paralı askerlerinin unsurları olabileceğini öne sürmüştür.[40]
-
Dong Son kültürüne ait bronz arbalet (MÖ 500–1)
-
An Dương Vương için sihirli arbalet inşa eden Cao Lỗ heykeli
-
Khmer İmparatorluğu fil üstü arbalet
-
Khmer fil üstü arbalet
Avrupa
[değiştir | kaynağı değiştir]
Antik Çağ
[değiştir | kaynağı değiştir]Yunanistan
[değiştir | kaynağı değiştir]Avrupa'daki en erken arbalet benzeri silahlar muhtemelen MÖ 5. yüzyılın sonlarında, antik Yunan arbaleti olan gastraphetes ile ortaya çıktı. Bu aygıt, Romalı Yunan yazarı İskenderiyeli Heron tarafından kaleme alınan Belopoeica (“Mancınık Yapımı Üzerine”) adlı eserde tanımlanır. Heron'un açıklamaları, Ptolemaios Mısırı'nda yaşamış olan Yunan mühendis Ktesibios’un (yaklaşık MÖ 285–222) daha önceki anlatılarına dayanır. Heron’a göre gastraphetes, daha sonra geliştirilen mancınıkların öncüsüydü ve bu da icadının, MÖ 399’dan önce, yani Klasik Yunan döneminde gerçekleştiğini gösterir.[66]
Gastraphetes, alt ve üst kısma ayrılmış bir gövdeye monte edilmiş bir arbaletti. Alt kısım yayı sabitlerken, üst kısım alt kısımla aynı boyutta olan bir sürgüydü.[67] “Karın yayı” anlamına gelen adını, gövdenin bir ucunda bulunan içbükey dayanağın operatörün karnına yaslanmasından almıştır. Operatör, bu dayanağı karnıyla bastırarak sürgüyü geri çekiyor, ardından ipi tetik mekanizmasına takarak oku yüklüyordu. Bu yöntem, sıradan Yunan yaylarından daha fazla enerji depolanmasını sağlıyordu.[68] Gastraphetes, MÖ 397'de Sicilya Savaşları sırasında Motya Kuşatması'nda kullanıldı. Bu, Antik Kartaca'nın Sicilya'daki önemli bir kalesiydi ve olay İskenderiyeli Heron'un Belopoeica eserinde anlatılmıştır.[69]
MÖ 375 civarında ortaya çıkan bir başka monte arbalet türü olan oxybeles, MÖ 340'a kadar kullanıldı; bu tarihten sonra gerilme esaslı mekanizmaların yerini torsiyon esaslı mancınıklar aldı.[70][71] Daha büyük ballista ve daha küçük Scorpio gibi ok atan makineler de MÖ 338'den itibaren kullanılmaya başlandı, ancak bunlar torsiyonlu mancınıklardır ve arbalet sayılmazlar.[72][73][74]
Katapeltai olarak adlandırılan bu makineler, yaklaşık MÖ 350'de Aineias Taktikos tarafından kaleme alınan kuşatma sanatına dair eserde kısaca anılır.[75] Atina'ya ait MÖ 330–329 yıllarına tarihlenen bir envanter listesinde mancınık okları da yer alır.[74] Bu makinelerin savaşta kullanımı ise MÖ 340'ta Makedonya Kralı II. Filip'in Perinthos Kuşatması'nda kaydedilmiştir.[76] Aynı dönemde, Yunan surlarında üst katlarında ok atan makinelerin konuşlandırıldığı pencereli yüksek kuleler görülmeye başlanmıştır; Aigosthena bunlara bir örnektir.[77]
Roma
[değiştir | kaynağı değiştir]
4. yüzyıl sonlarında yaşamış Latince yazar Vegetius, antik Roma arbaletleri hakkında elimizdeki tek çağdaş kaynağı sunar. De Re Militaris adlı eserinde arcuballistarii (arbaletçiler) ile okçular ve mancınıkçılardan bahseder.[8] Ancak, arcuballista teriminin gerçekten arbalet mi yoksa torsiyonlu başka bir silahı mı tanımladığı tartışmalıdır. Vegetius'un arcuballista ile torsiyonlu manuballistayı ayrı ayrı anması, birinin diğerinden farklı olduğunu düşündürmüştür. Bazılarına göre ise tam tersine, manuballista arbaletti.[78] Tanımlar belirsizdir ve kimi tarihçiler aslında ikisinin de arbalet olmadığını savunur.[79]
Vegetius'un ifadesiyle bu aygıtlar o kadar biliniyordu ki, onları ayrıntılı şekilde açıklamaya gerek duymamıştı.[80] Bu da kullanım kapsamlarını anlamayı zorlaştırır.
