Vuk Branković
| Vuk Branković Sırpça: Вук Бранковић | |
|---|---|
Vuk Branković'in bir portresi | |
| Brankoviç Bölgesi lordu | |
| Hüküm süresi | 1371–1396 |
| Önce gelen | Sırp İmparatorluğu’nun dağılmasıyla Branković ailesinin bölgesel yükselişi; Brankoviç Bölgesi'nin ortaya çıkışı |
| Sonra gelen | Đurađ Branković |
| Doğum | 1345 Sırbistan Krallığı |
| Ölüm | 6 Ekim 1397 Osmanlı Devleti |
| Eş(ler)i | Mara Lazareviç |
| Çocuk(lar)ı | Đurađ Branković |
| Hanedan | Brankoviç Hanedanı |
| Babası | Branko Mladenović |
Vuk Branković veya Vuk Brankoviç (Sırpça: Вук Бранковић, Sırp-Hırvatça telaffuz: [ʋûːk brǎːnkoʋit͡ɕ], 1345 – 6 Ekim 1397) Sırp İmparatorluğu'nun çöküşü döneminde günümüz Sırbistan'ının güney ve güneybatısı ile Kuzey Makedonya ve Karadağ'ın kuzeyinde kalan bölgeyi kontrolü altına alan, Orta Çağ'da yaşamış Sırp soylu.
Erken yaşamı ve kökeni
[değiştir | kaynağı değiştir]Vuk Branković, 14. yüzyılın ortalarında (yaklaşık 1345) Branković hanedanına mensup bir soylu olarak dünyaya geldi. Babası, Sırp İmparatoru Stefan Dušan'ın hizmetinde sebastokrator unvanını taşıyan ve Ohri çevresinde yetki kullanan Branko Mladenović'tir.[1] Ailenin yükselişi, Dušan döneminde merkezî idarenin güçlenmesiyle hız kazandı; 1355'te imparatorun ölümünün ardından başlayan parçalanma sürecinde Brankovićler, Kosova ve çevresindeki topraklarda nüfuzlarını korumayı ve genişletmeyi başardılar.[2]
Vuk, bu siyasî parçalanmanın ve yerel beylerin öne çıktığı dönemde yetişti. Gençlik yıllarında ailesinin mirası olan Kosova merkezli topraklarda (Priştine ve Vuçitrn hattı başta olmak üzere) iktisadî kaynakları ve askerî bağlantıları sağlamlaştırdı; böylece 1370'ler sonuna gelindiğinde bölgedeki başlıca soylulardan biri hâline geldi.[1][2]
Aile bağları da Vuk'un konumunu güçlendirdi: Knez Lazar Hrebeljanović’in kızı Mara ile evliliği, hem hanedanlar arası ittifakı pekiştirdi hem de Kosova’daki nüfuzunu meşrulaştırdı.
Kosova Savaşı
[değiştir | kaynağı değiştir]Vuk Branković, 1389 yılında gerçekleşen I. Kosova Savaşı'nda Sırp kuvvetlerinin önde gelen komutanlarından biri olarak yer aldı. Kaynaklarda genellikle Lazar Hrebeljanović’in ordusunun sağ kanadını komuta ettiği belirtilir.[1] Savaş, Osmanlı kuvvetlerinin genişleyen Balkan hâkimiyetine karşı oluşturulan bir koalisyonun son büyük direniş girişimlerinden biriydi. Çatışmanın ardından yaşanan gelişmeler Branković’in tarihî imajını büyük ölçüde şekillendirmiştir. Ortaçağ sonrası halk anlatılarında ve destanlarda Vuk Branković, Lazar’a ihanet eden figür olarak resmedilmiş, Osmanlı zaferinden sorumlu tutulmuştur. Ancak çağdaş yazılı belgeler ve sonraki tarihçiler, bu iddianın efsanevi nitelikte olduğunu, Vuk’un savaştan sonra Lazar’ın ölümünün ardından ailesini ve askerlerini koruyarak geri çekildiğini vurgular.[2] Kosova Savaşı'nın ardından Branković, Priştine merkezli topraklarında yarı bağımsız bir bey olarak Osmanlı ilerleyişine karşı direnişini sürdürdü. Ancak 1392’de Osmanlı ordularının bölgeye yeniden girmesiyle zor durumda kaldı ve bir süre sonra Osmanlı üstünlüğünü tanımak zorunda kaldı.[1]
Ölümü ve mirası
[değiştir | kaynağı değiştir]Kosova Savaşı’ndan sonraki yıllarda Vuk Branković, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar’daki ilerleyişine karşı direnişini sürdürdü. 1390’ların başında, Lazar Hrebeljanović’in oğlu Stefan Lazarević’in Osmanlılarla yakınlaşmasına rağmen Vuk, bağımsızlığını koruma çabasına devam etti.[1] 1392 yılında Osmanlı ordusu Priştine ve çevresine yeniden girdiğinde Vuk Branković ağır bir askerî yenilgi aldı ve topraklarının büyük kısmını kaybetti. Ardından Osmanlı’ya tâbi olmayı reddettiği için esir alındı. 1397 yılında muhtemelen Osmanlı topraklarında tutuklu bulunduğu sırada öldü.[2]
Vuk Branković’in ölümü, Sırp destan geleneğinde “ihanetin cezası” olarak sembolleştirildi; ancak modern tarihçiler bu anlatının, halk edebiyatında Osmanlı karşısındaki yenilginin sorumluluğunu kişiselleştirmek amacıyla oluştuğunu belirtirler.[2] Gerçekte Branković, çağdaş belgelerde son bağımsız Sırp beylerinden biri olarak görülür ve Kosova bölgesinde Osmanlı hâkimiyeti öncesinin son direniş simgesi kabul edilir.[1]