Sahaf

Sahaf, genel anlamıyla eski, artık basımı yapılmayan ya da ikinci el dergi ve kitapların alınıp satıldığı veya başka bir kitapla değiştirildiği küçük işletmeler ile bu mesleği yapanlara denir. Bu tür kitap satış noktalarını, mekanlarını diğer benzerlerinden ayıran en büyük özellik ikinci el ürünlerin bulunabilmesi ve takas yöntemiyle ticaretin gerçekleşebilmesidir. Özellikle artık basılmayan, kısıtlı sayıda basılan fakat güncelliğini koruyan, ihtiyaç duyulan ya da tarihi önemine ilişkin olarak bir değer taşıyan her türlü basılmış eser bu alış verişin konusu olabilir. Sahaflar, bilimsel veriye ulaşabilmenin kütüphaneler dışındaki kaynak sağlayıcıları olabileceği gibi, tarihte kalanları ve bellekte duranları somut verilerle günümüze taşıyan önemli sosyo-kültürel mekanlardandır. Özellikle efemera koleksiyonerleri için önemli kaynaklar barındırmaktadırlar.
Tarihsel köken ve Osmanlı’daki işlev
[değiştir | kaynağı değiştir]Osmanlı öncesi İslam dünyasında sahaflara "verrâk" denilmiş; bu kişiler müelliflerle birlikte çalışarak eserin oluşumundan kitap hâline getirilip okuyucuya ulaştırılmasına kadar tüm süreçlerde rol almıştır. [1]
Sahaflık 14. ve 15. yüzyıllarda meslek haline gelmiştir. Başlangıçta merkezi Bursa ve Edirne olan sahaflık mesleği, matbaanın olmadığı dönemde medrese öğrencilerinin kitap ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılmaya başlanmış, bilim ve eğitim hayatının vazgeçilmez unsurlarından biri hâline gelmiştir. Fatih Sultan Mehmet döneminde Semaniye Medresesi'nin kurulmasıyla birlikte sahafların genel merkezi İstanbul olmuştur.[2] Özellikle Kapalıçarşı çevresinde sahaf çarşıları oluşmuş, hem şahsi hem vakıf kitaplıkları sahaflar eliyle zenginleşmiştir.
Bu dönemde sahaflar, talep edilen eserlerin hattatlara yazdırılması, tezhip ve minyatür ile süslenmesi ve mücellitlere ciltlettirilmesi dâhil olmak üzere kitap üretimi ve dağıtımının bütün aşamalarını üstlenmişlerdir.
Matbaa sonrası ve Harf Devrimi bağlamı
[değiştir | kaynağı değiştir]1830’lardan itibaren matbaanın yaygınlaşmasıyla sahaflar yayın faaliyetlerine de girmişler, kitap temininde önemli merkezler olmayı sürdürmüşlerdir. 1928 Harf Devrimi sonrasında ise Osmanlıca eserlerin tedavülden kalkmasına rağmen imha edilmeyip el değiştirmesinde, yeni okuyucu ve sahipler bulmasında sahafların belirleyici bir rol oynadığı; bu sayede çok sayıda eserin hurdaya gitmekten ve yok olmaktan kurtarıldığı vurgulanmaktadır. Bu süreç günümüzde de devam eden bir koruma ve dolaşım pratiği olarak tanımlanabilir.
Ayrıca bakınız
[değiştir | kaynağı değiştir]Kaynakça
[değiştir | kaynağı değiştir]- ^ Erünsal, İsmail E. (2013). Osmanlılarda Sahaflık ve Sahaflar. Timaş. s. 29-52.
- ^ "Yitirilen Bir Hazine: Sahaflarımız ve Sahaflık". 14 Mart 2005. 2 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi.