Necip Fazıl Ödülleri, Necip Fazıl Kısakürek'in manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla 2014 yılından itibaren çeşitli kategorilerde verilmeye başlanmış edebiyat ve kültür ödülleridir. Ödüller, her yıl edebiyat ve düşünce alanında çalışmalar yürüten isimlerden oluşan bir jüri tarafından belirlenmektedir. Jüri üyeleri arasında M. Fatih Andı, Turan Karataş, Ahmet Murat Özel, Necip Tosun, Aykut Ertuğrul ve Melike Günyüz gibi akademisyen ve yazarlar yer almaktadır.[1][2][3]
Ödüller, İstanbul'da düzenlenen bir törenle takdim edilmektedir. Törenlere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da zaman zaman katılmakta ve ödülleri sunmaktadır.[4]
Necip Fazıl Ödülleri jürisi, "Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi"nin şairine, çıkmazlardan kayda değer eserler ortaya koyan Hüseyin Atlansoy'u Necip Fazıl Şiir Ödülü'nü layık buldu.
İlk kitabı Horozlu Ayna ve Ölüm'den sonra son kitabı Cesedi Nereye Gömelim'e kadar Modern Türk Şiirinin nitelikli bir temsilcisi olmuştur. Şiirlerindeki farklı yönelme ve arayışlar, son kitabıyla birlikte düşünsel derinliği de içeren bir Türkçe ustalığına yükselmiştir. Cevdet Karal, aynı zamanda kendi kuşağını poetik açıdan temsil eden önemli şairlerinden biri olarak Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görüldü.
Modern Türk şiirinde ana akım içinde kalarak ve hem geleneksel hem modern şiir birikimine yaslanarak özgün bir eser ortaya koyması nedeniyle Necip Fazıl Şiir ödülünü almaya hak kazanmıştır.
1970'lerden günümüze şiire getirdiği yerli duyarlılık ve yönettiği edebiyat dergilerindeki poetik bakış açısıyla Türk şiirinin gelişmesine katkı sunan, öte yandan mazlumların ve mağdurların öfkeli sesi olan Arif Ay Necip Fazıl Şiir ödülüne layık görülmüştür.
İlk kitabı Üç Köpük'ten itibaren dikkat çeken temiz Türkçesi, kendine özgü, istisnai bir şiir dünyası kurma becerisi, modernleşmenin yol açtığı toplumsal ve bireysel çelişkilere dair güçlü dikkati ve şiir yayıncılığına katkıları sebebiyle Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.
Kendine özgü lirik ve seçkinci bir şiir dilini inşa etmekteki başarısı, şiirleri yanında şiir dergiciliğiyle de edebiyata yaptığı katkı nedeniyle Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.
Şiir yazmanın yanı sıra şiir üzerinde düşünen ve düşüncelerini akıcı denemeler halinde okuyucuya sunan şair Mustafa Aydoğan, imgeyi şiirde önemseyip başarıyla kullanan, gelenekten beslenerek yeniliği arayan, lirizme meyyal, yalın ama bir o kadar da derinlikli şiiriyle Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.
Kadim Türk kültürünün izlerini şiirinin özüne koyması, neredeyse bütün mesaisini şiire, şiir dergilerine, şiir üzerine araştırma ve inceleme yazılarına ayırdığı için Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.
Yenilikçi tavrının yanı sıra geleneği kuşatan özgün sesiyle çok katmanlı bir şiir evreni kuran ve aynı zamanda, yayıncılık faaliyetleriyle uzun yıllardır Türk şiirine hizmet etmesi sebebiyle Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.
Türk şiirinin gelişim çizgisini derinden takip ederek, şiiriyle modern hayatın ve şehrin karmaşık doğasına eşlik eden duyarlılığı; yine şiir üzerine yazıları ve şiir yayıncılığına verdiği emek nedeniyle Necip Fazıl Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.
Günümüz kadar geçmişin birikiminden beslenerek şiirde geleneksel olanla modernizmi harmanlayan, poetika ve politikanın insan tekleri ve toplum üzerindeki etkilerini soruşturan duyarlılığı, dergiciliği; fikrî planda şiir üzerine verdiği emekler nedeniyle Necip Fazıl Şiir Ödülü’ne layık görülmüştür.
Dili ayrıntılara inen bir biçimde kullanma titizliğiyle Türk öyküsüne yeni imkanlar sunan Güray Süngü'ye “Necip Fazıl Hikaye Ödülü” verilmesine karar verdi.