Arrianos'un MS 136 civarında yazdığı Ars Tactica adlı eserinde ise “yaydan değil, bir makineden atılan mermiler”den söz edilir ve bunun at üzerinde kullanıldığı belirtilir. Bunun bir tür arbalet olduğu varsayılmaktadır.[8]
Roma arbaletlerine dair tek görsel kanıt, Roma Galyası’ndan av sahneleri içeren kabartmalardır. Buradaki arbaletler, daha sonraki Orta Çağ arbaletlerine kıyasla daha uzun çekiş mesafesine sahiptir ve Yunan ile Çin arbaletlerine benzemektedir; fakat hangi tetik mekanizmasını kullandıkları net değildir. Arkeolojik veriler, Avrupa’daki Orta Çağ arbaletlerinde olduğu gibi “yuvarlak fındık” (rolling nut) mekanizmasına dayalı olabileceğini göstermektedir.[8]
-
10. yüzyılda gastraphetes tasviri
-
gastraphetes ve diğer antik mekanik mancınıklar
-
Gastraphetes'in kurulumu
-
Monte edilmiş gastraphetes
-
Alt sağda arbalet tasvirli Pikt taşı
-
Gallo-Roma arbaleti
Orta Çağ
[değiştir | kaynağı değiştir]

MS 5. yüzyıldan 10. yüzyıla kadar Avrupa'da arbalete dair neredeyse hiç kayıt bulunmamaktadır. Maurikios'un Stratejikonunda geçen solenarion teriminin bir arbalete işaret ettiği öne sürülmüştür. Ancak bazı tarihçiler bunun “ok kılavuzu” anlamına geldiğini savunur.[81] Bununla birlikte, erken Orta Çağ İskoçyasına tarihlenen dört Pikt taşında (6–9. yüzyıllar) av aracı olarak arbalet tasvir edilmiştir: St Vigeans|St. Vigeans no. 1, Glenferness, Shandwick ve Meigle.[82]
Arbalet, Avrupa'da ilk kez 947'de Senlis Kuşatması sırasında Fransızlar tarafından, ardından 984'te Verdun Kuşatması'nda tekrar ortaya çıkar.[83] 1066 Hastings Muharebesi'nde de kullanılmış ve 12. yüzyıla gelindiğinde yaygın bir savaş silahı hâline gelmiştir.[84] Şimdiye dek Avrupa'da bulunan en eski arbalet kalıntısı Paladru Gölü'nde ortaya çıkarılmış ve 11. yüzyıla tarihlendirilmiştir.[8]
Bizans İmparatorluğu kaynaklarında arbaletlere 11. yüzyıla kadar rastlanmaz. Orta Bizans dönemine ait toxoballistra teriminin arbaleti tanımladığı öne sürülse de kanıtlar kesin değildir.[85] Anna Komnene (1083–1153) arbaleti Batı Avrupalı haçlılarla özdeşleştirir ve onu Yunanlar için bilinmeyen “barbarlara özgü bir silah” olarak tanımlar:
Bu arbalet, Yunanlarca bilinmeyen barbarların silahıdır. Sağ elle yayı gerip sol elle zıt yönde çekilerek gerilmez; bu savaş silahını kuran kişi sırtüstü yatarcasına yere uzanmalı, ayaklarını yayın kavisine dayamalı ve iki eliyle yayı ters yönde tüm gücüyle çekmelidir. İp üzerine yerleştirilen silindirik bir yuva okun konacağı yerdir. Kullanılan oklar kısa ama kalın, ön kısmı ağır demir uçludur. Bu silah öyle büyük bir şiddetle atar ki, bir kalkanı delip ardından zırhı keser ve yoluna devam eder. Böyle bir okun tunç bir heykeli deldiği, bir şehir suruna saplanarak ya iç taraftan çıktığı ya da duvarın içine gömüldüğü bilinmektedir. Gerçekten de bu şeytanca icat, öylesine güçlüdür ki, vurulan zavallı insan darbenin şiddetini bile hissetmeden ölür.[86]
— Anna Komnene
