Ostia Antica
Latince: Ostia Antica | |
Ostia Antica'nın forum alanı | |
| Konum | Ostia, Roma, İtalya |
|---|---|
| Bölge | Latium |
| Koordinatlar | 41°45′21″K 12°17′30″D / 41.75583°K 12.29167°D |
| Tür | Yerleşim yeri |
| Yüzölçümü | 150 ha |
| Tarihçe | |
| Kurucu | Ancus Marcius |
| Kuruluş | MÖ 620-630 civarı |
| Terk ediliş | MS 9. yüzyıl |
| Devir(ler) | Demir Çağı ile Erken Orta Çağ arası |
| Kültür(ler) | Antik Roma |
| Sit ayrıntıları | |
| Kazı tarihleri | 1801-günümüz |
| Mülkiyet | Halk |
| Kamusal erişim | Evet |
| Resmî site | ostiaantica.beniculturali.it |
Ostia Antica (Latince “Antik Ostia” anlamına gelir), antik Roma’nın liman kenti olan Ostia’ya verilen modern isimdir. Yerleşim, Tiber Nehri’nin ağzında, günümüzdeki Ostia yerleşiminin yakınında ve Roma’nın yaklaşık 25 km güneybatısında bulunmaktadır. Antik dönemde doğrudan deniz kıyısında bulunan kent, nehrin taşıdığı alüvyonların kıyı şeridini zamanla doldurması sonucu günümüzde denizden yaklaşık 3 km içeride kalmıştır. Kentin adı olan Ostia, Latince ostium (“ağız”) kelimesinden türemiş olup, yerleşimin coğrafi konumuna doğrudan işaret etmektedir.
Ostia, Roma’nın başlıca deniz kapısı olarak, özellikle Akdeniz ticaret ağlarıyla başkent arasındaki mal ve insan akışının düzenlenmesinde merkezi bir rol oynamıştır. Bu bağlamda kent, Roma’nın iaşe sistemi çerçevesinde tahıl başta olmak üzere temel ihtiyaç maddelerinin dağıtımında kritik bir lojistik merkez olarak işlev görmüştür. Liman tesislerinin zamanla işlevselliğini yitirmesine rağmen Ostia, Geç Antik Çağ’a kadar ekonomik ve demografik canlılığını büyük ölçüde korumuştur.
Kentin terk edilmesinin ardından bölgenin kumullar tarafından örtülmesi, yapıların önemli ölçüde korunmasına katkı sağlamıştır. Bu durum, Ostia Antica’yı antik dünyadan günümüze ulaşan en iyi korunmuş kentsel alanlardan biri haline getirmiştir. Korunma düzeyi açısından genellikle Pompeii ve Herculaneum ile karşılaştırılmakta, bazı açılardan ise onların hemen ardından gelmektedir.
Günümüzde Ostia Antica, anıtsal kamu yapıları, çok katlı konut blokları (insulae), zengin şehir evleri (domus), iyi korunmuş freskler ve mozaikler ile karakterize geniş bir arkeolojik alan olarak öne çıkar. Bu özellikleri sayesinde kent, Roma’nın kendi merkezinde büyük ölçüde kaybolmuş olan gündelik yaşam, kentsel organizasyon ve mimari pratikler hakkında ayrıntılı bilgi sunmaktadır. Bu yönüyle Ostia Antica, antik Roma şehircilik anlayışının incelenmesinde birincil derecede önem taşıyan başlıca örneklerden biri olarak kabul edilir.
Şehrin Tarihi
[değiştir | kaynağı değiştir]Şehrin Kökenleri
[değiştir | kaynağı değiştir]Ostia’nın kökeni, antik Roma geleneğinde kentin Roma’nın ilk kolonilerinden biri olduğu yönündeki anlatılarla ilişkilendirilir. Bu anlatıya göre, Roma’nın dördüncü kralı Ancus Marcius, Roma’ya yaklaşık 17 km mesafede bulunan ve Tiber Nehri üzerinde küçük bir limana sahip olan Ficana kentini ele geçirmiş, ardından nehir ağzına daha yakın bir konumda yeni bir koloni kurmuştur. Bu girişim, Roma’nın hem askeri güvenliğini sağlama hem de deniz ticareti üzerindeki kontrolünü güçlendirme amacını yansıtmaktadır. O dönem Veii ile gergin ilişkiler ve tuz ticareti rekabeti şehrin önemini büyük ölçüde arttırmıştır.
Antik kaynakların aktardığı bu erken kuruluş anlatısı, Ostia’nın başlangıçta bir castrum (askeri kamp) olarak planlandığını düşündürmektedir. Nitekim epigrafik bulgular, bölgede MÖ 7. yüzyıla tarihlenebilecek bir askeri yerleşimin varlığına işaret etmektedir. Bugüne kadar ortaya çıkarılan en erken kesin yerleşim kalıntıları MÖ 4. yüzyıla tarihlenmekte olup, bu durum Ostia’nın başlangıçta sınırlı ölçekli bir askeri veya ticari nokta olarak varlık gösterdiği, ancak gerçek anlamda kentsel gelişimini daha sonraki dönemlerde kazandığı şeklinde yorumlanmaktadır.
Ostia’daki en erken mimari kalıntılar arasında, MÖ 3. yüzyıla tarihlenen ve kentin çekirdeğini oluşturan dikdörtgen planlı castrum öne çıkar. Bu yapı, Roma askeri mühendisliğinin tipik özelliklerini yansıtan düzenli sokak ağı ve savunma sistemleriyle dikkat çekmektedir. Aynı dönemde ya da kısa bir süre sonrasında inşa edilen Capitolium ise, kentin yalnızca askeri değil aynı zamanda dini ve idari bir merkez olarak da gelişmeye başladığını göstermektedir. Capitolium’un varlığı, Ostia’nın erken dönemde Roma devlet kültü ve resmi dini yapılarıyla bütünleştiğinin önemli bir göstergesidir.
Coğrafi ve jeomorfolojik faktörler de Ostia’nın kökenini anlamada belirleyici rol oynar. Tiber Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar, kıyı hattının tarih boyunca sürekli değişmesine neden olmuş ve erken yerleşim evrelerinin tam konumunun günümüzdeki kalıntılarla birebir örtüşmemesine yol açmıştır. Bu durum, Ostia’nın ilk kuruluş aşamalarının arkeolojik olarak kesin biçimde tespit edilmesini zorlaştırmakta ve kentin gelişiminin tek bir kuruluş anından ziyade uzun süreli, kademeli bir süreç olarak değerlendirilmesine neden olmaktadır.