Hikâye türünde ortaya koyduğu eserlerde, insanımızın hayatlarında göz ardı edilen incelikleri, yerli ve asil duruşu, kadın duyarlığında kolayca fark edilemeyen kırılgan dokuları etkili bir dille anlattığı ve Türkçenin anlatı imkânlarına yeni kapılar araladığı için Necip Fazıl Hikâye Ödülü'ne layık görüldü.
Çağdaş Türk öykücüleri ve modern öykünün meseleleri üzerine değerli araştırma ve incelemeleri de bulunan Necip Tosun hikâyeciliği ve hikâyelerimiz üzerine yaptığı araştırmalardan dolayı Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülüne layık görülmüştür.
Yönettiği dergilerle gençlere alan açan, kitaplaşan hikâyelerinde dil, üslup, teknik ustalık ve özgünlük niteliğiyle öne çıkan Aykut Ertuğrul, Necip Fazıl Hikâye-Roman ödülüne layık görülmüştür.
Kişisel açmazları ve dramları, sadece bireysel/içsel bir derinliğe değil, aynı zamanda, hakikate ve toplumsal sorunlara ulaştırıp biçimsel yeniliklerle hikâye sanatına yeni tonlar, yeni renkler getirmesi; kendi kültürümüzün, medeniyetimizin hikâyesini modern hikâyenin imkânlarını kullanarak anlatması nedeniyle Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü'ne layık görülmüştür.
İnsan ile eşya arasındaki ilişkileri, değişimin yarattığı açmazları, kaybedilen güzellikleri derinlikli psikolojik, sosyolojik tahliller ve dil yetkinliği ile eserlerine yansıtması nedeniyle Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü'ne layık görülmüştür.
Gündelik hayatı, insanlık dramlarını ve geleneğin hâllerini ayrıntının gücüyle, görüntüler, sesler, eşyalar üzerinden etkili, sahici bir dille anlatması nedeniyle Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü'ne layık görülmüştür.
Yenilenleri, kaybedenleri, kenarda kalanları derinlikli bir anlatım ve ikna edici bir dille anlattığı eserleriyle Türk Edebiyatı'na özgün katkılar sunduğu için Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü'ne layık görülmüştür.
Toplumsal ve siyasal olaylar zemininde güç ve birey ilişkilerini sorguladığı romanlarında insan ilişkilerindeki açmazları, değerlerden kopuşu, hayal kırıklıklarını, aşkı ve içsel yolculuğu popüler edebiyatın tuzaklarına düşmeden, kuşatıcı ve şiirsel bir derinlik içinde ele alması sebebiyle Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü'ne layık görülmüştür.
Rafineleşmiş bir dil, çarpıcı hayal gücü ile gerçeğin binbir yüzünü ironik ve fantastik bir kurguyla gözler önüne sermesi ve yeni gerçekleri yeni anlatım biçimleriyle ifade etmesi nedeniyle Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü'ne layık görülmüştür.
Toplumun değişik katmanlarından çıkardığı kişileri başarılı bir biçimde roman kahramanı haline getirmesi, şehrin karmaşık düzeni içinde özüne yabancılaşan insanın dramını duru bir lisanla dikkatlere sunması ve her bir eserinde farklı anlatım teknikleri deneyerek okurla güçlü bağ kurmadaki başarısı nedeniyle Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü’ne layık görülmüştür.
Geothe, Hammel ve Annemarie Schimmel gibi önemli şair ve yazarların eserlerini Almanca'dan çeviren Senail Özkan, özellikle Geothe'nin Türkçe'de tam tercümesi bulunmayan Doğu-Batı Divanı'nı başarılı bir şekilde dilimize kazandırdığı için Necip Fazıl Tercüme Ödülü'ne layık görüldü.
Türkçeye Sinan Çağı: Osmanlı İmparatorluğu'nda Mimari Kültür adıyla çevrilen son eserinde, birincil kaynakları kullanmak suretiyle Sinan'ı ve sanatını, kendi çağının şartları, süreçleri ve bağlamları içinde yeniden değerlendiren Necipoğlu, Osmanlı dünyasının daha iyi anlaşılmasını sağlayan eserleriyle kültür ve sanat tarihimize yeni ışıklar düşürdüğü için ödüle layık görüldü.
