Zedekiah Mağarası
| Tsidkiyahu Mağarası Süleyman'ın Ocakları | |
Zedekiah Mağarası iç görünümü | |
| Konumu | Eski Şehir, Kudüs - Kuzey surlarının hemen dışı |
|---|---|
| Koordinatlar | 31°46′56″K 35°13′51″D / 31.78222°K 35.23083°D |
| Derinliği | 9.1 m. |
| Uzunluğu | 200 m. |
| Yükseklik değişkeni | 4-15 m. |
| Rakım | -9.1 m. |
| Keşfedilişi | 1854 |
| Jeoloji | Meleke kireç taşı |
| Giriş izni | Ücretli |
| Mağara açılışı | 1967 |
| Mağara turu uzunluğu | 200 m. |
| Aydınlatma | Var |
| Ziyaretçiler | Pazartesi'den, Perşembe'ye halka açık |
| Telaffuzu | [Sıdkiya] |
| Mağara araştırması | 1854-1873 |
Zedekiah Mağarası, (İbranice: Mearat Tsidkiyahu - מערת צדקיהו) diğer adıyla Süleyman Taş Ocakları, Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan kuzey yönündeki surların hemen dışında, yer alan, yaklaşık 5 dönüm (20.000 m²) büyüklüğünde yer altı meleke kireçtaşı ocağıdır.
Bu yapı, M.Ö. 6. yüzyılda yaşamış Yehuda Kralı Tsidkiyahu (Zedekiah) adına isimlendirilmiştir.[1] Mağara, birkaç bin yıllık bir zaman diliminde oyularak şekillendirilmiş olup, Kudüs'teki en büyük taş ocağının günümüze ulaşan kalıntılarındandır.[2]
Mağaranın İsimleri
[değiştir | kaynağı değiştir]Zedekiah Mağarası ve Süleyman Taş Ocakları'na ek olarak, bu mekân tarih boyunca "Zedekiah'ın Mağarası", "Süleyman'ın Mağarası", "Kraliyet Mağaraları" (veya "Kraliyet Oyukları" ya da "Kraliyet Taş Ocakları") ve "Korah'ın Mağarası" gibi adlarla da anılmıştır. Arapçada Migharat al-Kitan (ya da “Pamuk Mağarası”) adı da kullanılmıştır; zira mağaranın bir dönem pamuk deposu olarak kullanıldığı düşünülmektedir.[3]
Zedekiah Mağarası'nın Girişi ve İç Yapısı
[değiştir | kaynağı değiştir]Zedekiah Mağarası'nın girişi, Eski Şehir surlarının hemen altında, Şam Kapısı ile Herod Kapısı (Çiçekler Kapısı) arasında, Şam Kapısı'nın yaklaşık 150 metre doğusunda yer almaktadır. Dar bir girişin ardından mağara, aşağı doğru eğimli bir şekilde uzanarak yaklaşık 90 metre uzunluğunda, tiyatro benzeri geniş bir odaya açılmaktadır. Mağaranın tavanından süzülen ve “Zedekiah’ın Gözyaşları” olarak bilinen su damlaları, mekâna mistik bir hava katmaktadır.[4]
Bu büyük "salonun" ötesinde, antik taş ustaları tarafından oyulmuş ve zaman zaman düzensiz, hatta garip şekil ve desenler oluşturan bir dizi yapay galeri yer almaktadır. Açılan patikalar, taş ocağı sisteminin her köşesine ulaşım sağlar; mağaranın tamamını ayrıntılı biçimde gezmek en az 30 dakikalık bir süre gerektirir.[4]
Mağaranın birçok bölümünde keski izleri açıkça görülebilmekte; bazı galerilerde ise, yüzyıllar önce bir yapıya taşınmak üzere hazırlanmış ancak taş ustaları tarafından olduğu gibi bırakılmış, tamamlanmaya yakın devasa yapı taşları hâlâ ana kayaya bağlı durumdadır.[4]
Bazı yerlerde taşların üzerinde Arapça, Latince, Yunanca, Ermenice ve İngilizce yazılar kömürle yazılmış ya da oyma şeklinde kazınmıştır (örneğin: “W. E. Blackstone Jan. 1889”). Mağara duvarlarına, mekânla ilişkilendirilen çok sayıdaki efsaneden bazılarını açıklayan levhalar yerleştirilmiştir.[4]
Mağara, giriş noktasından en uzak köşesine kadar yaklaşık 200 metre uzanır. En geniş noktası yaklaşık 100 metre olup, genel derinliği sokak seviyesinin yaklaşık 9,1 metre altındadır; bununla birlikte, daha derin seviyeler ve kapatılmış tüneller de mevcuttur.[4]
Tarihçe
[değiştir | kaynağı değiştir]Mağaranın yalnızca ağzı doğal oluşumdur; iç kısmı, birkaç bin yıllık bir süre boyunca oyularak insan eliyle şekillendirilmiştir.
