Dumet-ül Cendel Muharebesi (633)
| Dûmetü'l-Cendel Muharebesi | |||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| İslam'ın yayılışının bir parçası | |||||||
| |||||||
| Taraflar | |||||||
|
|
Arap Hristiyan halk | ||||||
| Komutanlar ve liderler | |||||||
|
Halid bin Velid İyâz bin Ganm |
Cudi bin Rebi'a (ölü) Ukaydir bin Abdülmelik el-Kindî (ölü) | ||||||
| Güçler | |||||||
| 10.000 | 12.000–15.000 | ||||||
| Kayıplar | |||||||
| Asgari | Ağır | ||||||
Dûmetü'l-Cendel Muharebesi (633), İslam'ın ilk dönemlerinde, özellikle Ebû Bekir'in halifeliği sırasında yaşanan ve Halid bin Velid'in komutanlığında gerçekleşen önemli bir askeri operasyondur. Bu muharebe, bölgenin stratejik önemi ve daha önceki Dûmetü'l-Cendel seferlerinin devamı niteliğindedir.
Arka Plan ve Nedenler
[değiştir | kaynağı değiştir]Dûmetü'l-Cendel, Hicaz'ın kuzeyinde, Şam ile Medine arasındaki önemli bir ticaret yolu üzerinde yer alan stratejik bir vaha ve yerleşim yeriydi. İslam'ın ilk yıllarından itibaren burası, Medine'ye yönelik potansiyel tehditler ve ticari kervanların güvenliği açısından kritik bir konumdaydı. Daha önce Muhammed'in bizzat katıldığı (H. 5 / M. 626) ve Abdurrahman b. Avf'ın komutasındaki (H. 6 / M. 627-628) seferlerle bölgeye yönelik Müslümanların varlığı hissedilmişti. Özellikle Tebük Gazvesi sonrası Halid bin Velid'in komutasındaki seferde (H. 9 / M. 630), Dûmetü'l-Cendel'in Hristiyan hakimi Ükeydir bin Abdülmelik ile cizye anlaşması yapılmış ve bölge Müslüman kontrolüne girmişti. Ancak Muhammed'in ölümünün ardından başlayan Ridde Savaşları (irtidat hareketleri) sırasında, Ükeydir b. Abdülmelik de antlaşmayı bozarak ve İslam Devleti'yle bağlarını kopararak irtidat etti. Bu durum, İslam Devleti'nin yeni halifesi Ebû Bekir için Dûmetü'l-Cendel'in yeniden kontrol altına alınması ve bölgedeki isyanın bastırılması gerekliliğini ortaya koydu.
Muharebe
[değiştir | kaynağı değiştir]Ebû Bekir, Ükeydir'in irtidad etmesi ve bölgedeki isyanı bastırmak amacıyla Dûmetü'l-Cendel'e askerî birlikler sevk etti. İlk olarak İyad b. Ganm komutasındaki bir birlik gönderildi, ancak yeterli başarı elde edilemedi. Bunun üzerine, Ridde Savaşları'nda gösterdiği üstün başarılarla tanınan ve "Allah'ın Kılıcı" lakabıyla anılan Halid bin Velid, Irak'tan Şam'a geçişi sırasında Dûmetü'l-Cendel'e yönlendirildi. Halid bin Velid, Dûmetü'l-Cendel'e ulaştığında Ükeydir b. Abdülmelik'i tekrar kuşatma altına aldı. Ükeydir, daha önceki seferde olduğu gibi yine kaleye sığınmıştı. Halid'in uyguladığı etkili stratejiler ve ordusunun gücü karşısında Ükeydir'in direnmesi mümkün olmadı. Kuşatma sonucunda Ükeydir b. Abdülmelik yakalandı. Sonuçları 633 yılındaki Dûmetü'l-Cendel Muharebesi'nin en önemli sonucu, Ükeydir b. Abdülmelik'in bu seferde öldürülmesi ve Dûmetü'l-Cendel'in kesin olarak İslam topraklarına katılması oldu. Bu, bölgedeki irtidat hareketlerinin bastırılmasında ve İslam Devleti'nin otoritesinin yeniden tesis edilmesinde kritik bir adımdı. Bu zaferle birlikte Dûmetü'l-Cendel'in stratejik önemi nedeniyle İslam Devleti'nin Suriye ve Irak cepheleri arasındaki bağlantı güvence altına alındı, bölgedeki ticari yolların güvenliği tam olarak sağlandı, Halid bin Velid'in askeri dehası bir kez daha kanıtlandı. Bu muharebe, onun Ridde Savaşları ve Bizans'a karşı seferlerdeki başarılar zincirinin bir halkasıydı. Ebû Bekir'in halifeliği döneminde İslam Devleti'nin iç ve dış güvenliği sağlanmış oldu. Bu muharebe, İslam'ın erken dönemdeki genişleme sürecinde Dûmetü'l-Cendel'in tamamen Müslüman kontrolüne girmesi açısından önemli bir dönüm noktası teşkil etmiştir. Bölge, daha sonraki fetihler için bir üs olarak kullanılmış ve İslam coğrafyasının önemli bir parçası haline gelmiştir.