Andreas Papandreu
| Andreas Papandreu | |
|---|---|
| Yunanistan Başbakanı | |
| Görev süresi 13 Ekim 1993 - 17 Ocak 1996 | |
| Cumhurbaşkanı | Konstantinos Karamanlis Konstantinos Stefanopulos |
| Yerine geldiği | Konstantin Miçotakis |
| Yerine gelen | Kostas Simitis |
| Görev süresi 21 Ekim 1981 - 2 Temmuz 1989 | |
| Cumhurbaşkanı | Konstantinos Karamanlis Hristos Sarcetakis |
| Yerine geldiği | Yorgo Rallis |
| Yerine gelen | Canis Canetakis |
| PASOK Başkanı | |
| Görev süresi 3 Eylül 1974 - 23 Haziran 1996 | |
| Yerine geldiği | Yeni makam |
| Yerine gelen | Kostas Simitis |
| Kişisel bilgiler | |
| Doğum | 5 Şubat 1919 Sakız Adası |
| Ölüm | 23 Haziran 1996 (77 yaşında) Atina, Yunanistan |
| Partisi | PASOK |
| Evlilik(ler) | Christina Rasia (1941–1951) Margaret Chant (1951–1989) Dimitra Liani (1989–1996) |
| Çocuk(lar) | Yorgo Sofia Nikos Andreas Emilia |
| Bitirdiği okul | Atina Üniversitesi Harvard Üniversitesi |
| Dini | Yunan Ortodoks |
| İmzası | |
Andreas Yeoryu Papandreu (Yunanca: Ανδρέας Γεωργίου Παπανδρέου, d. 5 Şubat 1919 - ö. 23 Haziran 1996), 1981-1989 ve 1993-1996 yılları arasında başbakanlık yapmış Yunan iktisatçı ve siyasetçiydi. 1971 yılında Panhelenik Sosyalist Hareket'i (PASOK) kurmuştur.
Sakız Adası'nda doğan Papandreou, başbakan Georgios Papandreou'nun oğluydu. 1938 yılında 4 Ağustos Rejimi'nden kaçmak amacıyla Yunanistan'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti ve burada tanınmış bir akademisyen haline geldi. Babasının, kendisini siyasi halefi olarak hazırlama yönündeki ısrarlarına yıllarca direndikten sonra 1959'da Yunanistan'a döndü.[1] Papandreou'nun hızlı yükselişi ve uzlaşmaz, radikal retoriği, Yunanistan'ın İç Savaş sonrası zaten kırılgan olan siyasal istikrarsızlığını daha da derin hale getirdi; bu siyasi ortam, bunun sonucunda bir grup albayın darbe yaparak ülkeyi yedi yıl boyunca yönetmesinin önünü açtı.[2] Darbenin ardından kurulan Yunan cuntasının ilk döneminde Papandreou tutuklandı, daha sonra sürgüne gönderildi. Aralarında babasının da bulunduğu birçok kişi, demokrasinin çöküşünden onu sorumlu tuttu.[3] Sürgün yıllarında Papandreou, geçmişte yaşadığı olayları kendisini daha büyük güçlerin kurbanı olarak konumlandıran, Amerikan karşıtı ve komplocu bir anlatı çerçevesinde yorumladı ve bunu yaygınlaştırdı.[4]
1974'te Yunanistan'a dönüşünün ardından Papandreou, ülkenin ilk organize demokratik sosyalist partisi olan PASOK'u kurdu. Papandreou'nun popülist retoriği, geçmişin siyasetinden kopuş arayan Yunan halkı nezdinde karşılık buldu; 1970’lerdeki enerji krizinin artan baskıları da bu desteği güçlendirdi.[5] PASOK'un 1981 seçimlerini kazanmasının ardından Papandreou kapsamlı bir toplumsal dönüşüm programı hayata geçirdi; eğitime ve sağlık hizmetlerine erişimi genişletti, işçi haklarını güçlendirdi ve kadınların toplumdaki ve ekonomideki konumunu yükselten yeni bir aile hukukunu yürürlüğe koydu. Ayrıca Yunan Direnişi içindeki komünist direniş gruplarının resmî olarak tanınmasını sağladı; bu da İç Savaş sonrasında sürgüne gitmiş komünist mültecilerin ülkeye dönüşünü kolaylaştırdı.[6] Buna karşın Papandreou'nun yönetimi; çok sayıda yolsuzluk skandalı,[7] terörizm karşısında yumuşak bir tutum izlemesi, demokratik gerileme,[8] kamuoyuna yansıyan boşanması ve kendisinden yarı yaşındaki bir kabin memuruyla evlenmesi, tartışmalı dış politika tercihleri ve bizzat kendisinin tetiklediği bir anayasal kriz gibi etkenlerle daha da yıprandı. Papandreou döneminde Yunan ekonomisi, yaygın kayırmacılık, Avrupa Birliği fonlarının kötüye kullanılması ve aşırı dış borçlanma nedeniyle Avrupa ortalamasından uzaklaştı; bu süreç sonunda Yunanistan, Avrupa'nın “kara koyunu” ve “umutsuz vakası” olarak anılmaya başladı.[9][10]
