Amik Gölü Muharebesi
| Amik Gölü Muharebesi | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Birinci Haçlı Seferi'nin Antakya Kuşatması | |||||||
Boemondo'da muharebede. 19. yüzyıl izlenimi, Gustave Doré. | |||||||
| |||||||
| Taraflar | |||||||
| Haçlılar |
Halep Sultanlığı Artuklu Beyliği Hama Emirliği | ||||||
| Komutanlar ve liderler | |||||||
| Boemondo |
Rıdvan Sökmen Bey | ||||||
| Güçler | |||||||
| 700 şovalye[1][2] | ~12,000[3] | ||||||
| Kayıplar | |||||||
| Hafif | Ağır, tüm ordu geriçekildi | ||||||
Amik Gölü Muharebesi, Birinci Haçlı Seferi sırasında 9 Şubat 1098'de gerçekleşmiştir. Haçlılar Antakya'yı kuşatırken, Haçlı ordugahına, Halep Selçuklu hükümdarı Rıdvan komutasındaki büyük bir yardım kuvvetinin yolda olduğu haberi ulaşmıştır. Tarantolu Boemondo, kalan tüm atları toplayarak gece vakti Müslüman ordusuna pusu kurmak üzere yola çıkmıştır. Birkaç başarılı süvari hücumundan sonra Haçlı şövalyeleri sayıca üstün olan Müslüman ordusunu bozguna uğratılmış ve Rıdvan'ı Halep'e geri çekilmek zorunda bırakmışlardır.
Arka plan
[değiştir | kaynağı değiştir]Haçlılar 21 Ekim 1097'de Antakya Kuşatması'na başlamışlardır. 31 Aralık 1097'de Şamlı Dukak komutasındaki bir yardım kuvvetini yenilgiye uğratmışlardır. Antakya'nın Türk valisi Yağı-Sayan oğlu Şemsüddevle'yi yerel emirlerden yardım istemek üzere göndermiştir. Dukak'ın yenilgisinden sonra yardım istemek üzere Halep'e doğru yola çıkmıştır. Halep Selçuklu Sultanı Fahrülmülk Rıdvan, kuşatma altındaki şehri kurtarmak için kuvvetlerini toplamıştır. Başlıca müttefikleri arasında Artuklu emiri Sökmen Bey ve Hama emiri yer almaktaydı.[3] Albertus Aquensis ordunun 30.000 kişiden oluştuğunu öne sürerken, kuşatmaya katılan dönemin haçlıları Stephen of Blois ve Anselm of Ribemont, modern tarihçilerin de katıldığı daha gerçekçi bir rakam olan 12.000'i verir.[3] 8 Şubat'ta Rıdvan, Antakya'ya yaklaşık otuz beş kilometre uzaklıktaki Harim'de konuşlanmıştı. Haçlılar, Antakya garnizonu ile Rıdvan ordusu arasında sıkışma tehlikesiyle karşı karşıyaydılar. Haçlı seferinin liderleri bu tehdide karşı ilk kez tek bir komutan atamaya karar verdiler. Norman Taranto'lu Boemondo seçildi. Kuşatmanın bu noktasında haçlıların emrinde çok az atlı şövalye vardı - toplamda sadece 700 kişi (çoğu yük hayvanları ve öküzler üzerindeydi) vardı, çünkü atların çoğu uzun süren kuşatma sırasında açlıktan ölmüştü. Boemondo, Demir Köprü etrafında merkezlenen, yıpratma ve insan gücü açısından çok maliyetli olacak bir savunma stratejisi seçmek yerine, sayıca on iki kat az olmasına rağmen saldırıya geçmeye karar verdi. Dönemin Arap kaynakları da Halep ordusunun çok daha büyük olduğunu doğruluyor.[4] Boemondo ve komutasındaki şövalyeler, Demir Köprü'yü gündüz vakti geçen herhangi bir birliğin keşifçiler tarafından fark edileceği göz önüne alındığında, karanlığın örtüsü altında gece vakti haçlı kampından ayrıldılar.