Büyük Hirodes, Tapınak ve destek duvarlarının - bugün Batı Duvarı (Ağlama Duvarı) olarak bilinen yapının - yenilenmesinde kullanılan yapı taşlarını, Zedekiah Mağarası'ndaki ana taş ocağından temin etmiştir. Bu taşlar, muhtemelen Hirodes Agrippa I dönemine ait inşa faaliyetlerinde de kullanılmış olabilir. Yeraltında yer alması nedeniyle, söz konusu taş ocağı tüm mevsimlerde ve her türlü hava koşulunda çalışmaya elverişliydi.[2] Yahudi-Romalı tarihçi Josephus Flavius (Yosef ben Matityahu), Eski Şehir'deki “Kraliyet Mağaraları”ndan bahsetmektedir; bu tanımın Zedekiah Mağarası’na atıf olabileceği düşünülmektedir.[5]
Midraşik eserlerden "Sayılar Rabbah", mağaradan şöyle söz eder:
“Bir kimse Şabat’ı bir mağarada geçirirse - Zedekiah Mağarası gibi ki bu mağara yirmi dokuz metre uzunluğundadır - mağaranın tamamında yürüyebilir.”[6]
Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman (1494–1566), günümüzdeki Kudüs surlarını inşa ettirmiştir. Bu dönemde Zedekiah Mağarası'nın taş ocağı olarak yeniden kullanıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, güvenlik gerekçeleriyle mağara yaklaşık 1540 yılında kapatılmıştır.[7]
1854 yılında Amerikalı misyoner James Turner Barclay, Şam Kapısı civarında bir mağara olduğuna dair halk arasındaki söylentileri takip ederek, görünüşe göre köpeğinin yardımıyla giriş noktasını keşfetmiştir. Ardından, iki oğluyla birlikte gece gizlice mağaraya girerek içeride keşif yapmıştır.
1873 yılında Fransız arkeolog Charles Clermont-Ganneau, mağaranın küçük bir nişinde oyulmuş ilkel bir figür keşfetmiştir: Bu figür, makas gibi açılan iki uzun ve ince kanata, kıvrık bir kuyruğa ve konik başlık takmış, sakallı bir insan başına sahiptir. Bu alan günümüzde bir bilgi levhasıyla işaretlenmiştir.[2]
1880'lerin ortalarında, mağaraya yerleşen bir Alman dini tarikatı, sağlıksız ve nemli ortam nedeniyle üyelerinin çoğunun hastalanması üzerine, Kudüs'teki Alman Konsolosluğu tarafından tahliye edilmiştir.[8]
1907 yılında, Osmanlı döneminde Yafa Kapısı üzerindeki saat kulesinin inşasında kullanılmak üzere mağaradan bir miktar taş çıkarılmıştır. Bunun dışında, Zedekiah Mağarası uzun yıllar boyunca terkedilmiş durumda kalmıştır.[9]
1920'li yıllardan itibaren mağara, turistik bir cazibe merkezi olarak ilgi görmeye başlamıştır. 20. yüzyılın sonlarında, Doğu Kudüs Kalkınma Şirketi mağarada çeşitli restorasyon çalışmaları gerçekleştirmiştir. 1980'lerin ortalarında ise, Kudüs Vakfı (Jerusalem Foundation) mağara boyunca yürüyüş yolları inşa etmiş ve aydınlatma sistemleri kurarak ziyaretçilerin erişimini kolaylaştırmıştır.