İslam'ın erken dönemlerinin düşünce ortamını, kaynaklarını ve eserlerini; İslam'ın Klasik Çağında Felsefe Tasavvuru, Kelam Felsefesi Üzerine Araştırmalar, İlim ve Hikmet'in Aydınlığında, Yitirilmiş Hikmeti Ararken gibi araştırma-inceleme kitaplarında çalışma konusu yapmıştır. Kutluer, İlim dünyasına bu değerli katkılarıyla Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görüldü.
Anadolu coğrafyasının inanç tarihi ve Babailer, kalenderiler, vefailer gibi çok az bilinen heteredoks yapılar üzerine yaptığı yetkin akademik çalışmalar ve yetiştirdiği öğrencilerle kültürümüze ve tarih çalışmalarına önemli katkılar sağlayan Prof. Ahmet Yaşar Ocak Necip Fazıl Fikir Araştırma Ödülüne layık görülmüştür.
İstanbul Kadı Sicilleri adlı eserden dolayı emeği geçen tüm bilim insanları adına Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın ve Dr. Coşkun Yılmaz, Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görülmüştür.
Tasavvuf üzerine kaleme aldığı araştırma eserleri, tahlile dayalı makale ve kitaplarıyla sunduğu ilmî tebliğlerin yanı sıra klasik eserlerden yaptığı tercüme çalışmaları nedeniyle Necip Fazıl Fikir Araştırma Ödülü'ne layık görülmüştür.
Geleneksel düşünce birikimini modern düşüncenin imkanlarını dikkate alarak yorumlayan öncü ve ufuk açıcı ilmi çalışmaları nedeniyle Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görülmüştür.
Roman ve iktisat, roman ve siyaset eksenli eserleriyle Türk düşünce ve edebiyat hayatında önemli bir tema ve beslenme alanı oluşturduğu için Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görülmüştür.
Metafizik, matematik, din, ahlâk, sosyal bilimler, yapay zekâ, hukuk, şiddet, mantık gibi farklı konuları birbirine eklemlenmiş bir bütünlük ve felsefi zemin içinde ele alması, akademik çalışmaları ve Kant felsefesi üzerine yapmış olduğu kapsamlı inceleme ve araştırmaları sebebiyle Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görülmüştür.
Batı eksenli modern psikoloji kuramlarına yönelik eleştirel okuması, psikoloji ve psikiyatri alanında yaptığı çığır açıcı çalışmaları ve güncel toplumsal sorunlara yönelik yoğun dikkatini yansıtan eserleri nedeniyle Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü'ne layık görülmüştür.
Filistin’in kültürel ve edebi direnişini odağa alarak sanatın politik hafızayı kurma gücünü görünür kılan araştırmaları ve İsrail’in edebiyat üzerindeki ideolojik etkisini çözümleyen çalışmalarıyla Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü’ne layık görülmüştür.
Anadolu insanının hayatından kesitleri yansıtırken kullandığı çarpıcı üslup, kurduğu orijinal ve ironik öykü diliyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülüne layık görülmüştür.
Günlük yaşamlarımıza açtığı geniş pencere ve hayatımızı dolduran nesnelere ve gerekçelere yüklediği taze anlam alanlarıyla yeni bir anlatımın habercisi olan öykü dili denemeleriyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülüne Betül Nurata layık görülmüştür.
Roman yazma tekniği hususunda cesur denemeleri, kişi/tip oluşturmada bulgucu zekâsı Beş Kere Halil romanıyla hayata ve dünyaya şaşırtıcı aralıklardan bakış gibi nitelikleriyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülüne Emre Ergin layık görülmüştür.
Yenilikçi arayışları, kalıcı karakterleri ve romandaki farklı sesiyle, hayal ve gerçek çatışmasını, insanın özünü arama çabalarını, ayrılan ve kesişen kaderleri derinlikli biçimde irdelemesiyle Yasemin Karahüseyin Necip Fazıl İlk Eserler Ödülüne layık görülmüştür.
Dil özeni, çarpıcı kurgusu ve derinlikli göndermeleriyle bir kültür romanı olan Bihaber'de ironinin gücünü ustalıkla kullanması, olayları, insanları didaktik olmaktan uzak sahici bir dünyaya yerleştirmesiyle Fatih Baha Aydın, Necip Fazıl İlk Eserler Ödülüne layık görülmüştür.
Dikkat çekici imgelerle örülü şiirlerinde, hayatın karmaşası ve bilinmezliği karşısındaki insanın tedirginliğini ve yalnızlığını aktarmaktaki yetkinliği sebebiyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
Gerçekçi gözlemlerle insanın kritik, dönüşüm anlarını, lirik, şiirsel bir dille hikâyeye aktarması ve bunu da kalıcı bir insanlık tecrübesine dönüştürmesi nedeniyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür
Şiirinde gösterdiği canlılık ve gündelik hayat unsurlarını yenilikçi bir biçemle yakalama başarısı ile Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
Modern hayatın açmazlarını, insan ruhunun karmaşıklığını anlattığı eserlerindeki yüksek gözlem gücü, derinlikli çözümlemeleri ve insan doğasına ilişkin sırları aktarmadaki başarısı ile Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
Dış dünyaya yenilmiş, içine kapanmış duyarlı kişilerin gerçeklerini akışkan bir dil, etkili anlatım ve başarılı bir atmosferle öyküleştirmesi nedeniyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
Edebiyatın roman türünde kararlı yürüyüşü, çarpıcı ve sıra dışı konuları ustaca bir kurgu ile roman dünyasına aktarışı ve bunu temiz ve işlenmiş bir dil ile gerçekleştirmesi nedeniyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
Şehrin kalabalığında, gerçeğin ağırlığında çıkış arayan insanların hikâyelerini ustalıklı bir dil, derinlikli gözlem ve biçim ustalığıyla anlattığı için Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
Gündelik hayatı; işlek, ironiden beslenen ve güncel şiirin geldiği yerin farkında olan bir şiir diliyle aktarmadaki başarısıyla Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
Yayınlanan iki hikâye kitabında nezih Türkçesi ve akıcı üslubuyla yoksul, kimsesiz, tutunamayan, kıyıya vuran insanlık hallerini melodrama düşmeden ele alan, simgesel, cesur ve şiirsel bir dille kurduğu hikâye dünyasını gerçeküstü anlatımın şaşırtıcı tasvirleriyle zenginleştirmesi sebebiyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
"İnsansın ve Akşam" kitabındaki şiirlerinde modern bireyin çatışma ve çelişkilerini kavrayışta umut vaat eden sezgisi sebebiyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
İlk öykülerinden itibaren dikkate değer bir üslup yakalayabilmesi, kendine has bir öykü evreni kurmayı başarması, Türk-İslam kültürünün imge dünyasıyla sahih bir ilişki kurarak bu toprağın hikâyesini yazma mahareti ve gayreti göstermesi nedeniyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü'ne layık görülmüştür.
Dilde ve ifade biçimindeki yetkinliği, eserlerinde masalları ve mitleri kullanarak oluşturduğu çarpıcı atmosfer nedeniyle Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü’ne layık görülmüştür.
Temiz bir Türkçe ve titiz bir üslûpla çocuklar için kaleme aldığı çok sayıda eserin yanı sıra, televizyonlar için hazırladığı çocuk programları, yürütmekte olduğu çocuk projeleri ve çocuğun dünyasını kavrayış ve onların ilgisine seslenişteki özenli çalışmaları sebebiyle Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü'ne layık görülmüştür.
Toplumun farklı katmanlarından seçtiği karakterlerin, gündelik hayatlarında karşılaştıkları olağan olayları ve durumları dinamik, neşeli ve akıcı bir üslupla çocuk okurlarına sunmadaki başarısı nedeniyle Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü'ne layık görülmüştür.
Zengin Türkçesi ve şiirsel diliyle fantastikten öyküye kadar uzanan farklı türleri zekice kurgulaması, okurlara zengin hayal dünyasının kapılarını aralaması, çocuklar ve gençler için yazdığı eserlerde gelenekle olan bağlara güçlü vurgu yapması nedeniyle Necip Fazıl Çocuk Edebiyatı Ödülü’ne layık görülmüştür.
Yönetmenliğini üstlendiği Akif dizisinde istiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un ailesi etrafında gelişen olayları, imparatorluğun çöküşüne giden yolda yaşanan sosyal kırılmaları, İstanbul'un işgal yıllarındaki aydın psikolojisini ve yabancı misyonerlerin faaliyetlerini, millete mal olmuş Akif gibi örnek bir şahsiyetin ödediği bedelleri, Kurtuluş savaşında verdiği mücadelenin toplumsal yansımalarını estetik ve başarılı bir sinema diliyle geniş kitlelerin ilgisini çekecek akıcılıkta televizyon dizisine aktarması sebebiyle Necip Fazıl Görsel Sanatlar Ödülü'ne layık görülmüştür.