İlk yılları
değiştirİki kez başbakanlık yapmış olan Yorgo Papandreu'nun en büyük oğlu olarak Sakız Adası'nda dünyaya geldi. Atina'daki American College'ı bitirdikten sonra Atina Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi gördü. Diktatör Yannis Metaksas'ın yarı-faşist yönetimi sırasında Troçkistlikle suçlanarak tutuklandı. Babasının müdahalesiyle serbest bırakılarak ABD'ye gitmesine izin verildi.[11] 1943'te Harvard Üniversitesi'nde ekonomi dalında doktora derecesi aldı. 1944'te ABD vatandaşlığına geçti. Bir süre ABD Deniz Kuvvetleri'nde görev yaptıktan sonra 1955-1963 arasında Harvard, Minnesota, California ve Berkeley üniversitelerinde ders verdi. 1951'de, Minnesota Üniversitesi'nde ders verirken tanıştığı gazetecilik öğrencisi Margaret Chant'la evlendi. Çiftin bu evlilikten üç oğulları ve bir kızları dünyaya geldi. Bu çocuklardan biri Yorgo Papandreu'dur.
Siyasi kariyeri
değiştir
1959'da, Yunanistan başbakanı Konstantin Karamanlis'in Ekonomik Kalkınma ve Araştırma Programı'nın başına geçmek için davet etmesi üzerine ülkesine döndü. 1960'ta Atina Ekonomik Araştırmalar Merkezi başkanlığına ve Yunan Merkez Bankası danışmanlığına atandı. Babası Yunanistan başbakanı olunca ABD vatandaşlığından çıktı. Kısa süre sonra, 1964'te babasının doğum yeri Akaia'dan milletvekili seçilerek parlamentoya girdi. Babasının başkanlığındaki Merkez Birliği'nin sol kanadıyla yakın ilişkisi, parti içinde hızla yükselmesi ve önemli görevlere getirilmesi çeşitli söylentilere yol açarak, 1965'te babasının hükûmetinin düşmesinde önemli rol oynadı.
1967 Mayıs ayında yapılması öngörülen seçimlerde babası Yorgo'nun (dolayısıyla kendisinin) iktidara gelmesi olasılığı, 21 Nisan 1967'de gerçekleşen Albaylar Darbesi'ni hazırlayan etmenlerden biri oldu. Nisan 1967'deki askeri darbenin ardından tutuklanan Papandreu'nun, 8 ay hapis yattıktan sonra ABD yönetiminin en üst düzeyde baskısı sonucu, ülkesini terk etmesine izin verildi.[11] Avrupa'ya giderek Stockholm ve daha sonra Toronto'da ders verdi. Papandreu sürgünde, Yunanistan'da geliştirdiği sosyal demokrat görüşleri terkederek Üçüncü Dünya ülkelerinde rastlanan radikal, millî kurtuluşçu görüşlere yöneldi. Albaylar Darbesi öncesinde ABD'nin Yunan iç politikasına yaptığı müdahalelere ve ABD'nin sevilmeyen, beceriksiz ve acımasız bir askeri rejime destek vermesine karşı duyduğu öfkeyi Namlunun Ucundaki Demokrasi (1971; Democracy At Gunpoint) adlı kitabında dile getirdi.
Papandreu, NATO ile AET'nin, Avrupa'da II. Dünya Savaşı sonrasında kurulan bu ilk askeri diktatörlüğe karşı takındığı tutumdan da büyük hayal kırıklığı duydu. Albaylar Cuntası'na karşı PAK (Pan-Helenik Kurtuluş Hareketi) adını alan bir direnişi örgütledi. Ama "cuntanın yıkılması" ve yerine "sosyal demokrat değil sosyalist ve demokratik" bir Yunanistan'ın kurulması çağrıları pek karşılık görmediği gibi, "maksimilist" çizgisinden ötürü, Yunan sürgünlerin bir araya gelerek diktatörlüğe karşı geniş bir cephe oluşturmalarını engelledi.
1974'te Albaylar Cuntası'nın devrilmesi üzerine Yunanistan'a döndü. Papandreu kendi örgütü PAK ile "Demokratik Savunma" adlı bir diğer örgütün birleşmesinden oluşan sol eğilimli Panhelenik Sosyalist Hareket'in (PASOK) kuruluşunu ilan etti. Ateşli bir sosyalist söylemle esas olarak Türkiye'yi hedef alan koyu milliyetçiliği birleştiren Papandreu, başarının formülünü burada buldu.[11] 1974 seçimlerinde yüzde 14 oy alan PASOK, 1981'de yüzde 48 oyla parlamentodaki 300 sandalyeden 172'sini kazanarak iktidara geldi. Böylece Papandreu Yunanistan'ın ilk sosyalist başbakanı oldu.
Seçim kampanyası sırasında Yunanistan'ın NATO'dan çıkmasını ve Avrupa Ekonomik Topluluğu'na üyelik başvurusunun geri alınmasını savunan Papandreu iktidara gelince daha ılımlı politikalar izledi. Başbakanlığı sırasında evlilik ve dinle ilgili bazı liberal yasalar çıkarıldı; yeni aile yasalarıyla kadının toplumdaki konumu düzeltildi, ulusal sağlık sigortası kuruldu, yönetimin merkezi yapısını bir ölçüde de olsa kıracak düzenlemelere gidildi. Ama Yunanistan'daki ABD askeri üslerine ilişkin anlaşmanın süresi 1988'e değin uzatıldı ve Yunanistan NATO'ya katıldı.
Pragmatik politikalarının yanı sıra ABD karşıtı söylemi sayesinde halkın desteğini kazanan Papandreu, partisinin 1985 ve 1988 seçimlerinde çoğunluğu elde etmesi üzerine başbakanlık görevini sürdürdü. Başlangıçta Türkiye'ye karşı katı bir politika izlediyse de sonradan bu politikasını değiştirdi. Yunanistan'ın 1987'de Ege Denizi'nde petrol arama çalışmalarını başlatması nedeniyle gerginleşen ilişkiler, Papandreu ve Turgut Özal'ın 1988'de İsviçre'nin Davos kentinde buluşmalarıyla bir yumuşama dönemine girdi.
Papandreu'nun 1989'da ABD asıllı eşi Margaret Papandreu'dan ayrılarak kendisinden 36 yaş küçük olan Dimitra Liani ile evlenmesi kamuoyunda geniş yankılar yarattı. Papandreu'nun önde gelen politikacı, asker ve bürokratların telefonlarını dinlettiği söylentileri, hükûmet üyelerinin adının Koskotas Skandalına karışması, PASOK'un Haziran 1989'da yapılan seçimleri yitirmesinde önemli rol oynadı. Aralık 1989'da yinelenen seçimlerde de hiçbir parti çoğunluğu sağlayamadı. PASOK'un da bakan verdiği geçici bir koalisyon hükûmeti kuruldu. Nisan 1990'daki seçimlerde çoğunluğu Yeni Demokrasi Partisi elde etti.
Ekim 1993'te yapılan erken seçimleri PASOK'un kazanması üzerine yeniden başbakan oldu. İkinci döneminde ilerleyen yaşı yüzünden daha çok kendi sağlık sorunlarıyla uğraştı. Kasım 1995'te böbrek yetmezliği ve kalp hastalığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. 15 Ocak 1996'da sağlık nedenleriyle başbakanlıktan çekildi ve aynı yıl içinde öldü.
Kaynakça
değiştir- ^ Stearns 2021, ss. 48–49, 55, 79.
- ^ Featherstone & Papadimitriou 2015, s. 84.
- ^ Miller 2009, ss. 136, 144.
- ^ Miller 2009, ss. 144–146.
- ^ Pirounakis 1997, ss. 74–75.
- ^ Liakos & Doumanis 2023, s. 316.
- ^ Dobratz & Whitfield 1992, s. 178.
- ^ Koliopoulos & Veremis 2009, s. 187.
- ^ Featherstone 2005, ss. 223–241.
- ^ Tsoukalis 1999, ss. 65–74.
- ^ a b c Yunan modernleşmesi ilerlemedi 22 Temmuz 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Milliyet 28.06.1996.
| Siyasi görevi | ||
|---|---|---|
| Önce gelen: Yorgo Rallis |
Yunanistan Başbakanı 1981–1989 |
Sonra gelen: Canis Canetakis |
| Önce gelen: Konstantin Miçotakis |
Yunanistan Başbakanı 1993–1996 |
Sonra gelen: Kostas Simitis |
| Parti siyasi görevi | ||
| Önce gelen: Yeni makam |
PASOK Başkanı 1974–1996 |
Sonra gelen: Kostas Simitis |