1968 yılında, Doğu Kudüs'te yaşayan bir kişi, İsrail Maliye Bakanlığı'yla temasa geçerek Osmanlı döneminde büyükbabasının Zedekiah Mağarası'na üç sandık altın gömdüğünü iddia etmiştir. Hazineyi gösterebileceğini, ancak karşılığında altının %25'ini talep ettiğini belirtmiştir. Bakanlık bu talebi kabul etmiş, ancak The Jerusalem Post’a göre derin bir çukur kazılmasına rağmen herhangi bir altına ulaşılamamıştır.[2]
Üç yıl süren yenileme çalışmalarının ardından mağara, 2023 yılında yeniden halka açılmış ve bu süreçte mağaraya görsel-işitsel bir gösteri sistemi de entegre edilmiştir.[10]
Arkeolojik Bulgular
[değiştir | kaynağı değiştir]Kullanım dönemlerini belirlemek amacıyla 2000 ve 2002 yıllarında kazılar gerçekleştirilmiştir. Genel olarak Osmanlı dönemine atfedilen duvarın, daha erken bir tarihte, Memlük döneminde (13. yüzyıl) inşa edildiği tespit edilmiştir. Az sayıda Demir Çağı'na ait parça ortaya çıkarılmış olup, kalıntıların çoğunluğu Roma ve Bizans dönemlerine aittir. 2011 yılında gerçekleştirilen ilave kazılarda, muhtemelen geç İslami dönemde taşocağı işçileri tarafından kullanılması amacıyla kapatılmış bir alan tespit edilmiştir.[11]
Kitab-ı Mukaddes ile İlişkisi
[değiştir | kaynağı değiştir]Yerel rivayetlere göre, mağara, İsrail Krallığı'nda inşa edilmiş ilk tapınağın yani Süleyman Mabedi'nin (Birinci Tapınak), inşasında taş ocağı olarak kullanılmıştır. Ocaktan çıkarılan meleke kireçtaşı – dayanıklı, oyulmaya elverişli ve erozyona karşı dirençli olmasıyla – kraliyet binalarında kullanılmış olduğu düşünülmektedir. Meleke adı, İbranice ve Arapça’da "krallığa ait" veya "kraliyetle ilgili" anlamlarına gelen kelimelerden türetilmiştir.[2]
10. yüzyılda yaşamış Müslüman coğrafyacı ve yazar El-Mukaddesi şöyle yazmıştır:
“Kudüs’te, şehrin dışında büyük bir mağara vardır. Alimlerden işittiklerime ve kitaplarda okuduklarıma göre, bu mağara Musa tarafından öldürülen insanların yattığı yere açılır. Ancak bu konuda kesinlik yoktur; görünüşe göre sadece bir taş ocağıdır ve içerisinden meşalelerle ilerlenebilen geçitler bulunmaktadır.”
Burada bahsedilen “Musa tarafından öldürülen insanlar”, hem Tevrat'ta hem de Kur'an'da geçen bir olaya atıfta bulunur. Bu anlatıya göre, Korah (Arapça: Karun) adlı bir adam, Musa (İbranice: Moşe) ve ağabeyi Harun'a (İbranice: Aaron) karşı ayaklanmış, onları İsrailoğullarını Mısır'dan aldatmayla çıkarmakla suçlamıştır. Eski Ahit'e göre, Korah ve yandaşları yer yarılarak yerin dibine gömülmüşlerdir.[2]
Mağaranın, aynı zamanda M.Ö. 6. yüzyılda yaşamış Yehuda kralı Zedekiah'ın (Tsidkiyahu) saklandığı yer olduğuna da inanılır. Kutsal Kitap yorumcusu Raşi’ye göre, Nebukadnezar I komutasındaki Yeni Babil İmparatorluğu ordusunun Kudüs’ü kuşattığı sırada Zedekiah buradan kaçarak kurtulmaya çalışmıştır. Raşi şöyle yazar: “Zedekiah’ın sarayından Eriha ovasına kadar uzanan bir mağara vardı ve kral bu mağaradan kaçarak kurtulmak istedi.” Raşi, Tanrı'nın mağaranın üst yüzeyinde bir ceylan gönderdiğini, mağaranın içinde yürüyen Zedekiah ile aynı hızda koşan bu hayvanı askerlerin takip ettiğini aktarır. Askerler, mağaranın çıkışında ceylanla birlikte çıkan Zedekiah'ı yakalayarak onu kör etmişlerdir. Böylece “Zedekiah’ın Mağarası” efsanesi ve adı doğmuştur.[2] Bu anlatı, Radak tarafından da tekrar edilmiştir.[1]
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar ve Zedekiah Mağarası