H. İbrahim Düzenli, A. Asım Divleli, E. Selçuk Taşar, Ahmet Yılmaz, İ. Hakkı Yiğit, B. Sami Ateşçi
"Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsü'nde 1 ve 2 No'lu Tütün Depolarının Mimarlık ve Tasarım Fakültesi'ne Dönüşümü" projeleriyle bir endüstri mirası olan hangarlardaki ahşap ve çelikleri tekrar hayata dahil ederek malzemeyi yeniden kullanmaları, mekanın geçmiş ruhunu yenilenen mekana taşımaları, sürdürülebilir bir kampüs alanı oluşturmaları ve önemli bir mimari dönüşüm projesini hayata geçirmeleri sebebiyle Necip Fazıl Mimarlık Ödülü'ne layık görülmüşlerdir.
Müzikte yenilik arayışları, üretimdeki enerjisi, disiplinler arası çalışmaları, besteleri ve icralarıyla ülkemizde ve uluslararası müzik platformlarında gösterdiği başarıları sebebiyle Necip Fazıl Müzik Ödülü'ne layık görülmüştür.
Türk halk müziğine verdiği emek, Harput musikisinin klasik eserlerini gün ışığına çıkarma çalışmaları, kendine özgü icrası ve TRT'de yaptığı "Bergüzar" ve "Dem Bu Dem" programlarıyla türkülerimizi yaşatma gayretleri nedeniyle Necip Fazıl Müzik Ödülü'ne layık görülmüştür.
Hem akademisyen hem icracı kimliğiyle uzun yıllardır Türk halk müziğine emek veren, milletin bağrından çıkmış, kültürel kimliğimizin özü niteliğindeki türkülerin yaşatılması, arşivlenmesi ve doğru biçimde tanıtılmasındaki katkılarından dolayı Necip Fazıl Müzik Ödülü’ne layık görülmüştür.
Etkileyici eserleriyle düşünce hayatına taze bir soluk getiren, yeni edebi oluşumların doğmasına kaynaklık eden; bir neslin uyanışına, yetişmesine, bilinç kazanmasına öncülük eden; çıktığı düşünce ve edebiyat yolculuğundaki yürüyüşünü, temsil ettiği düşünsel duruşunu bozmadan sürdüren Nuri Pakdil'e “Necip Fazıl Saygı Ödülü” verilmesine karar verildi.
Öyküleriyle edebiyatımızda, düşünce eserleriyle de fikir hayatımızda etkili, besleyici ve bu işlevlerini bugün de devam ettiren saygın bir değer olarak Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne layık görüldü.
Dergâh Dergisindeki Genel Yayın Yönetmenliği esnasındaki çabaları, yönlendiriciliği ve pek çok genç hikâyecinin yetişmesindeki katkısı dolayısıyla Necip Fazıl Saygı Ödülüne layık görüldü.
Prof. Dr. Teoman Duralı; Aristoteles'te Bilim ve Canlılar Sorunu, Çağdaş Küresel Medeniyet, Biyoloji Felsefesi ve Sorun Nedir? gibi eserleri ve yetiştirdiği öğrencilerle Türk felsefe kültürüne ve düşünce hayatına önemli katkılar sunduğu için Necip Fazıl Saygı ödülüne layık görülmüştür.
Devletin Türk musikisi politikasının belirlenmesine katkı sağlayan, Türk müziğinin gelecek kuşaklara aktarılması için ömrünü adayan kültür ve sanat adamı olarak Nevzad Atlığ, Necip Fazıl Saygı Ödülüne layık görülmüştür.
Türk-İslam hat sanatlarına yıllardır verdiği emek; geleneksel sanatlarımızı ve o sahanın sanatkarlarını yaşatma yolundaki incelikli ve kıymetli eserleri; ömrü boyunca biriktirdiği güzellikleri bugünkü kuşağa ulaştıran hatıraları sebebiyle Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne layık görülmüştür.
İlk kitabı İlk Atlas'tan bugüne kadar yayımlanan eserlerinin her biriyle Türk şiirine genişlik, derinlik ve çeşitlilik kazandıran, Türkçemize çevirdiği birbirinden kıymetli eserlerle dilimizi ve kültürümüzü zenginleştiren; edebiyat camiasında gösterdiği sorumlu, ağırbaşlı ve duyarlı duruşuyla örnek bir şahsiyet olan Cahit Koytak Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne layık görülmüştür.