Sonuç olarak Ostia’nın kökeni, bir yandan Roma krallık dönemine ait geleneksel anlatılarla Ancus Marcius figürü etrafında şekillenirken diğer yandan arkeolojik ve epigrafik veriler ışığında daha geç tarihlerde kurumsallaşan ve giderek büyüyen bir yerleşim modeli olarak ele alınmaktadır. Bu çift yönlü yaklaşım, Ostia’nın hem efsanevi hem de tarihsel gelişim sürecini birlikte değerlendirmeyi mümkün kılmaktadır.
Cumhuriyet Dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]Roma Cumhuriyeti döneminde Ostia, başlangıçta ağırlıklı olarak askeri ve denizcilik işlevleriyle öne çıkan bir yerleşim olarak gelişmiştir. Kentin, özellikle MÖ 3. yüzyılda bir deniz üssü olarak organize edildiği ve MÖ 267 yılında, Birinci Pön Savaşı sırasında Roma donanmasından sorumlu quaestor Ostiensis makamına ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Bu durum, Ostia’nın yalnızca ticari değil, aynı zamanda Roma’nın deniz gücünün idaresinde de kurumsal bir rol üstlendiğini göstermektedir.
Ostia’nın stratejik önemi, İkinci Pön Savaşı sırasında daha da belirgin hale gelmiştir. Bu dönemde kent, Roma’nın askeri lojistiğinde ve deniz ulaşımında kritik bir merkez olarak işlev görmüş; bu katkıları nedeniyle Ostia halkına askerlik hizmetinden muafiyet gibi ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu tür imtiyazlar, kentin Roma devleti nezdindeki önemini açıkça ortaya koymaktadır.
MÖ 2. yüzyıldan itibaren Ostia’nın karakterinde belirgin bir dönüşüm gözlemlenir. Roma’nın hızla artan nüfusu ve genişleyen ekonomik hacmi, başkentin düzenli tahıl tedarikini zorunlu kılmış; bu süreçte Ostia, giderek Roma’nın başlıca ticari limanı haline gelmiştir. Bu gelişmeyle birlikte kent, askeri kimliğinin ötesine geçerek yoğun ticari faaliyetlerin yürütüldüğü bir merkez haline gelmiş ve yerleşim alanı ilk castrum sınırlarının dışına taşmıştır.
Artan ticaret hacmi ve gemi trafiği, mevcut liman altyapısının yetersiz kalmasına yol açmıştır. Özellikle Tiber Nehri’nin sağ kıyısında bulunan eski iskeleler, Roma’nın büyüyen ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmış; bu nedenle praetor Gaius Caninius, nehrin sol kıyısında yeni liman tesislerinin inşası için geniş arazileri kamulaştırmıştır. Bu müdahale, Ostia’nın planlı biçimde genişletildiğini ve devletin liman altyapısına doğrudan yatırım yaptığını göstermektedir.
Bununla birlikte, Cumhuriyet döneminin sonlarına doğru Ostia’nın kapasitesi Roma’nın tüm ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaya başlamıştır. Bu durum, özellikle güney İtalya’daki Puteoli limanının ön plana çıkmasına yol açmış ve bir süre için Roma’nın ana ticaret merkezi rolünü üstlenmesine neden olmuştur. Ancak Ostia, coğrafi konumu ve Tiber Nehri üzerinden Roma’ya doğrudan erişim sağlaması sayesinde önemini tamamen yitirmemiş, aksine sonraki dönemlerde yeniden güçlenecek bir altyapının temelini oluşturmuştur.
İç Savaşlar
[değiştir | kaynağı değiştir]MÖ 1. yüzyılın başlarında, Roma İç Savaşları sırasında Ostia, Roma’daki siyasi ve askeri mücadelelerin doğrudan etkilediği stratejik bir merkez haline gelmiştir. Özellikle MÖ 80’li yıllarda kent, başkent Roma’nın ekonomik damarlarından biri olarak hedef alınmıştır.
MÖ 87 yılında, populares fraksiyonunun önde gelen isimlerinden Gaius Marius, Roma’ya yönelik ekonomik akışı kesmek amacıyla Ostia’ya saldırı düzenlemiştir. Bu operasyon, Marius’un müttefikleri olan Lucius Cornelius Cinna, Gnaeus Papirius Carbo ve Quintus Sertorius tarafından desteklenmiştir. Ostia’nın hedef alınması, kentin yalnızca ticari değil, aynı zamanda stratejik bir boğaz noktası olarak Roma’nın iaşe ve lojistik sistemi içindeki kritik rolünü açıkça ortaya koymaktadır.
Saldırı sonucunda şehir ele geçirilmiş ve yağmalanmıştır. Bu olay, Ostia’nın askeri açıdan ne kadar savunmasız olabileceğini göstermenin yanı sıra, Roma’daki iç siyasi çatışmaların ekonomik altyapı üzerindeki yıkıcı etkilerini de gözler önüne sermektedir. Aynı zamanda bu gelişme, liman kentlerinin kontrolünün Cumhuriyet’in son dönemindeki güç mücadelelerinde ne denli belirleyici olduğunu gösteren önemli örneklerden biri olarak değerlendirilmektedir.
Korsanlar Tarafından Yağmalanma
[değiştir | kaynağı değiştir]MÖ 1. yüzyılın ortalarında, Roma İç Savaşları ile zayıflayan siyasi ve askeri yapı, Akdeniz’de korsan faaliyetlerinin artmasına zemin hazırlamıştır. Bu bağlamda Ostia, MÖ 68 yılında korsanların hedefi haline gelmiş ve ciddi bir saldırıya uğramıştır.
Saldırı sırasında korsanlar limanı ateşe vermiş, Roma’ya ait konsüler donanmayı yok etmiş ve iki önemli senatörü kaçırmıştır. Bu olay, yalnızca yerel bir yıkım olarak kalmamış, aynı zamanda Roma’da büyük bir panik ve güvenlik krizi yaratmıştır. Ostia’nın doğrudan hedef alınması, kentin Roma’nın gıda tedarik sistemi ve deniz ticareti açısından taşıdığı kritik önemi bir kez daha ortaya koymuştur.
