Toptaşı Tımarhanesi
Toptaşı Tımarhanesi ta da Bismahanesi, Osmanlı Devleti'nde 19. yy sonu ve 20. yy başında faaliyet gösteren bir akıl hastanesidir.
Binanın geçmişi
[değiştir | kaynağı değiştir]Hastane binası, III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan tarafından 1570-1579 yılları arasında yaptırılmış olan külliyenin bir parçasıdır. Külliye; cami, darülhadis ve darülkurra, medrese, imaret, darüşşifa, kervansaray ve mektep birimlerinden oluşur. Mimar Sinan eseridir.[1]
Önce Bimarhane-i Valide-i Atik, sonra Toptaşı Nurbânu Valide Sultan Dârüşşifası olarak kullanılmıştır. Başlangıçta akıl hastanesi olarak değil, her türden hastaya hizmet veren bir şifahane idi.
III. Selim döneminde bina, Nizâm-ı Cedîd'e kışla olarak tahsis edilmiştir. Ardından bir süre askeri hastane olarak kullanılmıştır.[2] 1865 kolera salgınında koleraya yakalananlara hizmet vermiş, salgından sonra bir süre askeri depo olarak kullanılmıştır. İstanbul'un en büyük akıl hastanesi olan Süleymaniye Bimarhanesinde kolera yüzünden 29 hastanın ölümü endişe yaratınca 8 Kasım 1873 tarihinde akıl hastaları Toptaşı'na nakledilip bu binaya yerleştirilmiş ve bina1873'ten itibaren Toptaşı Bimarhanesi veya Üsküdar Bimarhanesi olarak anılmıştır. Bina, 1927 yılına kadar bimarhane olarak hizmete devam etti.
1977'de binaya İmam-Hatip Lisesi yerleştirildi. Dârülhadis ve dârülkurra bölümleri ise Toptaşı Cezaevi'ne dönüştürüldü. Sonraki yıllarda Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne, 2010 yılında ise yeni kurulan Fatih Sultan Mehmed Vakıf Üniversitesi'ne tahsis edildi.
Akıl hastanesi olarak hizmetleri
[değiştir | kaynağı değiştir]19. yüzyılın ikinci yarısına kadar Osmanlı Devleti'nin en büyük bîmârhânesi Süleymaniye Darüşşifası idi. Bu darüşşifa genel bir hastane iken zamanla yalnızca akıl hastalarına özel bir tımarhane haline gelmişti. Ancak hastaların yaşam koşulları çok olumsuzdu. Bu dönemde bîmarhânenin başhekimliğini yürüten İtalyan doktor Luigi Mongeri, reform ve yenileme çalışmalarına girişti. Ancak mekanın yetersizliği, idarî ve ekonomik sıkıntılar gibi başarıya ulaşmasını engelledi. Yeni bir bîmarhâneye taşınmak için gereken izinler sağlanamamıştı. 1873 yılında salgın hastalık çıkması üzerine bîmarhânedeki hastalar tahliye edilip o esnada boş bulunan Atik Valide Külliyesi'nin darüşşifa kısmına yerleştirildiler. Darüşşifaka o günlerden itibaren, içinde yer aldığı semtin adıyla, Topbaşı Bimarhanesi olarak anılmaya başlandı.
Başhekim Luigi Mongeri, 1876 yılında 22 maddelik “Bimarhanelere Dair Nizamname” yayınlayarak hastanenin yönetimi ve hasta kabul şartlarını belirledi. Örneğin bimarhane ruhsatlarının Mekteb-i Tıbbiye Nezareti tarafından verilmesi; genel bimarhanelere hasta kabulu için iki, özel bimarhaneler için üç hekimin imzasının gerekmesi, çevresine zarar veren akıl hastalarının zaptiye tarafından getirilmesi gibi kurallar getirildi. 1882'de Mongeri'nin vefatı üzerine bimarhanenin başhekimliğine, yıllarca yardımcılığını yapmış olan Dr. Avram(ino) de Castro getirildi. 1908 yılında emekli olduğunda görevi Dr. Avni Mahmud devraldı.
Zamanla bimarhanenin kapasitesi, sayıları giderek artan hastalara yetmez oldu. Ağustos 1893'te kolera salgını başlayınca giriş çıkışlar yasaklandı. Buna rağmen kolera vakalarının hastalar arasında yayılması önlenemedi. Bunun hasta fazlalığından kaynaklandığı düşünüldü ve taşradan hasta kabulü durduruldu. 1908 yılında Bimarhanenin hasta sayısı 150 kadın, 300 erkek olmak üzere 450 kişiyle sınırlandırıldı.[2]
Kaynakça
[değiştir | kaynağı değiştir]- ^ Özdi̇nç, Ahmet (2019). "Toptaşı Bimarhanesi Başhekimlerinden Avni Mahmud ve Terbiyye-i Akliyye Adlı Eseri". Türkiye Klinikleri Tıp Etiği-Hukuku-Tarihi Dergisi. 27 (3): 213-238. doi:10.5336/mdethic.2019-66243. ISSN 1303-4332.
- ^ a b Media, Profcat Interactive. "Home". Üsküdar İstanbul. 18 Temmuz 2025 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Eylül 2025.