Bizans'ın arbaletleri olduğuna dair dolaylı kanıtlar vardır; zira 1066 Hastings Muharebesi'ne katılan ve Normanlar tarafından kısa süre önce fethedilen Apulia, Calabria ve Sicilya'dan gelen birliklerde arbaletçiler bulunmuştur. Bu durum, bölgeler Normanlarca ele geçirilmeden önce Bizans'ın arbaletli birliklere sahip olduğunu düşündürmektedir.[87]
Orta Çağ'ın ilk arbaletleri genellikle karaağaç ya da zeytin ağacından yapılırdı. 12. yüzyıl sonlarında kompozit arbaletler, 15. yüzyılda ise çelik kollu arbaletler ortaya çıktı. Çelik kollu olanlara bazen arbalest denirdi.[8] Bunlar, kompozit yaylardan çok daha yüksek çekiş gücüne sahipti ve kurulmaları için cranequin ya da windlass gibi mekanik yardımcılar gerekiyordu. Bu nedenle dakikada yalnızca iki atış yapılabilirken, yetenekli bir okçu dakikada on iki veya daha fazla atış gerçekleştirebiliyordu. Bu da çoğu zaman atıcının kendini düşman ateşinden korumak için bir pavise kullanmasını gerektiriyordu. Ahşap yay kolları ise 15. yüzyıla kadar kullanılmaya devam etti, zira nem ve soğuktan daha az etkileniyordu.[88]
Arbaletçiler, Angevin İmparatorluğu'nda 12. yüzyıl ortalarından itibaren kaydedilir. II. Henry (1154–1189) ve özellikle Aslan Yürekli Richard (1189–1199) döneminde önemleri arttı; çağdaş bir kaynak, Richard'ı arbaleti Fransa'ya tanıtan kişi olarak niteler.[89] 12. yüzyıldan itibaren Avrupa ordularında el yaylarının yerini büyük ölçüde arbalet aldı; ancak İngiltere'de uzun yay daha yaygın kaldı. Arbalet, köylü isyancılar (ör. Taboritler) tarafından da tercih edilen bir silahtı. Cenovalı arbaletçiler, Avrupa genelinde paralı asker olarak ün kazandılar ve gemilerin savunmasında da önemli rol oynadılar.[90] 5. Haçlı Seferi'ne 4.000, IX. Louisönderliğindeki 7. Haçlı Seferi'ne ise 5.000 arbaletçi katılmıştır.[8]
Arbaletçiler profesyonel askerler arasında yüksek bir statüye sahipti ve çoğu zaman sıradan piyadelerden daha fazla maaş alırlardı.[91] İspanya, Fransa ve İtalya'da arbalet birliklerinin komutanları orduların en yüksek rütbeli subayları arasında yer alırdı. İspanya'da arbaletçiler öyle itibarlıydı ki, şövalyelerle eşdeğer bir toplumsal konuma sahiptiler.[84]
Arbaletli bir paralı askerin ücreti, uzun yaylı bir askere göre daha yüksekti. Ancak uzun yaycıların ekipmanları daha ucuzdu ve yardımcı personele ihtiyaç duymazlardı. Bu nedenle arbalet ekipleri, uzun yaycılara kıyasla yüzde on iki daha az verimliydi. Ayrıca kompozit arbaletlerin yayı ve kirişi yağmura karşı hassastı. İngiliz uzun yaycıları, Fransız arbaletçileri Crécy Muharebesi (1346), Poitiers Muharebesi (1356) ve Agincourt Muharebesi’nda (1415) mağlup ettiler. Bunun sonucunda Fransa’da arbalet kullanımı hızla azaldı[88] ve Fransız otoriteleri kendi uzun yaycılarını yetiştirmeye çalıştılar. Ancak Yüz Yıl Savaşları’nın sona ermesiyle birlikte Fransızlar uzun yayı terk etti ve arbalet yeniden önem kazandı. 1520’ye kadar hem piyade hem de süvari birliklerinde kullanılmaya devam etti, fakat Avrupa’da genel olarak tüfekler tarafından gölgede bırakıldı.