Bu kriz üzerine, Pompeius Magnus’un girişimiyle halk tribünü Aulus Gabinius tarafından çıkarılan lex Gabinia, Pompeius’a olağanüstü yetkiler tanımış ve geniş çaplı bir askeri operasyon yürütmesine imkân sağlamıştır. Bu yasa kapsamında oluşturulan donanma ve kara kuvvetleri sayesinde korsanlar kısa sürede etkisiz hale getirilmiş ve Akdeniz’deki korsan tehdidi büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır.
Saldırının ardından Ostia yeniden inşa edilmiş ve kentin savunma kapasitesini artırmak amacıyla kapsamlı tahkimat çalışmaları başlatılmıştır. Bir yazıta göre bu savunma sistemleri, Marcus Tullius Cicero’nun da görev aldığı dönemde inşa edilmeye başlanmıştır. Bu gelişme, Ostia’nın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda askeri açıdan da yeniden yapılandırıldığını göstermektedir.
İmparatorluk Dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]


Augustus ve Erken İmparatorluk Çağı
[değiştir | kaynağı değiştir]Augustus döneminde Ostia, imparatorluk başkentinin ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde sistematik bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönemin en önemli yapısal kazanımlarından biri, Augustus'un yakın dostu ve damadı Marcus Vipsanius Agrippa tarafından MÖ 18–12 yılları arasında yaptırılan tiyatrodur. Kentteki forum alanının ise büyük olasılıkla Tiberius döneminde düzenlendiği kabul edilmektedir. Caligula'nın hükümdarlığı sırasında (MS 37–41) ise kente bir su kemeri inşa edilmiş; böylece Ostia'nın kentsel altyapısı imparatorluk standartlarına kavuşturulmaya başlanmıştır.
MS 14 yılında İmparator Claudius, Ostia'daki antik quaestor (maliye yetkilisi) makamını lağvederek yerine, tahıl tedarik sistemi olan annonanın yönetiminden doğrudan sorumlu tutulacak eques sınıfından bir procurator annonae atamıştır. Bu idari düzenleme, Ostia'nın Roma'nın iaşe sistemi içindeki rolünün artık olağanüstü bir önem taşıdığını ve kentin yönetiminin imparatorluk merkezinin doğrudan denetimine alındığını göstermektedir.
Claudius ve Trajanus: Liman Altyapısının Yeniden Yapılanması
[değiştir | kaynağı değiştir]Ostia limanının kapasitesinin Roma'nın büyüyen ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalması üzerine İmparator Claudius, Tiber'in kuzey ağzı olan Fiumara Grande yakınlarında, Portus adıyla anılacak büyük ve kapsamlı yeni bir liman kompleksinin inşasını emretmiştir. Ancak bu liman, fırtınalara karşı yeterince korunaklı olmadığından ciddi işlevsellik sorunlarıyla karşılaşmıştır. Bu eksikliği gidermek amacıyla İmparator Trajanus, MS 113 yılında tamamlanan altıgen biçimli bir iç havuzu Claudius'un limanına ekleyerek kompleksi güçlendirmiştir. Trajanus ayrıca yaklaşık 20 km uzaktaki Centum Cellae'yi (bugünkü Civitavecchia) da gelişmiş bir liman kenti olarak yeniden düzenlemiştir. Böylece Roma'nın deniz ticareti, birbiriyle işlevsel olarak bütünleşmiş birden fazla liman merkezi üzerinden yürütülür hale gelmiştir.
Zirve Dönemi: 2. Yüzyıl
[değiştir | kaynağı değiştir]Liman faaliyetlerinin bu denli genişlemesi, Ostia'nın ekonomik canlılığını ve demografik büyümesini doğrudan beslemiştir. MS 2. yüzyılda kentin nüfusunun yaklaşık 50.000 kişiye ulaştığı tahmin edilmektedir; bu rakam, Ostia'nın yalnızca bir liman kasabası olmaktan çıkıp gerçek anlamda büyük bir kentsel merkeze dönüştüğünü ortaya koymaktadır.
Bu dönemde en kapsamlı imar faaliyetleri Hadrianus'un hükümdarlığı sırasında gerçekleşmiştir. Hadrianus'un kente olan ilgisi o denli güçlüydü ki, imparator şehrin en yüksek yönetim makamı olan duumvirlığı bizzat iki kez üstlenmiştir; bu durum, bir Roma imparatorunun yerel bir kent yönetimine bu ölçüde doğrudan katılımının son derece nadir görülen bir örneğini oluşturmaktadır. Hadrianus'un halefleri döneminde de yapım faaliyetleri kesintisiz sürmüş; Severuslar çağının sonuna gelindiğinde tiyatro yenilenmiş, büyük bir çarşı kompleksi tesis edilmiş ve Via Severiana olarak bilinen yol inşa edilmiştir.
Kentsel Hizmetler ve Dini Yaşam
[değiştir | kaynağı değiştir]İmparatorluk döneminde Ostia, çağının en gelişmiş kentsel olanaklarına kavuşmuştur. Kent; büyük kapasiteli bir tiyatro, Thermae Gavii Maximi başta olmak üzere çok sayıda kamuya açık ve özel hamam, yoğun bir ticari hayatın göstergesi olan pek çok meyhane ve han ile örgütlü bir yangın söndürme teşkilatına sahip olmuştur.
Dini açıdan değerlendirildiğinde, Ostia'da Mithras kültünün son derece yaygın olduğu dikkat çekmektedir. Arkeolojik kazılarda on sekiz ayrı Mithraeum'un gün yüzüne çıkarılması, bu kültün kentteki güçlü toplumsal ve dini nüfuzunu açıkça yansıtmaktadır. Öte yandan Ostia, Avrupa'da bugüne kadar tespit edilmiş en eski sinagoga ev sahipliği yapmaktadır. Mimari ve arkeolojik analizler, bu yapının MS 1. yüzyılın sonlarına tarihlendiğini ortaya koymaktadır; bu tarihleme, sinagogu kentin erken imparatorluk gelişim süreciyle çağdaş kılmaktadır. Yapının duvar örgüsü, temelleri ve mekânsal organizasyonu üzerine yürütülen kapsamlı bilimsel çalışmalar, sinagogun en başından itibaren anıtsal ölçekte ve amaca özel olarak inşa edildiğini göstermektedir. Yapı, MS 2. ile 4. yüzyıllar arasında birden fazla onarım ve dönüşüm evresi geçirmiş; bu süreçte yapısal güçlendirmeler yapılmış, iç mekân yeniden düzenlenmiş ve bir Tevrat nişi eklenmiştir.
