Allah ve âlem ilişkisi
Allah ve âlem ilişkisi, olabilecek bir tanrının yaratılan her şeyle olan bağlantısını, bunun dahilinde evren analizini içinde barındıran felsefi, teolojik ve teleolojik bir sorgu konusudur.
Âlemin ezeliliği
[değiştir | kaynağı değiştir]Âlemin ezeliliği ve yaratılmışlığı hakkında İlkçağdan bu yana Allah-âlem konusu üzerinde yapılan tartışmalarda Eflatun başta olmak üzere antik filozoflar ile üç semavi dinin teologları ve bazı serbest düşünürler âlemin yaratılmış olduğunu[1] savunurken Aristo, Proclus, Dehrîler ve bazı Meşşâîler ise onun ezeli olduğunu iddia etmişlerdir.[1] Farabi ve İbn Sina gibi Meşşâîler Allah-âlem ilişkisinin yorumunda semavi dinleri âlemin Allah'ın hür ve mutlak iradesiyle yoktan ve hiçten yaratıldığı şeklindeki görüşlerine karşın, yoktan bir şeyin meydana gelmesini açıklamanın imkânsızlığını gerekçe göstererek Plotinus'tan gelen sudûr teorisinden hareketle din ile felsefi görüşleri bir ortak paydada uzlaştırmaya çalışmışlardır. Kelamcılar, Allah'ın varlığını hudûs deliliyle kanıtlamayı temel bir yöntem olarak kabul ederler. Kelamcıların yöntemi, âlemin ezeliliği fikri, kelamcılara göre delilinin geçerliliğini tamamen ortadan kaldırmakta ve Allah'ın varlığını ispatlamayı güçleştirmektedir.[2]Gazali ise bir taraftan felsefenin verilerinden yararlanırken, bir yandan da âlemin ezeliliğini eleştiren Yahya en-Nahvî gibi Hristiyan teologların birikiminden faydalanmıştır.[3]