Yeni Dünya’daki İspanyol kuvvetleri, Avrupa’da kullanımının azalmasından sonra bile arbaleti yaygın olarak kullandılar. Arbaletçiler, Hernán Cortés’in Aztek İmparatorluğu’nun İspanyol istilasına ve Francisco Pizarro’nun Peru seferine katıldılar. Ancak İnka İmparatorluğu’nun İspanyol istilası] (1532–1523) sırasında Pizarro’nun yanında yalnızca bir düzine arbaletçi kalmıştı.[84]
-
Arbalet kullanan süvarilerin en eski Avrupa tasviri, Katalonya el yazması Kıyamet’in Dört Atlısı, 1086
-
İspanya'da arbalet ile avlanan adam, 12. yüzyıl
-
Arbalet ile avlanan adam, 14. yüzyıl
-
Arbaleti kuran ve ateşleyen iki adam, 1475
-
Arbalet taşıyan adam, 1530'lar
-
Leonardo da Vinci'nin dev arbaleti, 15–16. yüzyıl
-
Macaristan Kralı Matthias Corvinus'a ait arbalet, 1489
Çin ve Avrupa arbaletlerinin karşılaştırılması
[değiştir | kaynağı değiştir]Çin arbaleti, genellikle yalnızca 10-18 cm (3,9-7,1 in) civarında olan erken Orta Çağ Avrupa arbaletlerine kıyasla yaklaşık 51 cm (20 in)'lik daha uzun bir güç darbesine (power stroke) sahipti. Bu durum, Çin tetiğinin daha kompakt tasarımı sayesinde kundak arkasına daha geriye yerleştirilebilmesiyle mümkün oluyordu. Avrupa arbaletlerindeki uzun yatay tetik kolu ise daha öne monte edilmesini gerektiriyordu. Çin arbaletlerinin nispeten kısa kompozit yayları, daha geriye çekilebildiğinden kırılma riski olmadan daha uzun güç darbesine olanak sağlıyordu. Çin arbaletlerinde çekiş ağırlıkları 68-340 kg (150-750 lb) arasında değişmekteydi.[8][92]
...Çinliler, Bizanslılara kıyasla arbaleti piyade silahı olarak çok daha kapsamlı bir şekilde kullandılar ve Çin arbaleti Batılı muadilinden daha gelişmiş bir aygıttı. Avrupa arbaletleri döner somun (rolling nut) ve tek kollu tetik mekanizması kullanırken, Çin arbaletlerinde tam olarak mühendislik ürünü üç parçalı bronz bir mekanizma vardı; bu mekanizma, kısa ve hafif bir tetiğe basarak güçlü bir yayı ateşlemeyi mümkün kılıyordu.[81]
— David Graff
Avrupalılar 10. yüzyılda arbaletleri savaş alanlarında kullanmaya başladıklarında, tetikleri daha hantaldı ve yayları genellikle ahşaptı. Ancak 13. yüzyılda Avrupa arbaletleri de kompozit yaylara geçiş yaparak çekiş ağırlıklarını artırdı. Bu dönemde hâlâ rolling nut mekanizması kullanılsa da, Avrupa arbaletleri Çin muadilleriyle karşılaştırılabilir seviyeye gelmişti. 13. yüzyıldan itibaren Avrupa arbaletlerinde Çin'de görülmeyen germe mekanizmaları kullanıldı: makara, kanca (gaffle), cranequin ve vida sistemi. 14. yüzyılda çelikten yapılan Avrupa arbaletleri, en ağır Çin piyade arbaletlerinden bile daha yüksek çekiş ağırlıklarına ulaştı. Bununla birlikte, Avrupa arbaletlerinin güç darbesi genellikle Çin arbaletlerinin üçte biri kadar kalmaya devam etti; bu da artan çekiş ağırlıklarına rağmen gücü sınırlıyordu.[8]
Örneğin, 150-pound (68 kg) çekiş ağırlığına ve 11-inç (280 mm) güç darbesine sahip bir arbalet, 400-grain (26 g)’lık bir oku 205 ft/s (62 m/s) hızla fırlatabilir. Güç darbesi 12-inç (300 mm)’e çıktığında aynı ok 235 ft/s (72 m/s) hızla fırlar. Bu da %9’luk güç darbesi artışının, %14,6’lık bir güç artışı sağladığını gösterir.[93] Dolayısıyla diğer tüm faktörler eşitse, ≈387-pound (176 kg) çekiş ağırlığına ve 20-21-inç (510-530 mm) güç darbesine sahip standart bir Han Hanedanı arbaleti, yalnızca 6-7-inç (150-180 mm) güç darbesine sahip 1.200-pound (540 kg) çekişli Orta Çağ Avrupa arbaletine eşdeğer güçte olabilirdi.[94][95]
Avrupa’da arbaletler 16. yüzyılda arkebüz ve misket tüfekleri ile yer değiştirdi. Çin’de ise geç Ming Hanedanı’nın sonlarına doğru ciddi bir askerî silah olarak önemini yitirmiş olsa da, 19. yüzyıla kadar sınırlı biçimde kullanılmaya devam etti.