3. Yüzyıl Krizi ve Gerileme
[değiştir | kaynağı değiştir]MS 3. yüzyılda Roma İmparatorluğu'nu derinden sarsan genel bunalım, Ostia'yı da kaçınılmaz biçimde etkilemiştir. Nüfus gerilemeye başlamış; yıkılan yapıların yeniden inşa edilmemesi ve yerel yönetim kadrolarının giderek boşalması bu çöküşün somut göstergelerine dönüşmüştür. Kentin kendi yerel magistraları yerine doğrudan procurator annonae'nin yönetimine bırakılması, Ostia'nın artık bağımsız bir kentsel birim olarak işlev göremez hale geldiğine ve imparatorluk bürokrasisinin doğrudan müdahalesine muhtaç olduğuna işaret etmektedir.
Geç Roma ve Roma Sonrası Dönem
[değiştir | kaynağı değiştir]
Geç İmparatorluk ve Dönüşüm
[değiştir | kaynağı değiştir]MS 3. yüzyılın ortasından itibaren Ostia'nın idari yapısı köklü bir değişime uğramıştır. Kentte belgelenen son duumvir MS 251 yılına aittir. Bu tarihten sonra yerel yönetim işlevini yitirmiş ve Roma, Ostia üzerindeki doğrudan kontrolü yeniden ele geçirerek kenti limanların yönetiminden de sorumlu olan praefectus annonae'nin otoritesi altına almıştır.
MS 308-309 yıllarında İmparator Maxentius, Ostia'da bir darphane açmış; ancak bu girişim uzun ömürlü olmamış ve darphane MS 313'te kapatılmıştır. Constantinus döneminde ise Ostia ile Portus'un kaderleri birbirinden ayrışmaya başlamıştır. Constantinus, Portus'un küçük bir bölümünü Civitas Flavia Constantiniana adıyla bağımsız bir "kent" statüsüne kavuşturmuştur. Öte yandan İskenderiye tahıl filosu, Mısır tahılını artık Roma'ya değil Konstantinopolis'e taşımaya başlamış; Roma'nın tahıl ihtiyacı ise Kuzey Afrika aracılığıyla karşılanır hale gelmiştir.
Buna karşın Constantinus'un Ostia'yı büsbütün ihmal ettiği söylenemez. Constantinus, Ostia'ya bir Hristiyan bazilika bağışlamıştır; bu yapının 1990'lı yıllarda yürütülen jeofizik araştırmalar sayesinde kısmen tespit edildiği düşünülmektedir. Bunun yanı sıra MS 336'dan itibaren yeni papa'yı Ostia piskoposu takdis etmeye başlamıştır. Constantinus'un Portus'u bağımsız bir idari birim olarak yeniden yapılandırmasının ardından Ostia'nın yavaş bir gerileme sürecine girdiği uzun süre kabul görmüş olsa da yakın dönem kazıları kentin bu dönemde de canlılığını büyük ölçüde koruduğuna işaret etmektedir.
4. Yüzyıl: Lüks Konut Merkezi
[değiştir | kaynağı değiştir]Ekonomik faaliyetlerin büyük bölümü Portus'a kaymasıyla birlikte Ostia, lüks bir yerleşim merkezine dönüşmüştür. Eski üretim alanları atıl kalırken, kentin daha sakin ve estetik çevresi yeniden inşaat faaliyetlerine sahne olmuş; bu süreçte eski yapı malzemeleri sıklıkla yeniden kullanılmıştır.
4. yüzyılda Ostia'nın ekonomisinin belirli ölçüde toparlandığına dair işaretler mevcuttur. Bu döneme ait çok sayıda yazıt günümüze ulaşmış ve yapı faaliyetleri, her ne kadar geri dönüştürülmüş malzemelerle de olsa, yeniden canlanmıştır. Geç 3. yüzyıldan 5. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan dönemde kente ait eski binalarda çok sayıda pahalı konut (domus) düzenlenmiştir. MS 4. yüzyılda kentte 26 adet işlevsel hamamın bulunması, kentsel yaşamın henüz sürdüğünün somut bir göstergesidir.
Bu dönemin en önemli tanıklarından biri Aziz Augustinus'tur. Azize Monika, Hristiyanlığa geçen Augustinus ile birlikte Afrika'ya dönüş yolculukları sırasında MS 387'de Ostia'da hayatını kaybetmiş; daha sonra onun mezarı üzerine Santa Aurea kilisesi inşa edilmiştir.
Gerileme ve Terk Edilme
[değiştir | kaynağı değiştir]MS 414'te şair Rutilius Namatianus, kentteki bakımsızlığa dikkat çekmiştir. 5. yüzyılın başında ise Ostia'nın Portus'tan belirgin biçimde ayrışan bir seyir izlediği görülmektedir. 5. yüzyılın başlarında Ostia, Portus'un aksine sıradan bir İtalya şehrine dönüşmüştü. Nitekim MS 409'da Alarik komutasındaki Gotlar Portus'u ele geçirirken Ostia'yı görmezden gelmiştir. MS 455'te ise Vandal lideri Gaiserikh Portus'u yağmalamış; yazıtlar, Isola Sacra'daki Aziz Hippolytus kilisesinin ateşe verildiğini doğrulamaktadır.
5. yüzyılın sonuna gelindiğinde Ostia su kemeri işlevsiz kalmış, pek çok Ostialı artık harabe binaların içinde yaşıyor ve bu harabelere gömülüyordu. Tiber boyunca uzanan mahalleler terk edilmiş; sokaklara dökülen moloz yığınları, yer yer dört metreye ulaşan bir bariyer oluşturarak şehrin güney kesimini Tiber taşkınlarından korumaya çalışmıştır.
Roma İmparatorluğu'nun çöküşünün ardından Ostia yavaş yavaş ıssızlaşmış ve MS 9. yüzyılda Arap korsanların tekrarlayan saldırıları sonucunda kesin olarak terk edilmiştir. MS 849'daki Ostia Deniz Muharebesi'nin ardından arta kalan halk Gregoriopolis'e göç etmiştir.
Ortaçağ ve Rönesans Dönemi
[değiştir | kaynağı değiştir]Ortaçağ boyunca Roma harabeleri yapı malzemesi olarak kullanılmak üzere taşınmış; Rönesans döneminde ise heykeltraşlar için mermer kaynağı işlevi görmüştür. Barok mimarlar da kalıntıları Roma'da inşa ettikleri saraylar için adeta bir mermer deposu olarak kullanmış, ardından yabancı kaşifler antik heykel ve eserler aramak üzere bölgeye akın etmiştir.