Muharebe
[değiştir | kaynağı değiştir]Savaşta hazır bulunan Gesta Francorum'un anonim yazarı ve dönemin tarihçisi Raymond d'Aguilers'e göre, savaş Asi Nehri ile Amik Gölü arasındaki bir tepede gerçekleşti. Albertus Aquensis, Radulphus Cadomensis ve Peter Tudebode gibi diğer Latince yazan tarihçiler de savaşı tasvir ederler. Boemondo süvarileri altı bölüğe ayırdı ve kendi bölüklerini yedekte tuttu. Rıdvan ana kuvvetlerinin önüne iki filo yerleştirmişti. Boemondo'nun ordusunu nehir ile göl arasında küçük bir tepeye yerleştirme kararı riskli bir karardı, çünkü arkasında ve solunda bir bataklık vardı ve eğer Rıdvan yol boyunca ilerlemeyi başarırsa geri çekilmenin tek yolu kesilmiş olacaktı. Boemondo'nun beş ileri birliği, Rıdvan'ın hareketini engellemek için keşif birlikleri gönderdikten sonra, yan taraftaki iki ileri filoya saldırdı. Süvari hücumunun şoku, Rıdvan'ın ileri birliklerinin geri çekilmesine ve ana ordunun konuşlanmaya çalıştığı sırada onlarla iç içe geçmesine neden oldu. Türk ordusunun esas unsurları bu karışıklığa karşı koymayı başardı ve haçlılarla yakın mesafede şiddetli bir çatışmaya girdi. Şövalyeler tereddüt etmeye başladılar, ancak Türk ordusunun muazzam büyüklüğü, sayıca az olan şövalyeleri alt etme tehdidinde bulunmadan önce, Boemondo durumun krizini fark etti ve ihtiyatını serbest bırakarak düzensiz Türk kuvvetlerini ezdi ve hızla dağıttı. Gesta Francorum'un yazarı, savaşı canlı bir şekilde şöyle anlatır:
Böylece Boemondo, her taraftan Haç işaretiyle korunarak, üç dört gündür açlıktan kıvranan ve sığırların kanına susamış bir aslanın mağarasından kükreyerek çıkması gibi, Türk kuvvetlerine saldırdı... Saldırısı o kadar şiddetliydi ki sancağının uçları Türklerin başlarının üzerinden uçuyordu. Diğer birlikler, Boemondo'nun sancağını böylesine onurlu bir şekilde taşınırken görünce, geri çekilmeyi hemen durdurdular ve bütün adamlarımız birlik halinde Türklere saldırdılar. Türkler şaşkına dönüp kaçtılar. Adamlarımız onları takip etti ve katletti.[5]
Müslüman kuvvetleri kaotik bir bozguna uğrayınca, haçlılar peşlerine düşüp Harim'e kadar takip ettiler, binlerce kişiyi öldürüp atları ve erzakları ele geçirdiler. Harim'deki Türk garnizonu kaleyi yakıp yıktıktan sonra Rıdvan'ı da yanlarına alarak doğuya doğru kaçmıştır. Muharebe sırasında Yağı-Sayan, Antakya'daki haçlı kampına bir saldırı düzenlemiş ancak bu saldırı Toulouse'lu IV. Raymond tarafından püskürtülmüştür. Raymond d'Aguilers zafer hakkında şunları yazmıştır: "Savaş ve ganimet kazanıldıktan sonra, öldürülenlerin başlarını kampa taşıdık ve Türk müttefiklerinin kötü durumunun ve kuşatılanların gelecekte yaşayacakları sıkıntıların acı hatıraları olarak direklere sapladık".[6]
Sonrası
[değiştir | kaynağı değiştir]Haçlıların kayıpları genel olarak düşüktü. Tarihçi Radulphus Cadomensis, Bretonya'lı Conan'ın savaşta öldürüldüğünü belirtiyor. [7] Boemondo'nun hesaplı riski işe yaramıştır. Rıdvan'ın ordusu dağılmış ve bozgun sırasında binlerce kişi öldürülmüştür. Boemondo'nun çok yüksek rütbeli bir general olması, haçlıların riskli bir savaşta sınırlı kaynaklarını en iyi şekilde kullanmalarına olanak sağlamıştır. Saldırgan taktikleri ve haçlı ordusunun uyumu ve disiplini, muhtemelen haçlıların savunma pozisyonu almasını bekleyen çok daha büyük bir gücü yok etmesini sağlamıştır.
Tarihçi Thomas Asbridge, "Tüm haçlı seferinin kaderi, Boemondo'nun mükemmel zamanlanmış, ezici bir süvari hücumuyla Halep saflarını dağıtma yeteneğine bağlıydı. Tek bir cesur manevrayla savaşın gidişatını değiştirdi ve Rıdvan'ın ordusunu kaotik bir bozguna sürükledi."[5] Haçlılar, Dukak ve Rıdvan'ın iki yardım kuvvetini başarıyla savuşturdular. Mart 1098'de St. Symeon'a bir İngiliz ikmal filosunun gelişi, Rıdvan'a karşı kazanılan zaferle birleşince moraller yükselmiş ve haçlıların Antakya'ya baskıyı artırıp kuşatmayı sürdürmelerine olanak sağlamıştır.[8]
Kaynakça
[değiştir | kaynağı değiştir]- Özel
- ^ Asbridge 2004, s. 181.
- ^ France 1996, s. 245.
- ^ a b c France 1996, s. 246.
- ^ Asbridge 2004, s. 183.
- ^ a b Asbridge 2004, s. 185.
- ^ Asbridge 2004, s. 186.
- ^ France 1996.
- ^ Tyerman 2006, s. 140.
- Genel
- Asbridge, Thomas (2004), The First Crusade: A New History, Oxford University Press, ISBN 9780195189056
- France, John (1996), Victory in the East: A Military History of the First Crusade
, Cambridge University Press, ISBN 9780521589871 - Frankopan, Peter (2012), The First Crusade: The Call from the East, Harvard University Press, ISBN 9780674970786
- Rubenstein, Jay (2011), Armies of Heaven: The First Crusade and the Quest for Apocalypse, Basic Books, ISBN 9780465019298
- Tyerman, Christopher (2006), God's War: A New History of the Crusades, Harvard University Press, ISBN 9780674030701