| Çin (MÖ 7. yy-) | Gastraphetes (MÖ 5. yy) | Arcuballista (MS 4. yy) | Avrupa (10. yy) | Avrupa (13. yy) | Avrupa (geç 14. yy) | |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Yay uzunluğu (cm) | 70–145 | 99 | 122 | 58–91 | 80 | |
| Kundak uzunluğu (cm) | 60–70 | 25,5 | 95,5 | |||
| Güç darbesi (cm) | 46–51 | 41 | 10–18 | 16 | ||
| Çekiş ağırlığı (kg) | 68–340 | 55–90 | 20,5 | 36–90 | 90–270 | 180–680 |
| Menzil (m) | 170–450 | 230 | 91,5 | 340–411 | ||
| Tetik mekanizması | bronz dikey tetik | bronz blok ve kol | rolling nut – kemik, boynuz | rolling nut | rolling nut – metal | |
| Germe mekanizması | vinç, üzengi (12. yy), kemer kancası (geç) |
kanca ve kol | üzengi (12. yy), kemer kancası (12. yy) |
vinç | vinç makaraları, kanca, cranequin, vida, ip makarası (15. yy) | |
| Arbalet malzemesi | kompozit | kompozit | ahşap | kompozit | kompozit | |
| Tekrarlayan arbalet malzemesi | dut ağacı/bambu |
Japonya
[değiştir | kaynağı değiştir]Oyumi, Asuka döneminde (7. yüzyıl) ortaya çıkan eski Japon topçu silahlarıydı.[96] Japon kayıtlarına göre Oyumi, aynı dönemde kullanılan el tipi arbaletlerden farklıydı. 7. yüzyıldan kalma bir kaynak, Oyumi'nin aynı anda birden fazla ok fırlatabildiğini düşündürmektedir: "Oyumi’ler sıraya dizildi ve rastgele ateşlendi, oklar yağmur gibi yağdı".[96] 9. yüzyılda Shimaki no Fubito adında bir Japon zanaatkâr, Çinlilerin kullandığı bir model üzerinde geliştirmeler yaptığını iddia etmiş; onun versiyonu dönebilir ve birden fazla yöne ok fırlatabilirdi.[97][98] Oyumi'nin son kaydedilen kullanımı 1189 yılına aittir.[96]
İslam dünyası
[değiştir | kaynağı değiştir]
İslamî metinlerde 14. yüzyıldan önce arbaletlere dair herhangi bir referans bulunmamaktadır. Araplar genel olarak arbalete mesafeliydi ve onu yabancı bir silah olarak görüyorlardı. Arbalete qaus al-rijl (ayakla gerilen yay), qaus al-zanbūrak (ok yayı) ve qaus al-faranjīyah (Frank yayı) adlarını vermişlerdir. Müslümanların arbalet kullandıkları bilinse de doğu ve batı tipleri arasında farklılık vardı: Endülüs'teki Müslümanlar tipik Avrupa tetiğini kullanırken, doğu İslam dünyasındaki arbaletlerde daha karmaşık tetik mekanizmaları bulunmaktaydı.[99]
Memlüklerin süvari birliklerinde arbalet kullandıkları bilinmektedir.[8]
Afrika ve Güney Amerika
[değiştir | kaynağı değiştir]Orta Afrika'da basit arbaletler, avcılıkta ve keşif silahı olarak kullanılıyordu; bunların Portekizliler tarafından bölgeye getirildiği uzun süre sanılmıştır. Ancak yakın zamana kadar, özellikle farklı pigme kabileleri tarafından, çoğu zaman zehirlenmiş küçük oklarla yaygın şekilde kullanıldıkları bilinmektedir. Bu sessiz avcılık yöntemi, üfleme borusu ve zehirli oklarla avlanan Güney Amerika yerli halklarının yöntemine benzemekteydi. Bu sayede ilk atış isabet etmese bile av ürkmezdi. Küçük okların kendisi nadiren öldürücüydü, fakat zehir nedeniyle hayvan bir süre sonra ağaçlardan düşerdi.
Güney Amerika'da ise arbalet, konquistadorlar tarafından özellikle ekonomik zorluklar veya barut eksikliği nedeniyle ateşli silahların bulunmadığı durumlarda avcılıkta ve savaşta kullanılmıştır.[90]
Günümüzde arbalet kullanımı
[değiştir | kaynağı değiştir]
Arbaletler günümüzde çoğunlukla modern okçulukta hedef atışı için kullanılmaktadır. Bazı ülkelerde hâlen avcılık amacıyla da kullanılmaktadır; bunlara Amerika Birleşik Devletleri'nin büyük bölümü, Asya'nın, Avrupa'nın, Avustralya'nın ve Afrika'nın bazı bölgeleri dahildir. Özel oklarla donatılan arbaletler balina araştırmalarında kullanılmakta ve balinalara zarar vermeden yağ dokusundan biyopsi örneği almak için tercih edilmektedir.[100]
Modern askerî ve yarı-askerî kullanım
[değiştir | kaynağı değiştir]Arbaletler zamanla barutlu silahlarla yer değiştirmiştir; ancak erken dönem ateşli silahların atış hızları daha yavaştı ve çağdaş arbaletlere göre isabet oranları çok daha düşüktü. 1503'teki Cerignola Muharebesi, İspanya'nın fitilli tüfekler sayesinde kazandığı ilk büyük muharebe olarak kabul edilir. Bu tarihten sonra ordularda arkebüz ya da müsket taşıyan askerler, mızraklı piyadelerle birlikte düzenlenmiş, bunlara karşı da tabanca ya da karabin kullanan süvariler çıkmıştır. 1525 yılına gelindiğinde savaş meydanında askerî arbaletler büyük ölçüde ateşli silahlarla yer değiştirmişti. Buna rağmen çeşitli türlerdeki spor ve av arbaletleri Avrupa'da 18. yüzyıla kadar popülerliğini sürdürmüştür.[101]
I. Dünya Savaşı'nda, Fransız ve Britanyalı askerler Batı Cephesinde Sauterelle adı verilen bir tür bomba fırlatan arbalet kullanmıştır. Bu silah, bir F1 el bombası veya Mills bombasını 110-140 m (120-150 yd) uzağa fırlatabiliyordu.[102]
Günümüzde de arbaletler bazı ordular,[103][104][105][106] bazı kabile güçleri[107] ve hatta Çin'de polis birimleri tarafından kullanılmaktadır. Arbaletlerin küresel çapta dağıtımı ateşli silahlar kadar sıkı düzenlemelere tabi olmadığı için, sessiz çalışmaları ve psikolojik etkileri nedeniyle tercih edilmektedir.[108] Bazı durumlarda zehirli oklarla da kullanıldıkları bildirilmiştir.[109] Arbaletler, pusu ve keskin nişancı karşı operasyonlarında veya iplerle zip-line kurmak gibi zorlu arazide geçişlerde de kullanılabilmektedir.[110]
Ayrıca bakınız
[değiştir | kaynağı değiştir]Kaynakça
[değiştir | kaynağı değiştir]- ^ Peers 1996, s. 17.
- ^ a b c Needham 1994, s. 121-122.
- ^ Andrade 2016, s. 155.
- ^ Needham 1994, s. 171.
- ^ Needham 1994, s. 173.
- ^ Needham 1994, s. 174.
- ^ Needham 1994, s. 178.
- ^ a b c d e f g h i j k l m n o p q r s Loades 2018.
- ^ You (1994), 80.
- ^ Wagner, Donald B. (1993). Iron and Steel in Ancient China: Second Impression, With Corrections. Leiden: E.J. Brill. ISBN 90-04-09632-9. ss. 153, 157–158.
- ^ Mao (1998), 109–110.
- ^ Wright (2001), 159.
- ^ Needham, Joseph (1986). Science and Civilization in China: Volume 3, Mathematics and the Sciences of the Heavens and the Earth. Taipei: Caves Books Ltd, s. 227.
- ^ Needham 1994, s. 89.
- ^ James Clavell, The Art of War, giriş bölümü
- ^ "The Art of War, by Sun Tzu". Gutenberg.org. 4 Mayıs 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Mart 2015.
- ^ Needham 1994, s. 34.
- ^ Peers 2006, s. 39.
- ^ Lewis 2007, s. 38.
- ^ a b Needham 1994, s. 141.
- ^ Needham 1994, s. 139.
- ^ Needham 1994, s. 22.
- ^ Needham 1994, s. 138.
- ^ Peers, 130–131.
- ^ Needham 1994, s. 143.
- ^ Graff 2002, s. 22.
- ^ Loewe 2019, s. 76.
- ^ Hsiao 2014, s. 221.
- ^ Graff 2002, s. 193.
- ^ Graff 2016, s. 51-52.
- ^ a b c Needham 1994, s. 145.
- ^ Needham 1994, s. 146.
- ^ Swope 2014, s. 49.
- ^ Needham 1994, s. 150.
- ^ Needham 1994, s. 120.
- ^ Needham 1994, s. 123-125.
- ^ a b Peers, 130.
- ^ Jackson 2005, s. 71.
- ^ Lin, Yun. "History of the Crossbow," in Chinese Classics & Culture, 1993, No.4: s. 33–37.
- ^ a b c d e f g h i Liang 2006.
- ^ Needham 1994, s. 8.
- ^ Turnbull 2002, s. 14.
- ^ Nicolle 2003, s. 23.
- ^ Haw 2013, s. 36-37.
- ^ Needham 1994, s. 198.
- ^ Needham 1994, s. 177.
- ^ Willey, Peter (2005). Eagle's Nest: Ismaili Castles in Iran and Syria (İngilizce). Bloomsbury Academic. ss. 75-85. ISBN 978-1-85043-464-1.
- ^ Needham 1994, s. 189-190.
- ^ a b c Needham 1994, s. 192.
- ^ Needham 1994, s. 176.