15. yüzyılın sonlarında ise Kardinal Giuliano della Rovere (sonradan Papa II. Julius), mimar Baccio Pontelli'nin yönetiminde ana kilisenin ve şehir surlarının yeniden inşasını emretmiştir. Aynı dönemde inşa edilen II. Julius Kalesi, günümüz Ostia'sının en çarpıcı yapısı olmayı sürdürmektedir.
Şehrin Tanımı
[değiştir | kaynağı değiştir]Şehir Planlaması
[değiştir | kaynağı değiştir]

Ostia Antica'nın kentsel dokusu, Roma şehirciliğinin en iyi korunmuş örneklerinden birini sunmaktadır. Yerleşimin çekirdeğini oluşturan Cumhuriyet dönemi castrumu, iki ana caddenin merkezde dik açıyla kesiştiği tipik dikdörtgen plana sahiptir: bu iki cadde, kuzey-güney eksenindeki cardo ile Roma'dan gelen Via Ostiense güzergâhı üzerindeki doğu-batı eksenli decumanus maximus'tur.
Cardo ve decumanus, castrum surlarından dört kapı aracılığıyla dışarı çıkmaktaydı. Güney kapısının hemen dışında cardo, Laurentum'a giden antik kıyı yolu güzergâhında (sonradan Via Severiana'nın bir bölümüne dönüşen) güneybatıya kıvrılmaktaydı. Batı kapısından çıkan decumanus ise o dönemde fazla uzakta olmayan sahile doğru güneydoğuya yönelmekteydi. Surların dışına doğru gerçekleşen sonraki kentsel genişleme bu güzergâhları izlemiş ve bu durum şehir planına dağınık bir görünüm kazandırmıştır.
Kentin iç dokusunda önemli bir diğer yol olan Via Semita dei Cippi, tahılın depolandığı ambarları (horrea) işaret eden cippi (taş sınır işaretleri) adını taşımaktaydı. Bu yol, decumanus maximus'u doğrudan Laurentina kapısına bağlamaktaydı.
Şehir Surları
[değiştir | kaynağı değiştir]
MÖ 63 yılında, Cicero'nun konsüllüğü döneminde şehir surlarının inşasına başlanmış; çalışmalar MÖ 58 yılında halk tribunü Publius Clodius Pulcher tarafından tamamlanmıştır. Surlar, Monteverde'den getirilen tüf bloklarıyla inşa edilmiş olup tabanda yaklaşık 1,5 metre kalınlığındadır ve iç yüzeylerinde yaklaşık iki ayaklık girintili şeritler bulunmaktadır; iç cephenin bir toprak dolguyla desteklendiği anlaşılmaktadır.
MS geç 2. yüzyılda Ostia, opus reticulatum (elmas biçimli tüf taşların beton içine yerleştirildiği) duvar örgüsüyle inşa edilmiş sağlam savunma surlarıyla çevrilmiş durumdaydı. Bu surlar kentin kentsel çevresini belirlemiş ve üç ana kapıyı bünyesine katmıştır: Porta Romana, Porta Laurentina ve Porta Marina.
Surlar, Augustus döneminden itibaren surların dışına taşan yapılaşmayla iç içe geçmiş; Vespasianus döneminde ise surlar bir su kemeri için destek olarak kullanılmıştır. Geç Antik Çağ'da kentte dış saldırılar yaşanmasına karşın surların savunma işlevi yeniden kazandırılmamış; kent bu dönemde Portus lehine ticari ve ekonomik işlevlerini yitirmiş olup tiyatro bir kale olarak kullanılmıştır.
Surların üç kapısı günümüzde modern adlarıyla bilinmektedir. Porta Romana, decumanus maximus'un doğu ucunda Roma yönünde yer almakta olup kare tüf bloklarıyla inşa edilmiştir; giriş kemeri surların gerisinde kalmakta ve iki kare kule tarafından flankelanmaktadır. Domitianus döneminde mermer mimari süslemeler eklenerek daha yüksek bir seviyeye yeniden inşa edilmiş ve kapıya kanatlı Zafer tanrıçası görünümünde Minerva heykeli yerleştirilmiştir.
Forum
[değiştir | kaynağı değiştir]





Forum, kentin siyasi ve dini merkezi olarak işlev görmekteydi; basilika kalıntılarını, Roma ve Augustus'a adanmış tapınakları ile sunakları barındırmaktaydı. Kentin ana tapınağı olan Capitolium, yükseltilmiş bir platform üzerinde konumlandırılmıştı. Forum hamamları da iyi korunmuş olup Capitolium, şehrin ana tapınağı olarak yükseltilmiş bir platform üzerinde yer almaktadır.
Forum'un düzeni büyük olasılıkla Tiberius döneminde şekillendirilmiş; Hadrianus döneminde ise Jüpiter, Juno ve Minerva'ya adanmış tapınak yeniden inşa edilmiştir. Forumun çevresinde yargı işlevlerinin yürütüldüğü basilika, çeşitli kutsal alanlar ve ticari unsurlar bir arada yer almaktaydı.
Konut Binaları
[değiştir | kaynağı değiştir]Apartman Blokları (Insulae)
[değiştir | kaynağı değiştir]Latince'de "ada" anlamına gelen insula (çoğulu insulae) terimi, Roma dünyasının çok katlı apartman yapılarıyla özdeşleşmiş olup bu yapıların kentin dokusundan adalar gibi yükseldiği düşüncesiyle ilişkilendirilmektedir. Ticaret kenti Ostia'nın altın çağında yaşanan yapılaşma patlaması, kenti yüksek katlı apartmanlardan oluşan bir şehre dönüştürmüştür; bu kentsel yapılaşma olgusu, Sanayi Devrimi'ne dek bir daha bu ölçekte görülmeyecektir.
Zemin katta genellikle sokağa açılan çok sayıda taberna (dükkan) yer almaktaydı; bunlar kimi zaman portikolarla örtülüydü. Zemin katın bir bölümü daha prestijli dairelere veya atölyelere ayrıldığında, özel iç alanlara girişler sıklıkla tabernalarla çerçeveleniyordu. Daha ucuz olan üst kat dairelerine erişim neredeyse her zaman dışarıdan girilen ayrı merdivenler aracılığıyla sağlanıyordu; daha pahalı dairelerde ise iç merdivenler ikinci kata çıkışı mümkün kılıyordu.