[değiştir | kaynağı değiştir]Hür Masonluk felsefesinin Süleyman Mabedi'nin hikâyesi üzerine bina edilmesinden ötürü[12], bu tapınağın yapı taşlarının kesildiği Zedekiah Mağarası Hür Masonlar için önemli bir yere sahiptir. Hür Masonlar, 1860'lı yıllardan bu yana mağarada Masonik törenler düzenlenmektedir. Mason ritüeline göre Süleyman Mabedi'nin mimarı olan Hiram'ın ölümünün ardından, Kral Süleyman ilk Büyük Üstad olarak kabul edilir.[2] 1868 yılında, Kentucky eyaletinin eski büyük üstatlarından biri tarafından mağarada bir tören gerçekleştirilmiştir.[13] Kutsal Topraklar'daki ilk Mason locası olan Royal Solomon Mother Lodge No. 293 (Kraliyet Süleyman Ana Locası No. 293), 7 Mayıs 1873 tarihinde mağarada bir çalışma gerçekleştirmiştir.[14]
İsrail Devleti Büyük Locası'na bağlı İsrail Masonları, bu mağarayı Masonluk tarihindeki en kutsal ve özel yerlerden biri olarak kabul etmektedir.[2] İsrail Yüksek Büyük Kraliyet Başbölüm Şapeli'ne göre bu mekan, özellikle Mark Usta Masonları ve Kraliyet Başbölüm Masonları için özel bir anlama sahiptir. İngiliz Mandası döneminden (1920'ler) itibaren, mağara Mark Usta Masonlarına özgü törenler için kullanılmaya başlanmıştır. Bu uygulama 1948–1968 yılları arasında geçici olarak durdurulmuş olsa da, 1969 baharında İsrail Devleti Yüksek Büyük Kraliyet Başbölüm Şapeli'nin kutsama töreniyle birlikte yeniden başlatılmış ve o tarihten itibaren Mark derecesi yılda ortalama bir kez bu mağarada icra edilmeye devam etmiştir.[15]
10 Mayıs 2015 tarihinde, Kaliforniya Büyük Locası'ndan gelen Masonların İsrail Büyük Locası'nı ziyareti vesilesiyle mağarada bir Masonik tekris töreni gerçekleştirilmiştir.
Ayrıca Bakınız
[değiştir | kaynağı değiştir]- İsrail'de Turizm
- Ağlama Duvarı
- Hür Masonluk
- Yahudilik
- Yehuda Krallığı
- İsrail Krallığı
- Kral Hezekiya
- LMLK Mührü
- Boru Çalma Yeri Yazıtı
- Siloam Yazıtı
- Siloam Tüneli
- Tapınak Uyarı Yazıtı
Kaynakça
[değiştir | kaynağı değiştir]- ^ a b Kral Zedekiah hakkında daha fazla bilgi için, see Krallar 2, XXV, 4; Yirmiya XXXIX, 4–5 and LII, 7–8.
- ^ a b c d e f g h "QUARRYING HISTORY IN JERUSALEM (Published 1985)" (İngilizce). 1 Aralık 1985. 8 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2025.
- ^ Menashe, Harel (2004). Golden Jerusalem. Gefen Publishing House.
- ^ a b c d e admin (10 Eylül 2013). "Underground Jerusalem: The excavation of tunnels, channels, and underground spaces in the Historic Basin". Emek Shave (İngilizce). 4 Haziran 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2025.
- ^ Flavius, Josephus. The Jewish War, V:4. s. 147.
- ^ Numbers Rabbah II
- ^ Barclay, J[ames] T[urner (1858). The city of Great King; or, Jerusalem as it was. unknown library. Philadelphia, J. Challen and sons [etc.]
- ^ Stafford Vester, Bertha (1950). Our Jerusalem: An American Family in the Holy City, 1881–1949,. Doubleday & Company, Inc.
- ^ "Jerusalem Clock Tower - Madain Project (en)". madainproject.com. 19 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2025.
- ^ Daunt, Adam. "Zedekiah's Cave: One of Israel's oldest quarries reopened - Quarry". www.quarrymagazine.com (İngilizce). 13 Temmuz 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2025.
- ^ "Jerusalem, 'Zedekiah's Cave'". İsrail Arkeoloji İdaresi. 18 Aralık 2007. Erişim tarihi: 22 Eylül 2025.
- ^ "MASONLUK". TDV İslâm Ansiklopedisi. 17 Ağustos 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2025.
- ^ Kaplan, Danny (2014). "Jewish-Arab Relations in Israeli Freemasonry: Between Civil Society and Nationalism". Middle East Journal. 68 (3): 385-401. ISSN 0026-3141. 12 Eylül 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi22 Eylül 2025.
- ^ "דף הבית". אתר הלשכה הגדולה (İbranice). 7 Haziran 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2025.
- ^ DF. "Freemasonry in Israel - King Solomon's Quarries". www.geocities.com. 22 Ekim 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Eylül 2025.
Dış bağlantılar
[değiştir | kaynağı değiştir]- Youtube'da tanıtım videosu (İngilizce)