- ^ Needham 1994, s. 188.
- ^ Needham 1994, s. 125.
- ^ a b c Andrade 2016, s. 149.
- ^ a b c d Andrade 2016, s. 150.
- ^ a b Andrade 2016, s. 149-150.
- ^ a b Andrade 2016, s. 152.
- ^ Andrade 2016, s. 153-154.
- ^ a b Andrade 2016, s. 154.
- ^ Needham 1994, s. 135.
- ^ Kelley 2014, s. 88.
- ^ a b Taylor 1983, s. 21.
- ^ Turnbull 2002.
- ^ Grant 2005, s. 100.
- ^ Turnbull 2001, s. 42.
- ^ Turnbull 2001.
- ^ Campbell 2003, ss. 3ff.
- ^ DeVries 2003, s. 127.
- ^ DeVries 2003, s. 128.
- ^ Burstein 1999, s. 366.
- ^ Kinard, Jeff (28 Mart 2007). Artillery: An Illustrated History of Its Impact (İngilizce). Bloomsbury Publishing USA. s. 3. ISBN 978-1-85109-561-2.
- ^ Kinard, Jeff (28 Mart 2007). Artillery: An Illustrated History of Its Impact (İngilizce). Bloomsbury Publishing USA. s. 5. ISBN 978-1-85109-561-2.
- ^ Campbell 2005, ss. 26-56.
- ^ Campbell 2003, s. 8ff.
- ^ a b Marsden 1969, s. 57.
- ^ Campbell 2003, s. 8.
- ^ Marsden 1969, s. 60.
- ^ Josiah Ober: Early Artillery Towers: Messenia, Boiotia, Attica, Megarid, American Journal of Archaeology, Cilt 91, No. 4. (1987), s. 569–604 (569)
- ^ "Tastes of History: Arcuballista: A Late Roman Crossbow". 15 Aralık 2016.
- ^ Hall 1997, s. 238.
- ^ Needham 1994, s. 172.
- ^ a b Graff 2016, s. 52.
- ^ John M. Gilbert, Hunting and Hunting Reserves in Medieval Scotland (Edinburgh: John Donald, 1979), s. 62.
- ^ Needham 1994, s. 170.
- ^ a b c Payne-Gallwey 1995, s. 48.
- ^ Stouraitis 2018, ss. 372-373.
- ^ McKeogh 2002, s. 67.
- ^ "Norman Hand Bow and Footbow Troops". 15 Ağustos 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ağustos 2025.
- ^ a b Robert Hardy (1992). Longbow: A Social and Military History. Lyons & Burford. 1-85260-412-3, s. 75
- ^ Bachrach 2004, ss. 102–103.
- ^ a b "Notes On West African Crossbow Technology". 26 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ağustos 2007.
- ^ Robert Hardy (1992). Longbow: A Social and Military History. Lyons & Burford. 1-85260-412-3, s. 44
- ^ The Crossbow. Bloomsbury. 9 Mart 2018. ISBN 9781472824622.
- ^ "Crossbows / Draw Weight". 4 Ekim 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ağustos 2025.
- ^ Mugnai, Bruno (21 Eylül 2016). History&Uniforms 9 ENG (İtalyanca). Soldiershop Publishing. ISBN 978-88-9327-131-8.
- ^ Selby, Stephen (1 Ocak 2000). Chinese Archery (İngilizce). Hong Kong University Press. ISBN 978-962-209-501-4.
- ^ a b c Japanese Castles AD 250—1540, Stephen Turnbull, Peter Dennis, Osprey Publishing, 2008 9781846032530, s.49 [ölü/kırık bağlantı]
- ^ Louis, Thomas; Ito, Tommy (Ağustos 2008). Samurai: The Code of the Warrior. Sterling Publishing Company. ISBN 9781402763120.
- ^ Hired Swords: The Rise of Private Warrior Power in Early Japan, Karl Friday, Stanford University Press, 1992, s.42
- ^ Needham 1994, s. 175.
- ^ "The St. Lawrence". 22 Eylül 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Ağustos 2007.
- ^ Payne-Gallwey 1995, s. 48-53.
- ^ "Work of the R. E. in the European war". The Royal Engineers Journal. Cilt 39. The Institution of Royal Engineers. 1925. s. 79.
- ^ Çin’de arbalet kullanan özel kuvvetler
- ^ Çin özel kuvvetleriyle ilgili fotoğraf 28 Ekim 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
- ^ "Arbalet kullanan Yunan askerleri". 26 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ağustos 2025.
- ^ "Türk özel kuvvetleri". 3 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ağustos 2025.
- ^ "Crossbow for women" (İngilizce). 4 Haziran 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Eylül 2018.