Ostia'daki insulaların taban planları, lüks insula kavramının nasıl biçimlendiğini gözler önüne sermektedir. Bu yapılarda, diğer tüm odaların erişilebildiği medianum adlı dikdörtgen bir yaşam alanı bulunmaktaydı. Bu alana bitişik kabul odaları iki uçta farklı boyutlarda konumlanmakta ve çoğunlukla iki ayrı odaya bölünmekteydi. Geniş camlı pencereler bu odalara ışık sağlıyor, bu pencereler ise çoğunlukla bir bahçeye, avluya ya da sokağa bakıyordu.
Ostia'daki büyük insulalar, üst katlarda mutfak, tuvalet ve hatta borulu su tesisatının bulunabileceğine işaret etmektedir. Bu yapılarda merdivenlere açılan dış kapıları süsleyen işlemeli pilasterler ve sütunlar da görülmektedir; bu bezeme unsurları, söz konusu binaların uzun süreli oturum için zengin kişilere ev sahipliği yaptığını düşündürmektedir.
Alt katlardaki daireler daha çekici kabul edilmekteydi; taş merdivenler üst katlara çıkışı sağlıyordu. Bireysel odalarda pişirme tesisatı bulunmuyor; tuvaletler yalnızca zemin katta yer alıyor, kimi zaman ise binanın dışına çıkarılıyordu. Pişirme için ortak alan sağlanmaktaydı. Insulaların hemen her birinde merkezi bir avlu yer almaktaydı; bu avlu hem odalara ışık ve havalandırma sağlıyor hem de üst katlar için ortak bir sarnıca ev sahipliği yapıyordu. Bazı binalarda 100 ila 300 arasında kiracı barınmaktaydı.
Orta Kat Yüksekliğindeki Daireler
[değiştir | kaynağı değiştir]Ostia'da yalnızca kalabalık işçi sınıfı konutları değil, orta gelir düzeyine yönelik daha konforlu daireler de bulunmaktaydı. Kimi zaman tabernalar asma katlara sahip olup bu katlara iç merdivenle çıkılmakta ve kapı üzerindeki bir pencereden ışık alınmaktaydı; bu mezzaninler tüccar için konut ya da depolar olarak da kullanılabilmekteydi. Bazı insulalarda ortak hizmetler iç avludan erişilebilir konumdaydı ve bu yapılar zaman zaman han (caupona) olarak da işlev görmekteydi. Daha pahalı dairelerde ise iç merdivenler, ortak dış merdivenlerden bağımsız olarak ikinci kata erişim imkânı sunmaktaydı.
Şehir Evleri (Domus)
[değiştir | kaynağı değiştir]Varlıklı tüccarlar ve lonca üyeleri, şehir merkezine yakın domuslarda ikamet ederken alt sınıflar çok katlı apartman bloklarında (insulae) yaşamaktaydı.
İmparatorluk döneminde domusların planı değişim göstermiş; odalar açık bir avlum (atrium) çevresinde düzenlenmiş ve kimi zaman aynı konut birimine entegre edilmiş üst katlar da bu yapıya dahil edilmiştir. Örnek yapılar arasında Traianus dönemine (MS 98–117) ait Apuleius Evi ile iki katlı, iç merdiveni olan ve bir iç bahçeye bakan avlusu bulunan Hadrianus dönemine (MS 117–138) ait Jüpiter ve Ganymedes Evi sayılabilir.
MS 4. yüzyılın ikinci çeyreğine ait Amor ve Psyche Domusu, MS 2. yüzyıldan kalma bir alanı kaplamaktadır; odaları hâlâ mermer panellerle kaplı duvarlara ve küçük bir iç bahçeden ışık alan merkezi bir koridorun çevresine dizilmiş pahalı opus sectile zeminlere sahiptir. Annona Fortuna Domusu ise MS 2. yüzyılda eski dükkanların üzerine inşa edilmiş, MS 5. yüzyıla kadar çeşitli yapım çalışmalarına sahne olmuş ve mermer ile sanat eserleriyle bezenmiş; ana apsidli kabul odası ile ısıtmalı yatak odasının baktığı sütunlu iç avluya sahip lüks bir konuttu.
Şehrin Çevresi
[değiştir | kaynağı değiştir]Ostia'nın kentsel sınırlarının ötesinde, çevredeki kırsal alan da köklü bir yerleşim ve villa kültürünün izlerini taşımaktadır. Ostia'nın güneyinde, Cumhuriyet döneminden itibaren Laurentum'a giden sahil yolu boyunca birçok zengin villa-malikane yapılmıştır.
Bu villalar arasında en ünlüsü, kuşkusuz Genç Plinius'un sahil vilasıdır. Plinius, oradaki villasına giden yolu şöyle aktarmıştır: "Oraya giden iki farklı yol vardır: Laurentum yolundan giderseniz on dördüncü mil taşında, Ostia yolundan giderseniz on birinci mil taşında sapmanız gerekir. Her ikisi de yer yer kumludur; bu durum arabayı biraz daha ağır ve yavaş kılar, ancak ata binildiğinde yol kısa ve kolaydır." Plinius aynı mektubunda bölgenin doğal güzelliğini de betimlemekte; ormanları, geniş çayırları ve bahar gelince dağlardan inen hayvan sürülerini dile getirmektedir.
Günümüzde bu zengin villa kültürünün izleri arkeolojik kazılarla gün yüzüne çıkarılmaya devam etmektedir. Ostia'nın güneyindeki Castel Fusano bölgesinde, 1989–2008 yılları arasında kazılan Villa della Palombara dahil olmak üzere iyi korunmuş birçok Roma villası ortaya çıkarılmıştır. Bu bulgular, antik dönemde Ostia çevresinin yalnızca yoğun bir liman ve ticaret merkezi olarak değil, aynı zamanda Roma'nın varlıklı kesimlerinin tercih ettiği sayfiye bölgesi olarak da işlev gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır.
Kazılar
[değiştir | kaynağı değiştir]Erken Dönem Araştırmaları ve Yağma
[değiştir | kaynağı değiştir]Ostia Antica'nın bilimsel anlamda sistematik biçimde incelenmesinden önce, alan yüzyıllar boyunca organize bir yıkıma sahne olmuştur. Barok mimarlar kalıntıları, Roma'da inşa ettikleri saraylar için adeta bir mermer deposu olarak kullanmış; ardından yabancı kaşifler antik heykel ve eserler aramak üzere bölgeye akın etmiştir. Bu süreçte pek çok özgün yapı unsuru sökülerek başka yapılarda yeniden kullanılmıştır.