Derin bir vukufa sahip olduğu tasavvufun yanı sıra felsefe, kelam, fıkıh ve edebiyat alanında da yetkin bir ilim adamı olarak, başta tasavvuf tarihi olmak üzere İslam ilimleri alanında kıymetli makale ve kitaplarıyla akademiye ve düşünce dünyasına yol gösterici katkılar sağlayan, öğrenci yetiştiren ve birçok klasik eseri Türkçeye kazandıran Prof. Dr. Süleyman Uludağ, Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne layık görülmüştür.
Resim sanatına uzun zamandır verdiği emek, geleneksel düşünce ve sanat birikimini modern sanatın imkânlarıyla dile getirmedeki başarısı, yetiştirdiği öğrenciler yoluyla resim sanatının sevilmesinde ve gelişmesindeki katkılarıyla Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne layık görülmüştür.
İhtisas alanı olan hekimlikteki araştırma ve incelemeleriyle önemli bir konuma sahip olmakla birlikte, edebiyatımıza nevi şahsına münhasır bir ses ve renk getiren şiirleri, denemeleri, hatıra kitapları, sohbetleri ve yetiştirdiği talebeleriyle medeniyet dünyamızda unutulmaz bir yer edinmesi sebebiyle Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne layık görülmüştür.
Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatının dev ismi merhum Hamid Aytaç'tan aldığı icazetle bugüne kadar bu sanatı hakkıyla ve büyük bir ustalıkla icra etmesinin yanı sıra bu alanda yetiştirdiği pek çok öğrenciyle bu sanatın günümüze kadar gelmesine ve gittikçe artan bir ilgiye ve takdire muhatap olmasına gösterdiği büyük katkı ve gayret nedeniyle Necip Fazıl Saygı Ödülü'ne layık görülmüştür.
Günübirlik ve kaba mizah anlayışından uzak, ince duyarlılıklar ve kimi zaman sarsıcı ironik eleştirilerin eşlik ettiği şiirsel çizgileriyle sanat, düşünce, edebiyat ve siyaset hayatımıza açtığı pencereler ve bu pencerelerden gözlemlediklerini düşünce ve inanç hassasiyetleriyle yoğurarak çizgi sanatımıza yaptığı büyük katkılar nedeniyle Necip Fazıl Saygı Ödülü’ne layık görülmüştür.
Bosna Hersek ile Türkiye arasında köprü vazifesi gören aydınlardan biri olması dolayısıyla Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülüne layık görülmüştür.
Osmanlı tarihi, Necip Fazıl, Ömer Seyfettin, Mehmed Akif gibi edebiyatçılar üzerine yaptığı çalışmalar ve öğrencilerini Türk kültür ve edebiyatını öğrenmeye teşviki dolayısıyla Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat ödülüne layık görülmüştür.
İslam düşüncesinin ihyasına yönelik yüksek felsefi çabası, disiplinler arası yaklaşımın yanı sıra geleneksel birikimi dikkate alan kuşatıcı yöntemiyle Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü’ne layık görülmüştür.
Gençlik dönemi boyunca sanatsal kimliğini kurgularken yaşadığı felsefi açmazlara bir çözüm aramış, Uzakdoğu'dan, Ortadoğu'ya, Avrupa'dan Mağripʼe birçok coğrafyanın farklı zaman dilimine ait sanat dillerini incelemiş ve nihayetinde tevhidi bakış açısı ile kişisel serüvenini İslamiyetle buluşturmuş bir sanatçı-yazar olarak Necip Fazıl Uuslararası Kültür Sanat Ödülü'ne layık görülmüştür.
Modernizm ve küresel dayatmaların çarkları arasında kaybolmuş, özünden kopmuş, varoluş gayesini unutmuş insana ilahi yaradılıştaki hikmeti yeniden hatırlatan, küresel ve ticari sinema anlayışına prim vermeden, gelenekten beslenen, kadim bilgeliğin imbiğinden damıtılmış ibretli hikâyelerle sinema sanatına dervişane bir bakış kazandırması sebebiyle Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü'ne layık görülmüştür.
Filistin kültüründen, tarihinden ve geleneğinden oluşturduğu sembolleri üstün hayal gücü ve ilhamla resme yansıtması; yarım yüzyılı aşkın süredir Filistinlilerin direnişini modern resim sanatının diliyle ölümsüzleştirmesi nedeniyle Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü'ne layık görülmüştür.
Modern Arap sanatının biçimsel ve düşünsel temellerini attığı eserlerinde savaş, sürgün ve hafıza temalarını derin bir etik duyarlılıkla ele alan, coğrafyada yaşanan trajediyi unutturmamaya çalışan eserleri nedeniyle Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü’ne layık görülmüştür.