- ^ Sırbistan üzerine haber 12 Ocak 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
- ^ "bharat-rakshak: Deniz Komandoları hakkında". 25 Ekim 2007 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ağustos 2025.
- ^ Peru ordusundan bir örnek 5 Mart 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
Kullanılan kaynaklar
[değiştir | kaynağı değiştir]- Andrade, Tonio (2016), The Gunpowder Age: China, Military Innovation, and the Rise of the West in World History, Princeton University Press, ISBN 9781400874446
- Bachrach, David S. (2004), "Crossbows for the King: The Crossbow during the Reigns of John and Henry III of England", Technology and Culture, Johns Hopkins University, 45 (1)
- Burstein, M. (1999), Ancient Greece: A Political, Social, and Cultural History, Oxford University Press
- Campbell, Duncan (2003), Greek and Roman Artillery 399 BCE-CE 363, Oxford: Osprey Publishing, ISBN 1-84176-634-8
- Campbell, Duncan (2005), Ancient Siege Warfare, Osprey
- Crombie, Laura (2016), Archery and Crossbow Guilds in Medieval Flanders, Woodbridge: Boydell and Brewer, ISBN 9781783271047
- DeVries, Kelly (2003), Medieval Military Technology, Broadview Press
- Graff, David A. (2002), Medieval Chinese Warfare, 300-900, Warfare and History, Londra: Routledge, ISBN 0415239559
- Graff, David A. (2016), The Eurasian Way of War: Military practice in seventh-century China and Byzantium, Routledge
- Grant, R.G. (2005), Battle: A Visual Journey Through 5,000 Years of Combat, DK Pub.
- Hall, Bert S. (1997), Weapons and Warfare in Renaissance Europe
- Haw, Stephen G. (2013), Cathayan Arrows and Meteors: The Origins of Chinese Rocketry
- Hsiao, Kuo-Hung (2014), Mechanisms in Ancient Chinese Books with Illustrations, Springer
- Jackson, Peter (2005), The Mongols and the West, Pearson Education Limited
- Lewis, Mark Edward (2007), The Early Chinese Empires: Qin and Han, Harvard University Press
- Taylor, Keith Weller (1983), The Birth of the Vietnam, University of California Press
- Kelley, Liam C. (2014), James A. Anderson; John K. Whitmore (Ed.), Constructing Local Narratives: Spirits, Dreams, and Prophecies in the Medieval Red River Delta, Brills
- Liang, Jieming (2006), Chinese Siege Warfare: Mechanical Artillery & Siege Weapons of Antiquity, Singapore: Leong Kit Meng, ISBN 981-05-5380-3
- Loades, Mike (2018), The Crossbow, Osprey
- Loewe, Michael (2019), The Men Who Governed Han China, Brill
- Lu, Yongxiang (2015), A History of Chinese Science and Technology Volume 3, Springer
- Marsden, Eric William (1969), Greek and Roman Artillery: Historical Development, The Clarendon Press
- McKeogh, C. (2002), Innocent Civilians: The Morality of Killing in War, Springer
- Needham, Joseph (1994), Science and Civilization in China Volume 5 Part 6, Cambridge University Press
- Nicolle, David (2003), Medieval Siege Weapons (2): Byzantium, the Islamic World & India AD 476–1526, Osprey
- Payne-Gallwey, Ralph (1995), The Book of the Crossbow, Dover
- Peers, C. J. (1996), Imperial Chinese Armies (2): 590-1260AD, Osprey
- Peers, C. J. (2006), Soldiers of the Dragon: Chinese Armies 1500 BC – AD 1840, Osprey
- Schellenberg, Hans Michael (2006), "Diodor von Sizilien 14,42,1 und die Erfindung der Artillerie im Mittelmeerraum" (PDF), Frankfurter Elektronische Rundschau zur Altertumskunde, cilt 3, ss. 14-23
- Stouraitis, Yannis (2018), A Companion to the Byzantine Culture of War
- Swope, Kenneth (2014), The Military Collapse of China's Ming Dynasty, Routledge
- Turnbull, Stephen (2001), Siege Weapons of the Far East (1) AD 612–1300, Osprey
- Turnbull, Stephen (2002), Siege Weapons of the Far East (2) AD 960–1644, Osprey, ISBN 1-84176-340-3
- Warry, John (1995), Warfare in the Classical World: An Illustrated Encyclopedia, University of Oklahoma Press
Daha fazla okuma
[değiştir | kaynağı değiştir]- Nickel, H, (Ed.) (1982). The Art of Chivalry: European arms and armor from the Metropolitan Museum of Art. New York: Metropolitan Museum of Art.