Papalık, Papa VII. Pius döneminde kendi kazı çalışmalarını organize etmeye başlamış ve bu girişim, alanın sistematik arkeolojik araştırmalara konu olmasının ilk adımını oluşturmuştur.
Mussolini Dönemi Kazıları
[değiştir | kaynağı değiştir]Benito Mussolini döneminde 1939'dan 1942'ye kadar büyük çaplı kazılar yürütülmüş; bu çalışmalar sırasında özellikle Cumhuriyet dönemine ait çok sayıda kalıntı gün yüzüne çıkarılmıştır. Siyasi motivasyonun da belirleyici olduğu bu kazı kampanyası, Faşist İtalya'nın antik Roma mirasını ideolojik bir araç olarak sahiplenmesiyle doğrudan bağlantılıydı. İtalya'nın İkinci Dünya Savaşı'nın önemli bir cephesi haline gelmesiyle birlikte kazı çalışmaları kesintiye uğramak zorunda kalmıştır.
Savaş Sonrası Dönem ve Bilimsel Kazılar
[değiştir | kaynağı değiştir]Savaş sonrası dönemde, resmi yayın serisi olan Scavi di Ostia'nın ilk cildi 1954 yılında yayımlanmıştır; Italo Gismondi tarafından hazırlanan bu cilt, şehrin topografyasına ayrılmıştır. Bir süre verilen aradan sonra araştırmalar günümüzde de sürmektedir.
Özgün kazılara bitişik dokunulmamış alanlar, Roma çömlek tiplerinin daha kesin biçimde tarihlendirilmesi beklenirken, apodyterium'daki mozaik figürden adını alan "Yüzücü Hamamları", kısmen genç arkeologlar için bir eğitim alanı ve kısmen de iyi belgelenmiş buluntuların bir öğretim laboratuvarı oluşturmak amacıyla 1966–70 ve 1974–75 yıllarında titizlikle kazılmıştır.
Antik kentin üçte ikisinin henüz kazılmamış olduğu tahmin edilmektedir. Bu oran, Ostia Antica'nın arkeolojik açıdan ne denli büyük bir potansiyel barındırdığını gözler önüne sermektedir.
Güncel Araştırmalar ve Yeni Keşifler
[değiştir | kaynağı değiştir]2014 yılında manyetometri başta olmak üzere çeşitli teknikler kullanılarak yürütülen bir jeofizik araştırması, Tiber'in kuzey yakasında, üç büyük depoyu barındıran kazılmamış bir kent bölgesini çevreleyen sınır duvarının varlığını ortaya koymuştur. Bu keşif, alanın yüzey altında ne ölçüde zengin yapısal kalıntılar sakladığını bir kez daha kanıtlamıştır.
2025 yılında ise Ostia Antica'da yürütülen kazılarda, 4. yüzyılın sonlarına ya da 5. yüzyılın başlarına tarihlenen ve İsrail dışında bugüne kadar tespit edilmiş en eski Yahudi ritüel hamamı (mikve) olma özelliği taşıyabilecek bir yapı gün yüzüne çıkarılmıştır. Büyük bir Roma evinin içinde konumlanan bu yapıda derin bir daldırma havuzu ve menora sembolü taşıyan bir yağ lambası bulunmuş; bu unsurlar yapının Yahudi kimliğini güçlü biçimde desteklemektedir.
Modern Çağ
[değiştir | kaynağı değiştir]19. Yüzyıl: Bölgenin Yeniden Keşfi ve Islahı
[değiştir | kaynağı değiştir]19. yüzyılda Ostia bölgesi, yüzyıllar boyunca süregelen terkin izlerini taşıyan, sıtma kaynaklığı yapan bataklıklarla kaplı ıssız bir alan görünümündeydi. 19. yüzyılın sonlarında varlıklı yabancılar Ostia'yı turist olarak ziyaret etmeye başlamıştır; ancak alan, ancak at arabalarıyla güçlükle ulaşılabilen bir konumdaydı.
Modern Ostia mahallesi, Ostia Antica kalıntılarına yakın bir konumda 1884 yılında kurulmuştur. Bu, sıtma taşıyan sivrisineklerle dolu bataklık arazinin ıslah edilmesiyle mümkün olmuştur. Bölgeye yerleşen ilk sakinler, tüm alanın ıslahını üstlenen Ravenna'dan gelen işçiler olmuştur.
Bilimsel anlamda sistematik arkeolojik araştırmalar 1907 yılında Dante Vaglieri öncülüğünde başlamıştır; bu dönemde şehrin kuzeydoğu bölümü sistematik biçimde kazılmaya başlanmıştır. 1912 yılında ise Ostia hakkındaki ilk monografi, Ludovico Paschetto'nun kaleme aldığı "Ostia, Colonia Romana" adlı eserle yayımlanmıştır.
20. Yüzyıl: Ulaşım, Turizm ve Faşist Dönem
[değiştir | kaynağı değiştir]1907'de yeni Via Ostiense'nin açılmasıyla Roma ile bölge arasındaki kara bağlantısı güçlendirilmiştir. 1924'te ise Roma–Ostia demiryolunun hizmete girmesiyle birlikte yeni yerleşim yeri hızla Romalıların gözde deniz tatil merkezine dönüşmüş; sahil şeridinde pek çok Art Nouveau yapısı inşa edilmiştir.
Faşizm döneminde hükûmet mahalleyi büyük ölçüde genişletmiş ve bölge, Stile Littorio olarak bilinen mimari üsluptaki çok sayıda yeni yapıyla nihai kentsel kimliğini kazanmıştır. Mahalle, dönemin şehircilik anlayışı ve İtalyan rasyonalizminin biçimsel temalarına uygun olarak planlanmış ve kısmen bu doğrultuda inşa edilmiştir.
Savaşın ardından bölgedeki sıtma, Amerikalıların DDT püskürtmesiyle tamamen ortadan kaldırılmıştır. Bu gelişme, alanın hem arkeolojik araştırmalar hem de ziyaretçiler açısından çok daha erişilebilir hale gelmesine zemin hazırlamıştır.
Günümüzde Ostia Antica
[değiştir | kaynağı değiştir]Ostia Antica Arkeoloji Parkı günümüzde halka açık bir ziyaret alanı olarak hizmet vermektedir. Kazılardan elde edilen bulgular, alanın içinde konumlanan Museo Ostiense'de sergilenmektedir. Park, antik Roma kentsel yaşamını yerinde deneyimleme olanağı sunan nadir alanlardan biri olma özelliğini korumakta; ziyaretçiler caddelerde yürüyebilmekte, yapılara girebilmekte ve hâlâ yerinde duran mozaikleri ve freskleri yakından görebilmektedir.
Ostia Antica'nın doğal güzellikleri, yalnızca Pompeii ile kıyaslanabilecek ölçek ve koruma düzeyindeki Roma kenti kalıntıları, yakınındaki ücretsiz plajlar ve Leonardo da Vinci Havalimanı'na olan yakınlığı bu bölgeyi güçlü bir turizm merkezi kılmaktadır. Arkeolojik park, Palio di Ostia Antica ve Sagra della Tellina gibi geleneksel etkinliklere de ev sahipliği yapmaktadır.
Medya ve Popüler Kültür
[değiştir | kaynağı değiştir]Edebiyat alanında en dikkat çekici örnek, İngiliz romancı Robert Graves'in kaleme aldığı Ben, Claudius ve Tanrı Claudius adlı romanlardır. Bu yapıtlar, Augustus döneminden Claudius dönemine uzanan Ostia sahnelerini içermekte olup Agrippa'nın Suriye'ye gidişi ve Claudius'un limanı yeniden inşa ettirmesi gibi tarihsel olayları kurguyla harmanlayarak aktarmaktadır. 1976 yılında bu romanlardan uyarlanan televizyon dizisinde ise Ostia'dan sıkça söz edilmekle birlikte ekranda hiç gösterilmemiştir. Lindsey Davis'in Marcus Didius Falco dedektiflik romanlarında da Ostia önemli bir mekân olarak karşımıza çıkmakta; Caroline Lawrence'ın çocuklara yönelik Roma Gizemleri serisinde ise kent, hem romanların hem de televizyon uyarlamasının merkezi konumundadır. Nathan D. Maki'nin A War Within: The Gladiator adlı eserinde ise İmparator Commodus'a düzenlenen suikast girişiminin ardından kahramanlar Tiber üzerinde bir mavnaya tutunarak Ostia'ya kaçar ve oradan kuzeye giden bir savaş gemisine binmek zorunda kalırlar.
Sinema ve televizyon alanında da Ostia'ya çok sayıda yapıtta yer verilmiştir. 2000 yapımı Gladyatör filminde baş karakter Maximus, ordusunun Ostia'da kamp kurduğunu ve emir beklediğini öğrenir. 1981 yapımı Dünyanın Tarihi, Birinci Bölüm adlı komedi filminde ise ana karakterler Yahudiye'ye doğru yola çıkan bir kalyona binerken Ostia kısaca görünmekte; ancak filmde kent yalnızca "liman" olarak anılmaktadır. 2005 yapımı HBO/BBC ortak yapımı tarihî dizi Roma'da da Ostia birkaç sahnede geçmektedir.
Müzik dünyasıyla olan bağı bağlamında Ostia'nın plajı ve limanı, İtalyan şarkıcı Laura Pausini'nin 1993 tarihli La Solitudine şarkısının müzik videosunun çekim mekânı olarak kullanılmıştır.
Dijital oyun evreninde ise Sid Meier's Civilization III için geliştirilen "Roma İmparatorluğu'nun Yükselişi ve Düşüşü" modunda inşa edilebilir harikalar arasında "Portus Ostiae" adıyla bir yapıya yer verilmiştir. Talos Prensibi adlı bulmaca oyununun kurgusal dünyası için de Ostia ilham kaynaklarından biri olmuştur.
Fantezi kurgu alanında Ostia adı birden fazla yapıtta yeniden canlandırılmıştır: Negima! Magister Negi Magi manga serisinde Ostia, Büyü Dünyası'nın kayıp krallığının adı ve gladyatör oyunlarının mekânıyken; Fire Emblem video oyunu serisinde ise Likya İttifakı'nın en önemli şehri bu adı taşımaktadır.
Kaynakça
[değiştir | kaynağı değiştir]- Meiggs, Russell. Roman Ostia. Oxford University Press, 1960
- Hermansen, Gustav. Ostia: Aspects of Roman City Life. University of Alberta Press, Edmonton, 1982
- Packer, James E. The Insulae of Imperial Ostia. American Academy in Rome, 1971
- Paschetto, Ludovico. Ostia, Colonia Romana. Roma, 1912
- Calza, Guido; Becatti, Giovanni; Gismondi, Italo ve diğ. Scavi di Ostia I: Topografia Generale. Roma, 1954
- Pavolini, Carlo. Ostia: Guida Archeologica Laterza. Roma-Bari, 1983
- Aldrete, Gregory S. Daily Life in the Roman City: Rome, Pompeii, and Ostia. Greenwood Press, 2004
- https://www.ostiaantica.beniculturali.it
- https://www.ostia-antica.org
- https://www.ostia-antica.org/introduction/ostia-decline.htm
- https://www.ostia-antica.org/introduction/ostia-decline.htm
- https://www.ostia-antica.org/introduction/ostia-later.htm
- https://www.worldhistory.org/Ostia
- https://www.britannica.com/place/Ostia
- https://www.britannica.com/technology/insula
- https://smarthistory.org/roman-domestic-architecture-insula
- https://military-history.fandom.com/wiki/Ostia_Antica
- https://www.visitostiaantica.org/en/history-of-ostia
- https://www.rome-roma.net/en/ostia-antica-archaeological-site
- Antik Roma taslakları
- Arkeolojik parklar
- Sit alanları
- İtalya'daki eski yerleşim yerleri
- Akdeniz'deki liman kentleri
- Antik Roma'da ulaşım
- Antik Roma kolonileri
- Liman kentleri
- Antik limanlar
- Lazio tarihi
- Lazio'daki Romalı arkeolojik sitler
- Lazio'daki görülecek yerler
- Açık hava müzeleri
- İtalya'daki arkeolojik sitler
- Antik Roma mimarisi
- Eski şehirler
- Antik İtalya
- İtalya tarihi
- Roma İmparatorluğu tarihi
- Roma Cumhuriyeti tarihi